ÖZEL│Gökdeniz Karadeniz yıllar sonra itiraf etti: İçimde ukde kaldı
Türk futbolunun efsane isimlerinden Gökdeniz Karadeniz, Türkiye Gazetesi’ne özel açıklamalarda bulundu. Trabzonspor ve Rubin Kazan’da unutulmaz başarılara imza atan Karadeniz, bordo-mavili formayla Süper Lig şampiyonluğu yaşayamamasının içinde ukde kaldığını söyledi. Salah’tan Batrakov’a, Fatih Tekke’den Montella’ya kadar Türk futbolunun gündemini de değerlendirdi.
Futbolculuk kariyerinde Trabzonspor ve Rubin Kazan formalarını giyen, A Milli Takım ile EURO 2008’de tarihi başarı yaşayan Karadeniz, yeşil sahalara 7 kupa ve unutulmaz başarılar sığdırdı. Son olarak Rubin Kazan-2’yi çalıştıran ve teknik direktörlük kariyerine Türkiye’de devam etmeye hazırlanan Karadeniz, yeni hedeflerini de Türkiye Gazetesi’ne anlattı.
“GURUR VERİCİ BİR SÜREÇTİ”
2018 yılında Rubin Kazan formasıyla futbolculuk kariyerini noktalayan Gökdeniz Karadeniz, Rusya’da geçirdiği yılları şöyle anlattı:
“Orada 10,5 yıla yakın bir futbol kariyerim var. Bu süreçte 2 Rusya Ligi şampiyonluğu, 2 Federasyon Kupası ve 1 Rusya Süper Kupa zaferi elde ettim. Oynarken giydiğim 61 numaralı formamı emekliye ayırdılar ve müzeye kaldırdılar. Benim için çok gurur verici bir süreç ve çok keyif aldığım bir dönem oldu. Hem futbolculuk dönemimde hem de teknik direktörlüğe başlangıç için önemli zamanlardı. Kariyerimde Rubin Kazan ve Trabzonspor olmak üzere iki takımda oynadım. İki takımın da efsanelerinden biri sayılırım. O açıdan benim için değerliydi.”
“BARCELONA’YA ATTIĞIM GOL UNUTULMAZDI”
Rubin Kazan formasıyla attığı unutulmaz golleri de anlatan Karadeniz, Camp Nou’da Barcelona’ya karşı kaydettiği tarihi gole ayrı bir parantez açtı:
“Şampiyonlar Ligi’nde Barcelona’ya karşı tarihi bir gol atmıştım. Hatta Rubin Kazan’da her sene o golün kutlaması yapılıyor. Bizim için enteresan bir sezondu. O yıl Dinamo Kiev, Inter Milan ve Barcelona ile aynı gruptaydık. Baktığınız zaman zayıf halka olarak biz seçilmiştik ama oynadığımız tüm maçlar çok iyi geçti. Inter Milan’ın teknik direktörü José Mourinho’ydu ve o sezon Şampiyonlar Ligi şampiyonluğunu kazandı. Inter Milan ve Dinamo Kiev ile berabere kaldık. Barcelona’yı Camp Nou’da yendik. Gruptan 3. olarak çıktık. Camp Nou’daki maç hem benim hem de Rubin Kazan tarihi için unutulmazdı. Maçta ilk yarı 1-0 öne geçtik. Daha sonra Zlatan Ibrahimović Barcelona’nın beraberlik golünü kaydetti. Ben de Rubin Kazan’ın galibiyet golünü attım. Benim için hayatımda çok önemli bir yere sahip olan bir goldü.”
