Google Linke Tıkla, Türkiye Gazetesi'ni Google Favorilerine Ekle!

Kazı Başkanı Prof. Dr. Rüstem Aslan anlattı: Troya hazineleri için tarihî dayanak var

Kazı Başkanı Prof. Dr. Rüstem Aslan anlattı: Troya hazineleri için tarihî dayanak var
Fotoğraf Başlığı Kazı Başkanı Prof. Dr. Rüstem Aslan anlattı: Troya hazineleri için tarihî dayanak var

Başta Rusya olmak üzere dünyanın çeşitli ülkelerine götürülen Troya hazinelerinin geri dönüşü için Türkiye’nin elinin güçlenmeye başladığına vurgu yapan Prof. Dr. Rüstem Aslan “Bunun mümkün olduğuna inanıyorum” diyor ve Osmanlının 1874’te açtığı davanın önemli bir dayanak olduğunu söylüyor.

Özetle Dinle
Kaydet
a- | +A
Murat Öztekin
MURAT ÖZTEKİN

Prof. Dr. Rüstem Aslan, 13 senedir Çanakkale’deki Troya Antik Şehri’nin kazılarını yönettiği gibi bu yerin tarihiyle yakından irtibatlı olan “Odysseia” destanına dair eserler veriyor. Prof. Aslan, son kitabı “Odysseus: Hoş Geldin Yabancı”da (Doğan Kitap) ise meşhur hayali karakter üzerinden okumalar yapıyor. Biz de bu vesileyle üç bin senelik destanın bugüne yansımalarını ve Troya kazılarını ve hazinelerini konuştuk…

Troya’da yıllardır kazı yapan bir arkeolog olarak Odysseus’u kaleme almaya sizi iten şey ne oldu?

Troya ile ilgilenen bir arkeoloğun Homeros destanlarından uzak durması mümkün değildir. Çünkü bu destanlar kültür tarihinin temel taşlarıdır. Odysseus da yalnızca “Odysseia” destanının başkahramanı değildir; aynı zamanda Troya Savaşı anlatısının, Homeros dünyasının en güçlü figürlerinden biridir. Benim açımdan bu kitabın ortaya çıkışında iki farklı deneyimin birleşmesi söz konusu: Birincisi, yaklaşık kırk yıla yaklaşan Troya arkeolojisi tecrübesi. İkincisi ise Homeros ve destanları üzerine uzun yıllardır sürdürdüğüm okumalar ve Troya kazısını ziyaret eden Homeros filologlarıyla yaptığım görüşmeler.

ÖNERİLEN HABERLER
ABD
KÜLTÜR - SANAT

ABD'li oyuncu Susan Sarandon: Filistin'i destekledim için rol teklifleri geri çekildi

ODYSSEIA BUGÜNÜ ANLATIYOR!

Bu antik eser aslında yıllardır edebiyat ve sinemaya yön veriyor. Malum son Nolan filmi sebebiyle yeniden popüler oldu. Eser bugüne dair ne söylüyor?

“The Odyssey” filmi Homeros’un destanını bir 21. yüzyıl eleştirisi olarak yeniden gündeme taşıdı. Ancak Odysseia’nın bugüne söylediği şeyin yalnızca macera ve kahramanlık olmadığını düşünüyorum. Destanın merkezinde aslında çok modern sorunlar ele alınıyor. Ahlaki olarak sorgulanan savaşın insan üzerindeki etkisi, uzun süre ailesinden uzak kalmak, kimlik kaybı, yabancılık, göç ve ait olduğu yere dönme arzusu… Odysseus, Troya Savaşı’ndan sonra eve dönmeye çalışırken aynı zamanda bir anlamda kendisini yeniden inşa ediyor. Bugün Gazze vahşetinde ve aynı zamanda dünyanın farklı bölgelerinde de milyonlarca insanın savaş ve göç nedeniyle “ev” kavramını yeniden düşünmek zorunda kaldığını görüyoruz.

Kazı Başkanı Prof. Dr. Rüstem Aslan anlattı: Troya hazineleri için tarihî dayanak var
Başlık ResmiKazı Başkanı Prof. Dr. Rüstem Aslan anlattı: Troya hazineleri için tarihî dayanak var

Kitapta eser kadar ana karakter Odysseus’u da tartışıyorsunuz. Sizce hayali Odysseus karakteri, örnek alınacak bir kahraman mı?

Odysseus’u bütünüyle “örnek kahraman” olarak değerlendirmek doğru olmaz. O, kusursuz bir kahraman değil; çelişkileri olan, hata yapan, zaman zaman kibri ve öfkesi nedeniyle bedel ödeyen bir karakter. Zaten onu ilginç ve modern kılan da bu...

Troya’yı kazan bir arkeolog olarak, sinemanın imajıyla sizin arkeolojik perspektifiniz arasında nasıl bir fark var?

Sinemanın görevi hikâye anlatmaktır; arkeolojinin görevi ise maddi kanıtlar üzerinden geçmişi anlamaya çalışmaktır. Bu nedenle filmlerdeki Odysseus ile arkeolojik olarak hakkında konuşabileceğimiz Odysseus aynı şey değildir. Çünkü elimizde Odysseus’un biyografisini doğrulayacak bir arkeolojik arşiv bulunmuyor. Odysseus öncelikle epik ve mitolojik bir karakterdir. Fakat bu durum, arkeolojinin Odysseus dünyasıyla ilgilenemeyeceği anlamına gelmez.

