Bakan Ersoy’dan plastik atık uyarısı: Artık zaman kaybetme lüksümüz yok
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, plastik üretiminin dünya genelinde son 70 yılda yaklaşık 230 kat artarak 460 milyon tonun üzerine çıktığını, plastik atık miktarının ise 353 milyon tona ulaştığını belirtti. Plastik atıkların yalnızca yüzde 9’unun nihai olarak geri dönüştürüldüğüne dikkati çeken Ersoy, çevre sorunlarıyla mücadelede küresel iş birliğinin ve bütüncül bir yaklaşımın zorunlu olduğunu söyledi. Türkiye’nin Sıfır Atık çalışmalarında 8 yılda geri kazanım oranını yüzde 13’ten yüzde 37,53’e yükselttiğini kaydeden Ersoy, 90 milyon ton atığın ekonomiye kazandırılarak yaklaşık 365 milyar liralık katkı sağlandığını açıkladı.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İstanbul’da düzenlenen Sıfır Atık Çalıştayı’na katıldı. Girne-Taşucu seferini yapan yolcu gemisinin alabora olması sonucu hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, aileleri ve yakınlarına başsağlığı dileyen Bakan Ersoy, çalıştayda yaptığı konuşmada yaralılara acil şifa temennisinde bulunarak arama kurtarma çalışmalarının sürdüğü kayıp vatandaşlardan güzel haberler almayı ümit ettiğini belirtti.
Çevre sorunları, plastik atıklar, döngüsel ekonomi ve Türkiye’nin Sıfır Atık hedeflerine ilişkin olarak çalıştayda değerlendirmelerde bulunan Ersoy, dünyanın çok büyük ve zorlu değişimlere gebe bir dönemden geçtiğini belirtti.
Ersoy, konuşmasında, savaşlar, insani krizler ve siyasi gerilimlerin gezegenin varoluşsal sorunlarını gölgelediğini söyleyerek atık sorunu, çevre kirliliği, ormanlık alanların tahribi ve iklim krizinin, herkesin huzur içinde yaşamasına yetecek gezegeni yaşanmaz hâle getirme potansiyeli taşıdığına dikkati çekti.
Doğal afetler, hayat alanları yok edilen hayvanlardan bulaşan salgın hastalıklar ve zehir barındıran gıdalar karşısında insanlığın çaresiz kalmaya devam ettiğini ifade eden Ersoy, çevre sorunları arasında plastik atıkların etkisinin artık herkes tarafından görülebilecek ölçüde yaygınlaştığını kaydetti.
PLASTİK ÜRETİMİ 70 YILDA YAKLAŞIK 230 KAT ARTTI
Plastiğin hemen her üretim alanında ve ürün grubunda kullanıldığına işaret eden Bakan Ersoy, dünya çapındaki plastik üretiminin son 70 yılda yaklaşık 230 kat artarak 460 milyon tonun üzerine çıktığını bildirdi.
Bu denli yaygın kullanılan bir ürünün ciddi bir çevre sorumluluğunu da beraberinde getirdiğini belirten Ersoy, insanlığın bu sorumluluğu omuzlamakta başarısız olduğunu söyledi.
Bazı ülkelerin kendi sınırları içerisinde başarılı uygulamalar ortaya koyduğunu ancak plastik atık yönetiminde küresel bir standart oluşturulmadıkça sorunun çözülemeyeceğini vurgulayan Ersoy, özellikle kirlenmeye büyük ölçüde kaynak teşkil eden yoksul ülkelerde sistemin uygulanma koşullarının oluşturulması ve mevcut altyapının iyileştirilmesi gerektiğini ifade etti.
Bu ülkelerin altyapı sorunlarını tek başına çözebilecek imkâna sahip olmadığını belirten Ersoy, güçlü ekonomilerin ve başarılı sonuçlara ulaşan ülkelerin iş birliği, uygulama ve teknoloji paylaşımına gitmesi gerektiğini kaydetti. Ersoy, küresel ortak duruşun devletlerin politikası hâline gelmesinin önemini vurguladı.
PLASTİK ATIĞIN YALNIZCA YÜZDE 9’U GERİ DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR
Dünya genelinde plastik atık seviyesinin 353 milyon tona ulaştığını açıklayan Bakan Ersoy, üretimin dörtte üçünden fazlasının atık olarak ortaya çıktığına dikkati çekti.