“TÜRK FUTBOLUNA ODAKLANDIM”
Son olarak Rubin Kazan-2’de görev yapan Karadeniz, teknik direktörlük kariyerindeki yeni hedefinin Türkiye olduğunu açıkladı:
“Rubin Kazan-2’deki teknik direktörlük kariyerim bir projeydi. Takım yeni kurulmuştu ve 2,5 yıllık bir anlaşma imzalamıştım. Proje bazlı gittiğim için de çok isteyerek ve keyifli bir şekilde gitmiştim. Bildiğiniz gibi orada maalesef bir savaş süreci var. Pek çok yaptırımdan dolayı da futbol gelişme açısından çok istediğim gibi iyi gitmedi. Her şeye rağmen kendi projemizi güzel bir şekilde yürürlüğe koyduk. Rubin Kazan-2 takımı, Rubin Kazan'ın A Takımı ile Akademi Takımı arasında kurduğumuz bir takımdı. O dönemde çok yetenekli oyuncular yetiştirdik. Oradaki görevim yaklaşık 8 ay önce sona erdi ve sözleşmemi uzatmak istemeyerek Türkiye’ye dönmek istedim. Bu süre zarfında UEFA Pro Lisansı da aldım. Şimdiki hedefim Türkiye’de görev yapmak. Görüştüğümüz birkaç kulüp var. İyi bir teklif olursa Türk futboluna teknik direktör olarak da hizmet etmek istiyorum.”
“SÜPER LİG ŞAMPİYONLUĞU İÇİMDE UKDE”
Trabzonspor’un altyapısından yetişen Gökdeniz Karadeniz, bordo-mavili formayla yaşadığı unutulmaz günleri anlatırken kariyerindeki en büyük ukdesini de açıkladı:
“Trabzonspor; akademisinden yetiştiğim, şehrinde büyüdüğüm ve zevk alarak oynadığım benim takımımdır. Bunun dışında kazandığımız iki Türkiye Kupası ile final maçlarında attığım ikişer gol var. Unutamadığım sayısız maçlar bulunuyor. Galatasaray'a, Beşiktaş'a ve Şampiyonlar Ligi elemelerinde deplasmanda Dinamo Kiev'e attığım goller, bunlardan bazılarıydı. Trabzonspor ile Süper Lig şampiyonluğu yaşayamadığım için içimde bir burukluk var; ancak kısmet değilmiş, yapacak bir şey yok. Trabzonspor’da oynamak, başarılı olmak ve efsaneler arasında yer almak benim için gurur verici bir olay.”
“TARAFTARIN BASKISI BİLE DEĞERLİYDİ”
Trabzonspor taraftarının oluşturduğu atmosferin rakipler üzerinde ciddi bir baskı oluşturduğunu belirten Karadeniz, bordo-mavili camianın kendine özgü futbol kültürüne dikkat çekti:
“Türkiye'nin dört büyük kulübünden biri olan Trabzonspor'da forma giymek bir ayrıcalıktır. Özellikle hem şehrin hem de taraftarın kendi takımına ve rakibe vermiş olduğu bir baskı var. Bu baskıyı maçlarda gerçekten çok değerli buluyordum. Tabii ki bunun bazı maçlarda stresini ve baskını çok fazla yaşıyorduk. Sonuç olarak Trabzonspor formasıyla her maça kazanma ve başarılı olma arzusuyla çıkıyorduk. Mesela benim futbol anlayışımda hız çok önemlidir. Trabzonspor taraftarı da hızlı, atak ve kazanmaya odaklı bir futbolu çok sevdiği için futbol anlayışımız her zaman örtüşüyordu. Evimize gelen takımların en çok zorlandığı kısımlar bizim hızlı oynadığımız dönemlere denk geliyordu. Trabzonspor’un hem Türkiye’ye hem de dünyaya benimsettiği bir felsefesi var. Burası bir şehir takımıdır ve bir şehirde tek takım tutmak dünyanın nadir yerlerinde vardır. Bu konuda ayrıca İtalya’da Napoli’yi de örnek olarak verebiliriz. Bu açıdan çok özel ve kıymetli bir duygudur.”
