Trump yönetiminden lobilere Türkiye hatırlatması: "Barrack tüm adımları doğrudan Başkan'ın talimatıyla atıyor!"
ABD Başkanı Donald Trump’ın Dış Politika Danışmanı Richard Grenell, İsrail lobisinin hedefi haline gelen ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’a sahip çıktı. Grenell, Barrack’ın Ankara ve Şam hattındaki adımlarının doğrudan "Önce Amerika" vizyonu doğrultusunda Başkan Trump’ın talimatlarıyla yürütüldüğünü ifade etti.
SDG’nin kendisini feshederek Suriye ordusuna entegre olması kararının ardından Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’ın yaptığı açıklamalar, ABD'deki İsrail lobisinin tepkisini çekti. Eleştirilere sosyal medya hesabı üzerinden cevap veren Trump'ın Dış Politika Danışmanı Richard Grenell, Barrack’ın bağımsız hareket etmediğini ve doğrudan White House stratejisini uyguladığını vurgulayarak şu ifadeleri paylaştı:
"Tom Barrack, Donald Trump’a olabildiğince yakın biridir. Başkanla düzenli olarak görüşür ve bağımsız hareket eden biri değildir. Türkiye’deki çalışmaları, Başkan Trump’ın Amerikalıları korumaya yönelik daha geniş kapsamlı politikasının bir parçasıdır. Bu, 'Önce Amerika' politikasıdır. Tom, kendisinden istenenleri tam olarak yerine getiriyor."
ISRAİL LOBİSİNİ KIZDIRAN AÇIKLAMA: "TEK ORDU, TEK HÜKÜMET, TEK DEVLET"
İsrail lobisinin Tom Barrack’ı hedef almasına yol açan süreç, YPG/SDG’nin bağımsız bir askeri yapı olarak varlığına son vermesinin ardından geldi. Büyükelçi Tom Barrack, sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmede örgütün Suriye devlet kurumlarına entegrasyonunu "tarihi ve destansı bir gelişme" olarak tanımlamıştı.
Barrack, Trump'ın Orta Doğu planı çerçevesinde Suriye'nin toprak bütünlüğüne vurgu yaptığı açıklamasında şu ifadeleri kullanmıştı:
"Kesinlikle tarihi bir gelişme. Trump'ın devam eden Orta Doğu Planı – Sadık bir ortak ulusal bir çerçeveye adım atıyor ve herkes için birleşik bir Suriye şekilleniyor. POTUS'un ileri görüşlü liderliği, SDF’nin Suriye devlet kurumlarına düzenli bir şekilde entegre olmasının önünü açtı; geçmişteki bölünmeyi kalıcı bir ortaklığa dönüştürdü ve Suriye halkına ortak geleceklerini şekillendirme fırsatını geri kazandırdı. Eğitimde Kürtçeyi tanıma ve değerli ortaklarımız Mazlum Abdi ile İlham Ahmed’e Suriye hükümeti içinde önemli roller tahsis etme, onların liderliğine, Kürt ortaklarımızın fedakarlıklarına ve bölgesel istikrara yaptıkları yapıcı katkılara hak ettiği saygıyı gösteriyor; dünün ayrılıklarını yarının ortak amacına dönüştürüyor. Gerçek entegrasyon işte budur: kazananlar ve kaybedenler değil, farklı bakış açılarına sahip eski muhatapların, egemen Suriye ulusunu güçlendirmek için diplomatik bir çözüm oluşturması. Tek ordu, tek hükümet, tek devlet."
ABD'NİN SURİYE BÜYÜKELÇİLİĞİNDEN "TARİHİ ENTEGRASYON" AÇIKLAMASI
ABD’nin Suriye Büyükelçiliği'nin sosyal medya hesabından yapılan resmi açıklamada, sürecin Trump'ın Orta Doğu planının bir parçası olduğu hatırlatıldı:
"Tam anlamıyla tarihi bir olay. ABD Başkanı'nın Orta Doğu'ya yönelik devam eden planı çerçevesinde, sağlam bir ortak ulusal bir çerçeveye doğru adım atıyor ve herkes için birleşik bir Suriye'nin hatları belirginleşiyor. ABD Başkanı’nın ileri görüşlü liderliği, ‘Suriye Demokratik Güçleri’nin Suriye devlet kurumlarına düzenli bir şekilde entegre edilmesinin önünü açtı; bu da geçmişteki bölünmeyi kalıcı bir ortaklığa dönüştürüyor ve Suriye halkına ortak geleceklerini şekillendirme fırsatını yeniden sunuyor."
"Türkiye'nin çıkarlarını koruyor" deyip ipleri kopardılar: ABD'nin Ankara Büyükelçisi'yle istihbarat akışı kesildi!
Açıklamada ayrıca eğitim alanında Kürtçenin tanınması ve Suriye yönetimi içinde atılacak adımlara dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi:
"Eğitim alanında Kürt dilinin tanınması ve saygın ortaklarımız Mazlum Abdi ile İlham Ahmed’e Suriye hükümeti içinde önemli rollerinin güvence altına alınması, onların liderliklerine, Kürt ortaklarımızın fedakarlıklarına ve bölgesel istikrarın pekiştirilmesine yaptıkları yapıcı katkılara hak ettikleri bir takdir niteliğindedir. Böylelikle dünün ayrılıklarını geleceğe yönelik ortak bir hedefe dönüştürüyoruz. Gerçek entegrasyonun özü budur: Kazananlar ve mağlup olanlar yoktur; sadece görüşleri farklı ve birbirinden uzak olan taraflar, egemenliği güçlendiren diplomatik bir çözüm oluşturmak için birlikte çalışırlar."