Ersoy, mevcut tabloyu şöyle anlattı: “Plastik atıkların yalnızca yüzde 9’u nihai olarak geri dönüştürülmekte değerli misafirler. Sadece ve sadece yüzde 9. Kalan yüzde 19’u yakılıyor, yüzde 50’si ise depolanıyor. Kontrolsüz olarak yönetilen ve çevreye karışan plastik atıkların oranı ise yüzde 22.”
Günümüzdeki atık miktarı dikkate alındığında yaklaşık 78 milyon ton plastiğin kontrol dışında kaldığını ve ciddi oranda doğaya karıştığını belirten Ersoy, bunun toprağı, nehirleri ve okyanusları zehirlediğini, canlı ekosistemine ciddi zarar verdiğini söyledi.
Mevcut atık yönetim sisteminin sorun karşısında çaresiz kaldığını ifade eden Bakan Ersoy, plastiğin yapısının geri dönüşümü sınırlandırdığını, yakmanın sera gazı salımını beslediğini, depolamanın ise sorunu yalnızca geciktirdiğini ve mikroplastiklerin toprak ile su kaynaklarına karışmasına yol açtığını belirtti.
Doğayla barışık ciddi bir alternatif maddenin en önemli çözüm başlıklarından biri olduğunu söyleyen Ersoy, bazı ülkelerin ekonomik çıkarlarının çözümün önünde engel oluşturabileceğini de kaydetti.
“MÜMKÜN OLAN HER BİR ÇÖZÜM BAŞLIĞI DEVREYE ALINMALI”
Küresel politikalarla mücadelenin sürdürüleceğini ancak artık zaman kaybetme lüksü bulunmadığını vurgulayan Ersoy, mümkün olan bütün çözüm başlıklarının devreye alınması gerektiğini söyledi.
Gereksiz kullanım ve israfın azaltılmasından ikincil ham madde kullanımına kadar bütün plastik döngüsünün ele alınması gerektiğini belirten Ersoy şöyle konuştu:
“Bizlerin artık zaman kaybetme lüksü yok. Dolayısıyla mümkün olan her bir çözüm başlığı devreye alınmalıdır. Burada bütüncül bir yaklaşım olmalı; gereksiz kullanımın ve israfın azaltılmasından ikincil ham madde kullanımına kadar bütün plastik döngüsü masaya yatırılmalıdır.”
Bu mücadelenin kazanılmasının her şeyden önce gezegene can suyu olacağını belirten Ersoy, aynı zamanda üretim, ihracat, pazara erişim, ham madde güvenliği ve sanayi rekabetçiliği bakımından Türkiye’ye ciddi kazanımlar sağlayacağını ifade etti.
“GERÇEKLERE HİÇBİR ZAMAN GÖZÜMÜZÜ KAPATMADIK”
Türkiye’nin plastik atık konusunda kat etmesi gereken aşamalar bulunduğunu belirten Bakan Ersoy, sorunların görmezden gelinmesi hâlinde çözüm üretilemeyeceğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın himayelerinde, Emine Erdoğan’ın öncülüğünde yürütülen çevreyi koruma ve Sıfır Atık yaklaşımının hem Türkiye’de ciddi bir değişimi tetiklediğini hem de uluslararası alanda karşılık bulduğunu vurgulayan Ersoy, Türkiye Cumhuriyeti’nin bu alanda açık, gerçekçi, akılcı ve kararlı adımlar attığını ifade etti.
Ersoy, “Gerçeklere hiçbir zaman gözümüzü kapatmadık, kapatmayız. Aksi takdirde çözüm üretmek mümkün olmaz.” dedi.
90 MİLYON TON ATIK EKONOMİYE KAZANDIRILDI
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının verilerine göre Sıfır Atık çalışmaları kapsamında tüm atık türlerinde geri kazanım oranının 8 yılda yüzde 13’ten yüzde 37,53’e yükseldiğini açıklayan Ersoy, bu ilerlemeyle 90 milyon ton atığın ekonomiye kazandırıldığını ve yaklaşık 365 milyar liralık katkı sağlandığını bildirdi.
Ersoy, geri kazanım oranının 2035 yılında yüzde 60’a, 2053 yılında ise yüzde 70’e çıkarılmasının hedeflendiğini belirtti.
