Alman Meclisi'ne Türkiye önerisi! "Ankara'nın hareket alanı Batı'nın ötesine geçiyor"
Alman Federal Meclisi ve hükümetine danışmanlık yapan Alman Uluslararası ve Güvenlik İlişkileri Enstitüsü (SWP), Türkiye'nin dış politikasını mercek altına aldı.
"Türkiye'nin etkisi, Doğu ile Batı arasında denge kurmaktan çok daha geniş bir kapasiteye dayanıyor" değerlendirmesini yapan SWP, Ankara'nın farklı aktörlerle aynı anda ilişki kurabilmesinin ve Karadeniz'deki imkanlarının Türkiye'ye önemli bir hareket alanı sağladığına işaret etti:
"Türkiye, Montrö Sözleşmesi sayesinde Karadeniz'e deniz yoluyla erişimi düzenlemeye devam ediyor. Romanya ve Bulgaristan ile mayınla mücadele faaliyetlerini yürütürken, Moskova ve Kiev ile kurduğu ilişkiler Ankara'ya ticari deniz taşımacılığı konusunda arabuluculuk yapma fırsatı sağlıyor."
TÜRKİYE'Yİ "DOĞU-BATI" KALIBINA SIĞDIRMADILAR
Analizde Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Ankara'daki NATO Zirvesi'ne ev sahipliği yapmasının ardından Bişkek'teki Şanghay İşbirliği Örgütü Zirvesi'ne katılması hatırlatıldı:
"Türkiye, ekonomik, siyasi ve stratejik seçeneklerini çeşitlendiriyor. Ankara'nın hem Doğu hem de Batı ile ilişkilerini sürdürebilmesi, Türkiye'nin diplomatik hareket alanını genişletiyor."
Ancak SWP analizinde bu yaklaşımın Türkiye'nin sahip olduğu imkanları anlamak için tek başına yeterli olmadığı savunuldu. Türkiye'nin hangi blokta konumlandığından ziyade hangi alanlarda ne yapabildiğine ve hangi sonuçları etkileyebildiğine bakılması gerektiği görüşü dile getirildi.
KARADENİZ'DE TÜRKİYE'NİN ROLÜNÜ SIRALADILAR
Türkiye'nin Rusya-Ukrayna savaşındaki politikası analizde önemli örneklerden biri olarak gösterildi.
Ankara'nın Rusya'ya yönelik Batı yaptırımlarına katılmadığı ve Moskova ile siyasi ve ekonomik ilişkilerini sürdürdüğü hatırlatılırken, aynı zamanda Ukrayna'ya askeri destek sağladığı ve Montrö Boğazlar Sözleşmesi'ni savaş gemilerine uyguladığı ifade edildi.
Analizde, aradan dört yıldan fazla zaman geçmesine rağmen Türkiye'nin Türk Boğazları üzerinden Karadeniz'e deniz erişimini düzenlemeyi sürdürdüğüne işaret edildi.
TÜRKİYE, ROMANYA VE BULGARİSTAN'LA KARADENİZ'DE SAHADA
Türkiye'nin Romanya ve Bulgaristan ile birlikte Karadeniz Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu'nu yürüttüğü öne çıkarıldı:
"Türkiye, Romanya ve Bulgaristan ile birlikte Karadeniz Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu'nu işletiyor. Grubun görev alanı, mayın temizliğinden kritik deniz altı altyapısının korunmasına kadar genişletildi. Türkiye'nin Karadeniz'deki kapasitesi yalnızca diplomatik ilişkilerine değil, bölgedeki operasyonel işbirliğine de dayanıyor."
"MOSKOVA VE KİEV'LE AYNI ANDA KONUŞABİLİYOR"
Analizde Türkiye'nin Rusya ve Ukrayna ile sürdürebildiği temasların Ankara'ya sağladığı diplomatik hareket alanına ayrıca yer verildi.
Ticari gemilere yönelik saldırıların yeniden başlamasının ardından Dışişleri Bakanı Fidan'ın tahılın güvenli geçişine yönelik bir öneri açıkladığı, Ankara'nın bu konuda hem Moskova hem de Kiev ile görüşmeler yürüttüğü hatırlatıldı.
SWP, Ankara'nın hem Moskova hem de Kiev ile ilişkilerini sürdürebilmesinin Türkiye'ye ticari deniz taşımacılığında arabuluculuk yapabilecek özel bir hareket alanı sağladığı değerlendirmesinde bulundu.
