Aşısı yok, ilacı yok: DSÖ "Kayıtlara geçen en hızlı salgın" dedi! Virüs durdurulamıyor
Dünya Sağlık Örgütü, kayıtlara geçen en hızlı yayılan Ebola salgını için kırmızı alarm verdi. Vaka sayısının 6 bini aştığı ve 3 bin kişinin hayatını kaybettiği felakette, tespit edilemeyen gizli bulaş zincirleri salgının bölgesel bir tehdide dönüşmesine yol açıyor.
Tarihin en hızlı yayılan ve kayıtlara geçen ikinci büyük Ebola salgını, Afrika’da kontrol altına alınamıyor. Vaka sayısının 6 bini geride bıraktığı bölgede, hayatını kaybedenlerin sayısı 3 bine ulaştı.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, Kongo Demokratik Cumhuriyeti'ndeki (KDC) Ebola salgınının, kayıtlara geçen en büyük ikinci ve şimdiye kadar görülen en hızlı yayılan salgın olduğunu bildirdi.
Ghebreyesus, vaka sayısının 6 bini geçtiğini ve ölümlerin 3 bine ulaştığını kaydetti. Ghebreyesus, salgının şu anda altı ilde 60 sağlık bölgesini etkilediğini ve çok geniş bir coğrafi alanı kapsadığını vurgulayarak, "İturi eyaleti, vakaların yüzde 85'ini ve ölümlerin yüzde 88'ini oluşturarak salgının merkez üssü olmaya devam ediyor" dedi.
DSÖ'den endişelendiren Ebola uyarısı: Kontrol edemiyoruz
"CENAZELER BULAŞI KÖRÜKLÜYOR"
Ölümlerin çocuğunun tedavi merkezleri dışında yaşanmasının en endişe verici durum olduğunun altını çizen Ghebreyesus, salgın nedeniyle ölenlerin güvenli bir şekilde defnedilmemesinin bulaşmayı körüklediğine değindi.
BÖLGENİN TAMAMI TEHLİKEDE
Ghebreyesus, "(KDC'de) Birçok ölüm, bilinen temaslılar listesinde olmayan kişiler arasında gerçekleşiyor. Bu, bilmediğimiz bulaşma zincirlerinin olduğu anlamına geliyor. Her zincir bulunup kırılana kadar salgın devam edecek. Bu durum, KDC'ye, komşularına ve bölgenin tamamına tehdit oluşturmaya da devam edecek" diye konuştu.
Ebola salgınının, bu bölgedeki halkın karşı karşıya kaldığı tek sağlık tehdidi olmadığının altını çizen Ghebreyesus, KDC'nin bu bölgesinin on yıllardır çatışma, yerinden edilme, yoksulluk ve açlık nedeniyle acı çektiğini söyledi.
AŞI ÇALIŞMALARI VAR
Bundibugyo virüsüne karşı iki yeni aşı için İngiltere ve Kanada'da güvenlik denemelerinin yapıldığını belirten Ghebreyesus, "Önceki Ebola salgınlarının çoğundan sorumlu olan Zaire ebolavirüsüne karşı onaylanmış bir aşı da var ancak bunun Bundibugyo virüsüne karşı etkili olup olmadığını bilmiyoruz. DSÖ, ekim veya kasımda başlayacak olan KDC'deki etkinlik denemelerine her üç aşıyı da ilerletmek için ortaklarla birlikte çalışıyor" dedi.
Ghebreyesus, Gazze'de insani krizin derinleştiğini ve kış ayları yaklaşırken büyük halk sağlığı risklerinin arttığını kaydetti.
GAZZE’DE KIŞ KABUSU! KANALİZASYON SULARI FELAKETİ TETİKLİYOR
Çoğu kişinin aşırı kalabalık çadır kamplarında yerinden edilmiş durumda olduğunu anımsatan Ghebreyesus, "Taşan kanalizasyon, biriken atıklar ve güvenli suya erişimin sınırlı olması giderek daha tehlikeli koşullar oluşturuyor. Su kirliliği artıyor ve bu yıl akut sulu ishal vakaları neredeyse iki katına çıktı. Yağmurların başlamasıyla birlikte, sel sularının kanalizasyon ve kirlenmiş suyu yoğun nüfuslu bölgelere yayarak hastalık riskini artırması muhtemel. Gazze'nin zaten aşırı yüklenmiş sağlık sistemi bu artışları yönetecek donanımda değil" değerlendirmesinde bulundu.
Gazze'de rehabilitasyon ihtiyacının da çok büyük olduğuna değinen Ghebreyesus, 6 bin 600'den fazla kişinin uzuvlarının amputasyonlarının ardından uzun süreli rehabilitasyon ve protez veya ortez hizmetlerine ihtiyaç duyduğunun altını çizdi.
Gazze için yola çıkan insani yardımlar kapıda kaldı: 600 tır sözü verildi sadece 100’ü girebiliyor
Ghebreyesus, "Tekerlekli sandalye ve koltuk değneği gibi yardımcı cihazlar Gazze'ye girmiş olsa da DSÖ'nün 2 yıldan fazla süredir Gazze'ye protez ve rehabilitasyon ekipmanı göndermesine izin verilmiyor. Sonuç olarak uzuvlarını kaybedenlerin sadece küçük bir kısmı protez cihazı alabildi. Gazze'deki Filistinlilerin ihtiyaçlarını karşılamak için gereken ölçekte temel ilaçların, rehabilitasyon ekipmanının ve halk sağlığı malzemelerinin engelsiz ve hızlandırılmış bir şekilde girişini tekrar talep ediyoruz." diye konuştu.
EBOLA VİRÜSÜ NASIL ORTAYA ÇIKTI?
Bir tür kanamalı ateşe yol açan Ebola virüsü, ilk kez 1976'da Sudan'ın Nzara ve KDC'nin Yambuku kentlerinde eş zamanlı salgınlarla ortaya çıkmıştı.
KDC'deki salgın, Ebola Nehri yakınında bir köyde başladığı için hastalığa bu nehrin adı verilmişti.
Ebola virüsü, Aralık 2013'te Batı Afrika'da yayılmıştı. Gine, Liberya ve Sierra Leone'de 2014-2017 yıllarında görülen salgında 30 bin kişiye virüs bulaşmış ve hastaların 11 binden fazlası ölmüştü.
KDC'nin doğusundaki Ituri eyaletinde açıklanan 246 şüpheli vaka ve 65 ölümün ardından 15 Mayıs'ta ülkede salgın ilan edilmişti.
Sağlık yetkililerine göre, mayıs ayında patlak veren "Bundibugyo" Ebola varyantının onaylanmış tedavisi veya aşısı bulunmuyor.