“BİZE ‘BARİ FAZLA GOL ATMAYIN’ DERLERDİ”
Karadeniz, Trabzonspor’un özellikle 2003-2005 yılları arasında Hüseyin Avni Aker’de rakipleri üzerinde oluşturduğu baskıyı çarpıcı bir anekdotla anlattı:
“2003-2005 yılları arasında Türkiye Kupası kazandığımız ve şampiyonluk yarışı verdiğimiz bir dönem vardı. O dönemler Hüseyin Avni Aker’de her maç çok gol attığımız için, rakiplerimiz sahaya çıkarken espriyle karışık, ‘Zaten yeneceksiniz, bari fazla gol atıp bizi perişan etmeyin.’ derlerdi. Bu, aslında her dönem Trabzonspor’un ve taraftarın rakibe bir şekilde verdiği korkunun ve onlara yansıttığı gücün bir göstergesidir. Trabzonspor taraftarı; kazanmayı çok ön planda tutan, hırslı, mücadeleci ve hızlı futbol oynamayı hem şehir kültürü olarak benimsemiş hem de bunu takımdan bekleyen bir yapıya sahiptir. Bunu uygulayabilen bir takıma sahipseniz rakip oyuncular da ister istemez bir baskının ve stresin altına giriyorlar. Bu onlar için her zaman bir dezavantaj oluyor.”
“İSTİKRAR YAKALAMALARI LAZIM”
Trabzonspor’un mevcut kadrosunu ve şampiyonluk şansını değerlendiren Karadeniz, takımın en önemli probleminin istikrar olduğunu söyledi:
“Trabzonspor, sezon başında yaptığı kadro yapılanması ve transferlerle bence şampiyonluğun tartışmasız en büyük adayıydı. Daha sonra bir süreç yaşadılar ve teknik direktörlük değişikliğine gittiler. Lige de iyi bir başlangıç yapamadılar. Trabzonspor, maalesef bir maç iyi, diğer maç kötü bir performans sergiliyor; bu yüzden takımın istikrar kazanması gerekiyor. Mesela 5-6 hafta üst üste galip geldiği bir süreç yakalarsa şampiyonluğun çok daha kuvvetli bir adayı olabilir.”
“SALAH İLE OYNASAYDIK TAKIM UÇAK GİBİ OLURDU”
Muhammed Salah’ın Trabzonspor’a etkisini değerlendiren Gökdeniz Karadeniz, Mısırlı yıldızla aynı takımda oynama ihtimalini ise esprili bir benzetmeyle anlattı:
“Salah, çok kaliteli ve geçmişi başarılarla dolu bir futbolcu. Yetenekleri ve karakteri zaten tartışılmaz. Bence Trabzon halkı ve Trabzonspor’la da kimyası tuttu. Bundan dolayı uyum sürecini çok kısa sürede atlattı. Umarım yoluna bu şekilde devam eder ve takım da ona ayak uydurur. Süper Lig’e çok iyi bir başlangıç yaptı. Kadrodaki oyuncular, Salah’ın etrafında kenetlenip biraz ona ayak uydurabilirlerse çok daha etkili ve zevk veren bir Trabzonspor izleyebiliriz. Bu arada Salah ile aynı takımda oynasaydık o takımı iki kanatlı bir uçak gibi düşünebilirdik. (Gülerek) Yani hem sağdan hem de soldan giden bir Trabzonspor düşünebilirdiniz. Ayrıca ileri uca da Fatih Tekke’yi koyardık.”
“FATİH TEKKE’Yİ BAŞARISIZ BULMUYORUM”
Trabzonspor’un yollarını ayırdığı Fatih Tekke hakkında da konuşan Karadeniz, eski takım arkadaşının başarısız olarak değerlendirilmesine katılmadığını söyledi:
“Fatih Hoca, çok kıymetli bir isim. Trabzonspor’un yetiştirdiği değerlerden biri. Trabzonspor’a teknik direktörlük yapacağı zaten antrenörlüğe başladığında belliydi. Bence geçen seneyi de başarılı bir şekilde bitirdi. Bu sene hem onun hem de Trabzonspor için istenmeyen bir başlangıç oldu. Teknik direktörlerin hayatlarında bu tip zamanlar var. Fatih Hoca, şimdi bir ayrılık yaşadı ama bildiğiniz üzere bazı teknik direktörler ayrıldıktan birkaç sene sonra bile takıma geri dönebilir. Onu başarısız bulmuyorum; geçen sene kupa da kazanmıştı. Dediğim gibi bu bir süreç ve yönetimle beraber bu şekilde karar almışlar. O yüzden saygı duymak gerekiyor.”