PLASTİK, DÖNGÜSEL EKONOMİDE YEDİ ÖNCELİKLİ SEKTÖRDEN BİRİ
Bakan Ersoy, 2025–2028 Ulusal Döngüsel Ekonomi Stratejisi ve Eylem Planı’nda plastiğin yedi öncelikli sektörden biri olarak belirlendiğini söyledi.
Planın altı stratejik hedef ve 53 eylem üzerinden atık önleme, döngüsel ürünler, ikincil ham madde, izleme, teşvik ve sektörel dönüşüm alanlarında yeni bir uygulama çerçevesi oluşturduğunu kaydeden Ersoy, birincil ham maddeye bağımlılığın azaltılmasının en önemli hedef olduğunu belirtti.
Ürün ve ambalajların döngüsel tasarım ilkelerine göre geliştirilmesi, tek kullanımlık ve kısa ömürlü ürünlerin azaltılması ile kaynağında ayrı toplama ve geri dönüşümün miktar ve kalitesinin yükseltilmesinin sağlıklı bir atık yönetimi için şart olduğunu ifade etti.
Tarımsal plastiklerin etkin biçimde yönetilmesi ile deniz ve kıyı kirliliğinin önlenmesinin de insan sağlığını doğrudan ilgilendiren olmazsa olmaz başlıklar olduğunu söyleyen Ersoy veri, denetim ve izlenebilirlik altyapısının oluşturulması ile merkezî yönetim, valilikler, yerel yönetimler, üniversiteler, özel sektör ve sivil toplum arasında güçlü koordinasyon kurulmasının hedeflenen dönüşümün gerçekleşmesi açısından önem taşıdığını kaydetti.
“BUGÜN GEREKEN ADIMLARI ATMAK ZORUNDAYIZ”
“Al-kullan-at” prensibine dayanan lineer ekonomi modelinin tüketimi ciddi seviyelere taşıdığını ve plastik kirliliğini artırdığını belirten Bakan Ersoy, mücadelede bireysel yaklaşımın kilit önemde olduğunu söyledi.
Alışkanlıkların ve tercihlerin değiştirilmesi gerektiğine işaret eden Ersoy, ilk aşamada rahatlıktan ödün veriliyormuş gibi görünse de orta ve uzun vadede sağlık, konfor ve refahta sürdürülebilir kazanımlar elde edileceğini belirtti.
Ersoy, üzerinde yaşanılan gezegeni, toprakları, nehirleri, denizleri ve havayı korumak için yapılan hiçbir şeyin ödün olarak değerlendirilemeyeceğini vurgulayarak, bir sonraki yemekten, sudan ve alınacak nefesten ödün vermemek için bugün gereken adımların atılması gerektiğini söyledi.
Ersoy, döngüsel ekonomi yaklaşımıyla atıkların ciddi oranda azaldığı, mevcut atığın ekonomik kaynak olarak değerlendirildiği, kurumlar arası iş birliği ve bilinçli bireylerden oluşan toplumun sistemi güvence altına aldığı bir geleceği birlikte inşa edeceklerini ifade etti.
BAKANLIK YEŞİL MİMARİDEN ALTYAPIYA DESTEĞİNİ SÜRDÜRECEK
Bakan Ersoy, bu alandaki öncü ve kararlı duruşuyla değişimin önünü açan Emine Erdoğan’a şükranlarını sundu.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile çalışma arkadaşlarını hayata geçirdikleri projeler ve kısa sürede ulaştıkları sonuçlardan dolayı tebrik eden Ersoy, Samed Ağırbaş’ın şahsında Sıfır Atık Vakfı gibi bu alanda aktif çalışan kurum ve kişilere de teşekkür etti.
Kültür ve Turizm Bakanlığının sorumluluğundaki alanlarda tesisleşmeden altyapı yatırımlarına, çevre düzenleme projelerinden yeşil mimariye kadar üzerine düşeni yapmaya devam edeceğini belirten Ersoy, diğer bakanlıkların, özel kurumların ve sivil toplum kuruluşlarının attığı adımlara da destek vermeyi sürdüreceklerini söyledi.
Bakan Ersoy, programın amaçlarına hizmet etmesi temennisinde bulunarak katkı sunan bilim insanlarına, uzmanlara ve kurumlara teşekkür etti.
