Etrafındaki her şeyi sel yuttu, o ev nasıl ayakta kaldı? İçine giren gazeteci şaşkına döndü
Çin-Nepal sınırında geçen hafta yaşanan yıkıcı sel ve toprak kaymalarında can kaybı bin 130'a yükseldi. Binlerce kişinin kayıp olduğu bölgede sel sularının çevredeki yapıları sürüklediği sırada ayakta kalan yeşil bir ev dikkat çekti. Söz konusu yapının nasıl ayakta kaldığı merak konusu olurken bir gazeteci, yıkımın ortasında sağlam kalan eve girerek o anları görüntüledi.
Himalayalar'ı vuran sel felaketi Nepal'de büyük bir yıkıma yol açtı. Ulusal Afet Risk Azaltma ve Yönetim Kurumu'na göre, 26 Ağustos'ta meydana gelen felakette Nepal'de 1.114 ceset bulundu, 292 kişi yaralandı. 583'ü yabancı uyruklu olmak üzere 3.916 kişi ise hala kayıp.
Çin-Nepal sınırındaki bölgelerde ise arama kurtarma çalışmaları sürerken, suların çekilmesiyle felaketin boyutu da daha net ortaya çıkmaya başladı.
Afet bölgesinden gelen görüntülerde, sel sularının çevredeki ev ve yapıları sürükleyerek götürdüğü görülürken, yeşil renkli bir evin büyük ölçüde ayakta kalması dikkat çekti.
GAZETECİ, O EVİN İÇİNDE GİRDİ
Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde bir gazetecinin söz konusu eve girdiği anlar yer aldı. Binanın bazı bölümleri zarar görse de yapının büyük kısmının yıkımın ortasında adeta kaya gibi ayakta kaldığı görüldü.
EVİN NASIL YIKILMADIĞI MERAK KONUSU
Evin nasıl yıkılmadığı da günlerdir sosyal medyada merak konusu oldu. Yapının betonarme kazıklar üzerine oturtulan derin temelinin, sel sularının zeminde oluşturduğu aşınmaya karşı binanın direncini artırdığı değerlendiriliyor.
Çapraz destek sisteminin ise çamur ve sel akıntısının oluşturduğu yükü taşıyıcı sisteme dağıtarak yapının dayanıklılığına katkı sağladığı belirtiliyor. Evde kullanılan taş duvarların da sel sularıyla sürüklenen kaya parçalarının oluşturduğu darbelere karşı yapıyı koruduğu öne sürülüyor.
“ÖLÜMÜ ÇOK YAKINDAN GÖRDÜK”
Felaketten sağ kurtulan aile ise yaşadıkları korku dolu anları İngiliz Telegraph gazetesine anlattı. 42 yaşındaki Laxmi Pandey Pyakurel, "Ölümü çok yakından gördük. Ölüm hepimizin gözüne bakıyordu" dedi.
Pyakurel, “Bunların son anlarımız olduğunu düşündük. Herkese, eğer ölmemiz gerekiyorsa, birlikte öleceğimizi söyledim.” sözleriyle felaket anında yaşananları aktardı.