“DÖRT GOL ATACAK KALİTE ZATEN VARDI”
Trabzonspor’un Galatasaray karşısındaki 4-0’lık galibiyetinde Thomas Reis’in etkisini de değerlendiren Karadeniz, sonucun yalnızca teknik direktör değişikliğine bağlanmaması gerektiğini söyledi:
“Reis, beğendiğim hocalardan biri. Samsunspor’da kısıtlı kadrosuna rağmen iyi işlere imza atmıştı. Trabzonspor’un 4-0’lık Galatasaray galibiyetinde kimsenin elinde sihirli bir değnek olmadığını unutmamak lazım. O kısa süre içinde takıma ne kadar katkı sağladığı tartışılır. Diğer yandan baktığımız zaman lider özellikli bir teknik direktör. Trabzonspor’un kadrosu zaten Galatasaray’a dört gol atabilecek kaliteye sahipti. Yani bu aşamada takımın başında başka bir hoca olsa da rakibe dört gol atabilirlerdi.”
“TRABZONSPOR’U ÇALIŞTIRMAK FARKLIDIR”
Thomas Reis’in Trabzonspor’daki gerçek etkisinin ilerleyen haftalarda daha net görülebileceğini belirten Karadeniz, bordo-mavili takımın beklentilerinin farklı olduğunun altını çizdi:
“Bundan birkaç hafta önce takımın başında Hüseyin Cimşir vardı ve Gençlerbirliği’ne beş gol attılar. Diğer yandan aynı takım Konyaspor’a 1-0 mağlup oldu. Trabzonspor’un bu konuda bir istikrar yakalaması lazım. Birkaç maç üst üste galip gelirse işte o zaman Thomas Reis’in takımla olan uyumu ve teknik direktörlük kalitesi daha net ortaya çıkacaktır. Reis’in oynatacağı futbolu ben de merak ediyorum çünkü Samsunspor’u çalıştırmak farklı, Trabzonspor’u çalıştırmak farklı. Trabzonspor, her hafta güzel futbol ve 3 puan parolasıyla oynayan bir takım. Ayrıca hiçbir zaman geriye çekilmeyen ve devamlı kupalar isteyen bir camia ve şehir var. Reis’in bunun bilincinde olması gerekiyor ama daha önce Süper Lig’de çalıştığı için kendisi bunlara vâkıftır.”
“GALATASARAY’A AĞIR BİR DARBE OLDU”
Trabzonspor’un Galatasaray karşısındaki farklı galibiyetinin bordo-mavili camiada önemli bir hava değişimi oluşturduğunu söyleyen Karadeniz, sarı-kırmızılılar açısından ise sonucun ağır olduğuna dikkat çekti:
“Bu galibiyetin psikolojik olarak olumlu yönde çok etkileri oldu. Yeni bir hoca ve kan değişimi yaşanmıştı. Bir de Galatasaray gibi dört senedir Türkiye Ligi’ni kasıp kavuran bir takım var. Galatasaray, son yıllardaki en ağır mağlubiyetlerinden birini aldı. Bu galibiyet hem şehri hem de takımı güzel bir havaya sokmuştur. Galatasaray için ağır bir darbe oldu ama bu tip takımlarda toparlanma çok hızlı olabiliyor. Galatasaray’ın çok kaliteli oyuncuları da var. Bu maç Galatasaray adına kötü bir sonuç, Trabzonspor içinse çok önemli bir moral kaynağı olmuştur.”
“ŞAMPİYONLAR LİGİ İÇİN UYGUN DEĞİL”
Galatasaray’ın Lokomotiv Moskova’dan kadrosuna kattığı Aleksey Batrakov hakkında da dikkat çeken değerlendirmelerde bulunan Karadeniz, genç oyuncunun Süper Lig ile Şampiyonlar Ligi’ndeki olası katkısını ayrı değerlendirdi:
“Batrakov, Rusya’da son dönemlerde yetişen kaliteli ve yetenekli genç oyunculardan biri. Rusya’da futbol eskisi gibi değil ve biraz daha düşük bir seviyede. İyi bir bonservis bedeli ödeyip kadrosuna kattılar. Batrakov, Galatasaray’a Şampiyonlar Ligi için çok büyük katkılar sağlayabilecek oyuncu yapısına sahip değil ama Süper Lig'de katkı sağlar diye düşünüyorum. Lokomotiv Moskova’nın son dönemlerde yetiştirdiği bir oyuncu ve yetenekli oyuncular kategorisinde yer alıyor.”
