"Kardeşimin mezarı olsun" demişti... Kayıp Mekkiye Akyel dosyasında iddianame hazır
Siirt’in Baykan ilçesinde 2024’te kaybolan Mekkiye Akyel dosyasında soruşturma tamamlandı. Eski eşi ve yakınlarının da aralarında bulunduğu 3 şüpheli hakkında "töre saikiyle tasarlayarak kasten öldürme" ve "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlarından iddianame hazırlandı. Adalet Bakanı Sayın Akın Gürlek'in açıklamaları acılı aileye umut olurken, Akyel’in ablası Halime Pilgir ve avukatı en ağır cezanın verilmesini ve arama çalışmalarının sürdürülerek "en azından mezarın bulunmasını" talep etti.
Adalet Bakanı Sayın Akın Gürlek’in talimatıyla yürütülen dosyalardan biri de Siirt'in Baykan ilçesinde 18 Ekim 2024'te kaybolan Mekkiye Akyel'indi. Akyel kaybıyla ilgili eski eşi ve yakınlarının da aralarında bulunduğu 3 kişi hakkında "töre saikiyle tasarlayarak kasten öldürme" ve "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlarından iddianame düzenlendi.
Adalet Bakanı Sayın Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Baykan'da 2024 yılında kaybolan Akyel'in dosyasının 190 bin metrekarelik alanda yüzlerce personelle arandığını belirtti.
Sosyal medyadaki lüks yaşam ve mizansenlere yakın takip! Bakan Gürlek'ten 'Vanlı Kara Haydar' açıklaması
Bakan Gürlek, dijital ayak izleri, HTS ve PTS kayıtları, tanık anlatımları ve şüphelilerin çelişkili beyanlarının ayrıntılı biçimde incelendiğini ifade ederek, soruşturma sonucu şüpheliler hakkında "töre saikiyle tasarlayarak kasten öldürme" ve "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlarından iddianame düzenlendiğini kaydetti.
"EN AĞIR CEZAYI ALSINLAR"
Akyel'in avukatı Gurbet Bilbay, iddianameye ilişkin yaptığı açıklamada, "İddianamede, Mekkiye Akyel'in cesedine ulaşılmamış olmasına rağmen kaybolduğu tarihten sonra kendisine ait olduğu değerlendirilen herhangi bir telefon, banka, ulaşım veya sağlık hareketliliğine rastlanmadığı belirtiliyor. Bunun yanı sıra kendisine ait olduğu belirtilen mont ve kemerin şüphelinin fıstık bahçesinde bulunduğu ifade ediliyor. HTS kayıtları, daraltılmış baz istasyonları, tanık beyanları daha önceki ölüm tehditleri şüpheli çelişkili savunmalarından kaynaklı iddianame hazırlanmıştır.
İddianamenin hazırlanmış olması ceza alacakları anlamına gelmiyor. Biz bu konuda kesinlikle her şeyden önce ceza almalarını istiyoruz ve bu cezanın da kesinleşmesini istiyoruz. Çünkü ortada bir ceset yok ve bizim de bu konuda savcımız gibi tereddütlerimiz vardır. Bu iddianamenin hazırlanmış olması kişilerin ceza alacağı anlamına gelmiyor. Bizim burada her şeyden önce istediğimiz arama kurtarma çalışmalarının devam etmesi ve onun dışında sonucu sonuna kadar hazırlamak. Ve adaletin sonuna kadar yerini bulmasını istiyoruz" dedi.
"BAKANIMIZIN AÇIKLAMASIYLA RAHATLADIK"
Avukat Bilbay, Bakan Gürlek'in açıklamalarına ilişkin, "Bakanımızın bu dosyayı gündeme getirmesi, faili meçhul cinayetlerin aydınlatılması konusunda gösterdiği hassasiyet bizi gerçekten çok mutlu etti. Umudumuz arttı. Gülistan Doku dosyasında da gösterdiği ilgi bizim için önemliydi. Bu açıklamaların ardından aile olarak bir nebze olsun rahatladık. Özellikle Halime hanımın son dönemde umudu oldukça azalmıştı. Bakanımızın açıklamalarından sonra onun da yeniden umutlandığını düşünüyorum. Kesinlikle. Sonuna kadar takipçisi olacağız.
Duruşmalar sırasında da kamuoyunu bilgilendireceğiz. Ancak bizim için sadece iddianamenin hazırlanması değil. En büyük temennimiz, sonunda gerçek faillerin cezalandırılması ve verilen cezanın kesinleşmesi. Çünkü bir ceza verilse bile bunun daha sonra bozulmayacağının garantisi yok" değerlendirmesinde bulundu.
Ankara'daki operasyonda sıcak gelişme! 5 şüphelinin uyuşturucu testi pozitif çıktı
"KARDEŞİMİN MEZARI OLSUN"
Akyel'in ablası Halime Pilgir de sürece ilişkin açıklamalarda bulundu. Pilgir, "Bakanımız Akın Gürlek'e gerçekten çok teşekkür ediyorum. Bu olayı ciddiye aldığını göstermesi bizim için çok değerli. Bundan dolayı gurur duydum" ifadelerini kullandı.
İddianamenin tek başına yeterli olmadığını belirten Pilgir, "Bunun sadece bir iddianameyle sınırlı kalmasını istemiyorum. Kardeşimin kemiklerinin bulunmasını, en azından bir mezarının olmasını istiyorum. Kardeşimin hakkını Gurbet Hanım'la birlikte sonuna kadar savunacağız.
"KARDEŞİNİ YOK ETTİM"
Kardeşimin imam nikahlı eşi İsa, canlı yayında. ‘Mekiye'yi öyle bir yok ettim ki, ölüler sana cevap veremez. Öyle bir yok etmişim ki devlet bile bulamayacak' ifadesini kullandı, bu ne demek? Yani ben bunun açıklamasını bekliyorum. Neden halen bir itiraf ve cansız beden yok? Ben bir vatandaş olarak hakkımı ve adaleti istiyorum. Adalet Bakanlığı’nın yaptığı çalışmaları takdir ediyorum ancak sürecin sadece bir kağıt parçası olarak kalmasını istemiyorum
İddianamede yer alan mont ve kemerin gerçekten kardeşime ait olup olmadığını bilmiyoruz. Bunun iddianame ile sınırlı kalmasını istemiyorum. Ben iddianamenin faaliyete girmesini istiyorum. En ağır şekilde cezalandırılsınlar. Kardeşimin en azından bir mezarı olsun. İsa da babası da abisi de ceza almalarını istiyorum. Soruşturmanın gizliliği nedeniyle bu konuda ayrıntılı bilgiye de sahip değiliz. Biz sadece gerçeğin ortaya çıkmasını istiyoruz" dedi.
Kardeşinin bulunması için yürütülen çalışmalara değinen Pilgir, "Ben anneme bugün hâlâ 'Sana kızının mezarını getiremedim' demek zorunda kalıyorum. Bu çok acı verici. Babam arıyor ve 'Kızım, bir video paylaşmışsın. Doğru mu, kemikler mi bulundu' diye soruyor. Ben ise ona 'Baba, ne yazık ki kemikler ona ait değil' demek zorunda kalıyorum. Bir anneye, bir babaya bunları söylemek çok ağır. Bakanımız Akın Gürlek'e çok teşekkür ediyorum. O olmasaydı bu dosya bu kadar ilerlemeyecekti. Bize verdiği destek için çok teşekkür ediyorum. Sonuna kadar götüreceğini de inanıyorum" şeklinde konuştu.
