İran ve Umman anlaştı: Hürmüz Boğazı için dünya ekonomisini etkileyecek karar!
İran ile Umman, Hürmüz Boğazı’nın yönetimi ve gelir paylaşımı konusunda anlaşmaya vardı. Devrim Muhafızları ise ABD’nin belirlenen şartları kabul etmemesi halinde boğazın yeniden açılmayacağını duyurdu.
İran ile Umman arasında yaklaşık bir aydır devam eden temaslar Hürmüz Boğazı'nda yeni bir aşamaya geçti. Devrim Muhafızları iki ülkenin boğazın sularının yönetimi ve elde edilecek gelirlerin paylaşımı konusunda anlaşmaya vardığını açıkladı.
Tahran yönetimi, varılan uzlaşının ardından boğazın yeniden açılması için kapıyı tamamen kapatmadı ancak süreci doğrudan Washington'ın atacağı adımlara bağladı. Devrim Muhafızları, ABD'nin engellemeyi bırakması ve üzerinde çalışılan anlaşma metnine dönmesi halinde Hürmüz Boğazı'nın belirlenen çerçevede yeniden açılabileceğini ileri sürdü.
İran tarafı, Washington'a yönelik şartını şöyle duyurdu:
"Amerika engellemeyi bırakır ve anlaşma metnine geri dönerse, boğazı üzerinde anlaşmaya varılan çerçevede yeniden açabiliriz. Şartlarımız kabul edilmelidir. Amerika şartlarımızı kabul etmezse Hürmüz Boğazı kesinlikle yeniden açılmayacaktır."
ABD SAVAŞ GEMİLERİ İÇİN "400 KİLOMETRE" İDDİASI
Hürmüz Boğazı'nın tamamen İran'ın kontrolünde olduğunu savunan Devrim Muhafızları, ABD savaş gemilerinin boğazdan en az 400 kilometre uzaklaştığını da ileri sürdü.
Hürmüz Boğazı bizim kontrolümüzde. Fars Körfezi'nde hiçbir düşman askeri gemisi bulunmuyor. Tüm düşman savaş gemileri boğazdan en az 400 kilometre uzaklaşmış durumda.
BÖLGEDE NORMALLEŞME UMUTLARI ARTIYOR
Devrim Muhafızlarının açıklamalarına ve İran'ın Umman ile anlaşma sağladığı iddialarına rağmen, yatırımcılar Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğinin normale döneceğine dair iyimser bir tablo çiziyor.
Tahmin piyasası Kalshi'deki verilere göre, boğazdaki trafiğin normale dönme ihtimali yükseliş gösterdi. Yatırımcılar, deniz trafiğinin normale dönme ihtimalini 1 Nisan 2027'den önce %50, 1 Temmuz 2027'den önce %54 ve 1 Ocak 2028'den önce ise %68 olarak fiyatlıyor.
TAHRAN'A DİPLOMATİK TRAFİK YOĞUNLAŞIYOR
Hürmüz Boğazı krizi ve nükleer anlaşma konusundaki tıkanıklığı aşmak için Tahran'daki diplomatik hareketlilik de arttı. Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani'nin, İran ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki arabuluculuk çalışmaları çerçevesinde yarın Tahran'a bir ziyaret gerçekleştirmesi bekleniyor.
Son birkaç gün içinde Pakistanlı yetkililer ve Umman Dışişleri Bakanı da aynı gündemle Tahran’da temaslarda bulunmuştu.
"İRAN, ABD İSTİHBARATINA MİLYARLARCADA DOLARLIK ZARAR VERDİ"
Öte yandan, ABD-İran çatışmasının perde arkasına ilişkin yeni bilgiler de gün yüzüne çıkıyor. NBC televizyonunun konuya yakın kaynaklara dayandırdığı haberine göre, İran’ın ABD ile yaşadığı doğrudan çatışma sürecinde Orta Doğu’daki Amerikan istihbarat üslerine milyarlarca dolarlık zarar verdiği ortaya çıktı. Kaynaklar, İran'ın füze ve insansız hava aracı saldırılarının, ABD istihbarat teşkilatlarının bugüne kadar maruz kaldığı en büyük tahribata neden olduğu ve zararın giderilmesinin milyarlarca dolara mal olacağını dile getirdi.
Gelişmeler üzerine Axios'a konuşan Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Washington'ın şu aşamada İran'a yönelik büyük çaplı bir saldırı planlamadığını, bunun yerine yönetimin yaptırımlara, deniz ablukasına ve petrol sevkiyatlarını Umman Boğazı üzerinden yönlendirmeye odaklandığını müttefiklerine ilettiğini söyledi.
"SON SAVAŞ ALGISAL BİR SAVAŞTI"
Yaşanan tüm bu gelişmelerin gölgesinde Devrim Muhafızları Sözcüsü de son dönemi "çok katmanlı, teknolojik ve algısal bir savaş" olarak nitelendirdi. Sözcü, düşmanın askeri ve istihbarat kapasitelerini kullanarak sahaya girdiğini ancak hedeflerine ulaşamadığını iddia etti. Medyanın bugün sadece olayları aktarmadığını, aksine savaştığını belirten yetkili, "Medya, gerçekliği yansıtmayı aşarak gerçeklik oluşturma aşamasına geldi. Düşman, toplumun zihninde dost ve düşman kavramlarını değiştirmek istiyor" dedi.
İç siyasetteki tartışmalara değinen Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ise muhafazakar kanattan Hüseyin Şeriatmedari'ye hitaben yazdığı mektupta, düşmanlarla müzakere etmenin bir avantaj değil, ağır bir sınav ve büyük bir sorumluluk olduğunu belirtti. Kalibaf, müzakerenin kendisi için ne bir tabu ne de doğası gereği değerli bir şey olduğunu, şartlara göre değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
NELER OLDU?
İran, Hürmüz Boğazı'na kıyısı bulunan Umman ile Boğaz'da gemiler için güvenli geçiş yolları belirlenmesi amacıyla yeniden görüşmelere başlamıştı. Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, İran ile Umman arasında Hürmüz Boğazı'nda ortak koridorun etkinleştirilmesi konusunda anlaşmaya varıldığını duyurmuştu. Garibabadi, ABD ve diğer ülkelerin, "Hürmüz Boğazı'nın yalnızca İran'ın belirlediği düzenlemeler çerçevesinde açılacağını bilmesi gerektiğini" iletmişti.