ÖZEL│Batrakov için ödenen para gündemden düşmüyor: Galatasaray bu işten zarar etmez
“BATRAKOV’UN ZAMANA İHTİYACI VAR”
Şimdiye kadar 5 maçta 230 dakika süre alan ve 1 asist yapan Batrakov’un Türkiye’ye uyum sağlaması gerektiğini belirten Karadeniz, Rus ve Türk futbolu arasındaki farklara dikkat çekti:
“Batrakov’un Türkiye’de kendini biraz daha göstermesi lazım. Şu an Rusya'da oynanan futbolla Türkiye'deki futbol birbirinden çok farklı. Rusya'da futbol kalite kaybederken, Türkiye'nin futbol kalitesi her geçen gün daha da yükseliyor. Bunu da göz önünde bulundurmak gerekiyor. Mesela hız konusunda Rusya futbolu ile Türk futbolu arasında fark var. Özellikle Galatasaray gibi Şampiyonlar Ligi’nde ve Süper Lig’de devamlı yukarı doğru yarışma halinde olan bir takım için de hız çok önemli. Tabii ki her oyuncuda olduğu gibi Batrakov’un da bir uyum süreci var, yani uyum sağlamak için biraz daha zamana ihtiyacı var. İnşallah Galatasaray’a ve Türk futboluna faydalı olur.”
ÖZEL│Fransızlar, Türkiye maçını değerlendirdi: Montella taktiksel savaşı kaybetmedi!
“FRANSA MAÇI MORAL BOZMASIN”
A Milli Takım’ın UEFA Uluslar A Ligi’ndeki performansını da değerlendiren Karadeniz, Fransa karşısında alınan 1-0’lık mağlubiyete rağmen ortaya konulan oyunun umut verdiğini söyledi:
“Dünya Kupası’nda başarısız bir süreç yaşadık. Geçen gün Fransa’ya karşı çok mücadeleci ve etkili bir milli takım vardı. Eksiklerimize ve 10 kişi kalmamıza rağmen Fransa'yla kafa kafaya top oynadık. Fransa, dünyada ilk 5’te yer alan takımlardan biri. Turnuvaya iyi başladığımızı düşünüyorum. 1-0’lık mağlubiyet kesinlikle oyuncularımızın moralini bozmamalı. Kaliteli oyuncularımız var. Sakat oyuncularımız döndüğü zaman çok daha keyifli ve kaliteli oyun oynayarak iyi sonuçlar alacağımızı düşünüyorum. Mesela İtalya ve Belçika maçlarında olumlu bir sonuç bekliyorum.”
“MONTELLA İLE UZUN YILLAR ÇALIŞILMALI”
Son olarak A Milli Takım Teknik Direktörü Vincenzo Montella’ya yönelik eleştirilere değinen Gökdeniz Karadeniz, teknik direktör değişikliğine karşı olduğunu belirtti:
“Montella, takımı bilen değerli bir hocamız. Hem futbolculuk hem de teknik adamlık döneminde kendisini kanıtlamış biri. İyi bir süreç yakaladılar ama arada sadece Dünya Kupası başarısızlığı vardı. Eleme süreçlerini başarılı maçlar yaparak tamamlamıştık. Montella, yine de uzun vadede çalışılması gereken iyi bir hoca. Devamlı teknik direktörlük değişikliği yaşamak bana göre mantıksız. Milli takımlar, kulüp takımları gibi değil. Oyuncularla belli süreçlerde bir araya gelebiliyorlar. Buna rağmen takımda arkadaşlık iyi seviyede. Diğer yandan son maça baktığımızda oyun ve mücadele de iyi. Yani bu doğrultuda başarılı bir milli takım görüyorum. Bundan dolayı hoca değişikliği benim için gereksiz gibi görünüyor.”