Arkeolojik kazılarda Odysseus’un dünyasıyla irtibatlı belirli bir yapı veya buluntu mevcut mu?

“Bu yapı Odysseus’un yıktığı saraydır” diyebileceğimiz bir arkeolojik kanıtımız yok. Böyle bir iddia, arkeolojik metodoloji açısından kabul edilebilir olmaz. Buna karşılık Odysseus’un içinde bulunduğu dünyayı arkeoloji aracılığıyla araştırmak mümkün.

ÖNERİLEN HABERLER
Buhari Türbesi yenilendi! Kabrin bulunduğu özel mekân gazetemiz ve TGRT Belgesel için açıldı
KÜLTÜR - SANAT

Buhari Türbesi yenilendi! Kabrin bulunduğu özel mekân gazetemiz ve TGRT Belgesel için açıldı

ODYSSEUS’UN DÜNYASIYLA İLGİLİ VERİLER ELDE ETMEK BENİ HEYECANLANDIRIR

Sizin kazılarda Odysseus’un dünyasına dair bir beklentiniz var mı?

Bilimsel anlamda böyle bir beklentimiz yok. Kazıda ne çıkacağını bilmiyoruz ve çıkan malzemeyi kendi bağlamı içerisinde değerlendirmek zorundayız. Fakat elbette bir Troya arkeoloğu olarak Odysseus dünyasıyla bağlantılı olabilecek yeni veriler elde etmek beni heyecanlandırır. Özellikle Son Tunç Çağı Troya’sının siyasi yapısı, bölgesel ilişkileri, denizcilik bağlantıları, savaş ve savunma sistemi hakkında elde edilecek her yeni veri Homeros destanlarının arka planını anlamamıza katkı sağlayacaktır. Benim beklentim bir “Odysseus bulmak”tan çok, Odysseus’un anlatıldığı dünyanın tarihsel ve arkeolojik koşullarını daha iyi anlamaktır.

Troya kazıları genel olarak da sormak istiyorum; Troya’nın aslında efsanelerden daha eski olduğunu ortaya çıkardınız. Sizce en büyük keşifler nelerdi?

Troya kazılarının en büyük sonuçlarından biri, kentin Homeros’un anlattığı Troya’dan ibaret olmadığını ortaya koymasıdır. Troya, tek bir şehir ve tek bir dönem değildir. Yaklaşık binlerce yıllık bir yerleşim tarihinin üst üste birikmesiyle oluşmuş çok katmanlı bir arkeolojik alandır. Bugün artık Troya’nın yaklaşık MÖ 3. bin yıldan MS 14. yüzyıla kadar uzanan çok uzun bir yerleşim tarihine sahip olduğunu biliyoruz.

Prof. Dr. Rüstem Aslan “Troya’da  bu sezon önemli ölçüde  Helenistik ve Roma dönemi  aşağı kentine odaklanıyoruz.  Özellikle aşağı kentin planının,  caddelerinin, yapılaşmasının  ve kaleyle ilişkilerinin daha iyi  anlaşılmasını hedefliyoruz” diyor.
Başlık ResmiProf. Dr. Rüstem Aslan “Troya’da bu sezon önemli ölçüde Helenistik ve Roma dönemi aşağı kentine odaklanıyoruz. Özellikle aşağı kentin planının, caddelerinin, yapılaşmasının ve kaleyle ilişkilerinin daha iyi anlaşılmasını hedefliyoruz” diyor.

OSMANLI TROYA ESERLERİ İÇİN DAVA AÇMIŞTI

Troya hazineleri dünyanın çeşitli yerlerine dağılmış hâlde. Fakat rüzgâr tersine döndü gibi. Sizce bu eserler Türkiye’ye dönebilecek mi?

Bunun mümkün olduğuna inanıyorum. Ancak bunun uzun soluklu, bilimsel ve hukuki temellere dayanan bir süreç olduğunu da kabul etmek gerekir. “Troya Hazineleri” olarak adlandırılan grubun homojen bir koleksiyon olmadığını hatırlamak gerekiyor. Schliemann’ın Troya’dan çıkardığı eserlerin önemli bir bölümü farklı ülkelerde bulunuyor. Burada Türkiye açısından çok önemli bir tarihsel ve hukuki dosya var. Osmanlı, Schliemann’ın eserleri ülke dışına çıkarması üzerine 1874’te Atina’da dava açmış ve bu süreç 1875’te sonuçlanmıştı. Ayrıca bugün kültürel mirasın iadesi konusunda dünya genelinde anlayışın önemli ölçüde değiştiğini görüyoruz. Kaynağından koparılmış eserlerin hikâyelerinin yeniden araştırılması ve çıktıkları yere dönmesi konusu ön plana çıkıyor.

Whatsapp İkon Facebook İkon Bağlantıyı Kopyala
Yayın Tarihi |
Haberle İlgili Daha Fazlası
Kültür - Sanat
Bizi Takip Edin Bizi Takip Edin
YORUMLAR
ÖNE ÇIKANLAR
SONRAKİ HABER
Soru 0 / 6
Türkiye Gazetesi dijital abonelik ve arşiv kampanyamızı ilk nereden duydunuz?

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.