Alexander Nübel, İstanbulkart'la geziyor: İETT otobüsüne bindi, Kilyos’ta denize girdi
Beşiktaş'ın geçtiğimiz temmuz ayında Bayern Münih'ten transfer ettiği Alman file bekçisi Alexander Nübel, Süper Lig'e transfer kararından Tüpraş Stadyumu’nun atmosferine, teknik direktör Vincenzo Italiano ile iletişiminden İstanbul’daki yeni hayatına kadar birçok konuda samimi açıklamalarda bulundu. 29 yaşındaki file bekçisi, İstanbulkart aldığını, İETT otobüsüyle Taksim’e gittiğini, vapurla Asya Yakası’na geçtiğini ve Kilyos’ta denize girdiğini söyledi.
Siyah-beyazlı forma altında çıktığı 9 maçta kelasinde sadece 4 gol görerek başarılı bir grafik çizen Alexander Nübel, Beşiktaş Dergisi’nin eylül sayısına röportaj verdi. Alman file bekçisinin, İstanbul'daki yeni hayatına ilişkin anlattıkları dikkat çekti.
"ÇOCUKKEN BU ATMOSFERİ HAYAL EDİYORDUM"
Nübel röportajdan satır başları şöyle:
“Taraftarlarımız 90 dakika boyunca arkamızda duruyor ve bizi destekliyor. Çocukken futbolcu olmayı hayal ettiğinizde, aslında böyle atmosferlerde oynamayı da hayal ediyorsunuz. Şimdi ben de böyle bir atmosferin içerisinde oynama fırsatı buluyorum.”
“Ülke, şehir ve tabii ki kulübün kendisi… Beşiktaş çok büyük bir kulüp ve burada inanılmaz bir atmosfer var. Bunu gelmeden önce de biliyor ve hissediyordum. İstanbul da kararımda önemli bir etkendi.”
"İSTANBUL KART ALDIM, ŞEHRİ GEZDİM"
“Beşiktaş’ta dolaşıyorum, farklı yerlere gidiyorum. Kilyos’ta bir plaja gittim, vapura bindim, İstanbulkart aldım ve hatta İETT otobüsüne binerek Taksim’e gittim. Asya Yakası’na da geçtim. İstanbul’un farklı yerlerini görmekten ve şehri kendi başıma keşfetmekten büyük keyif alıyorum.”
“Fotoğrafçılığa büyük ilgim var. Özellikle analog fotoğraf çekmeyi çok seviyorum. Analog bir fotoğraf makinem var, İstanbul’u gezerken fotoğraflar çekiyorum. Şehri gezerken fotoğraf çekmek benim için çok keyifli.”
"SEZON SEZONU ŞAMPİYONLUK İSTİYORUZ"
“Taraftarlarımızın desteğiyle çok güzel bir sezon geçirmek istiyoruz. Umarım sezon sonu taraftarlarımızı mutlu edecek başarılara hep birlikte ulaşmış oluruz.”
