Hindistan'da Türkiye korkusu zirve yaptı! Türk donanımıyla Pakistan filosu yenileniyor
Mekke Ortak Savunma Anlaşması sonrası Türkiye ile Pakistan arasındaki savunma iş birliği dünyada ses getirirken, Hint basınından dikkat çeken bir iddia geldi. Ankara'nın Pakistan'a yüzlerce silahlı dron sevk ettiğini öne süren Hindistan'da "Türkiye korkusu" zirve yaparken, Modi yönetimi artan askeri hareketlilik karşısında alarma geçti.
Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın imzalanmasının ardından Türkiye ile Pakistan arasındaki savunma iş birliği uluslararası kamuoyunda ses getirmeyi sürdürürken, Hindistan'dan dikkat çeken iddialar gelmeye devam ediyor.
İki ülke arasındaki stratejik yakınlaşmayı yakından takip eden Hint savunma kaynakları ve basını, Türkiye'nin Pakistan'a yüzlerce silahlı dron sevk ettiğini öne sürdü.
HİNDİSTAN'IN BÜYÜK KORKUSU: SONGAR
Hint basınında sevkiyatın bölgedeki dengeleri etkileyebilecek nitelikte olduğu savunularak, "18 ve 19 Ağustos 2026 tarihlerinde, Türk Hava Kuvvetleri'ne ait A400M nakliye uçağı, İstanbul'dan Pakistan'ın insansız hava araçları operasyonları için kullandığı Murid Hava Üssü'ne 3 farklı tipte toplam 850 adet Asisguard SONGAR silahlı dron getirdi. Uzun menzilli stratejik saldırılar için tasarlanmamış olsa da 850 adetlik teslimat, sınır gözetimi ve isyanla mücadele için önemli bir sürü yeteneği sunmakta. Savunma kaynakları, Songar sistemlerinin yanı sıra, sevkiyatların gizlice gezici mühimmat, geliştirilmiş Bayraktar TB2 İHA'lar ve yapay zeka güdümlü seyir füzeleri de taşımış olabileceğinden şüpheleniyor. Yeni Mekke Savunma Paktı’nın desteğiyle Pakistan, gelişmiş Türk donanımını kullanarak insansız hava aracı filosunu hızla ve önemli ölçüde yeniden inşa ediyor. Modi yönetimi yakından takip etmek zorunda" değerlendirmesini paylaştı.
DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI: TAKİPTEYİZ
Öte yandan Yeni Delhi'de düzenlenen panelde Türkiye'nin öncülüğünde kurulan savunma paktının neden olduğu stratejik üstünlük karşısında köşeye sıkışan Hindistan Dışişleri Bakanı Jaishankar, anlaşmanın ağırlığını görmezden gelmeye çalışarak şu bahaneleri sıralamıştı:
"İmza sahibi ülkelerin her birinin karşı karşıya olduğu aktif askeri durumlar var; Mekke Anlaşması buna cevap olarak ne yaptı? Benim hesaplamamda her şey önemlidir, her şeyin bir ağırlığı vardır ve bazen olayların kendi seyrini izlemesi gerekir. Bana dostça davranmayan herhangi bir aktörün yaptığı her şey, elbette güvenlik hesaplamalarımda dikkate alınır."
Hindistan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Randhir Jaiswal da üçlü ittifakın Hindistan’ın güvenlik hesapları üzerindeki etkisini kabul etti. Söz konusu anlaşmanın Yeni Delhi tarafından yakından takip edildiğini yineleyen Jaiswal, ülkesinin ulusal güvenliğine yönelik muhtemel etkilerin ayrıntılı şekilde değerlendirildiğini söyledi:
"Bu anlaşma söz konusu olduğunda, anlaşmanın etkilerini hem Hindistan’ın ulusal güvenliği hem de bölgesel barış ve istikrar açısından tüm boyutlarıyla inceliyoruz. Batı Asya ve çevresindeki tüm askeri ve stratejik gelişmeleri yakından takip etmeyi sürdüreceğiz."
ESKİ TÜMGENERAL BAKSHİ'DEN KÜSTAH TEHDİT
Emekli Tümgeneral Gagan Deep (GD) Bakshi, Türkiye'ye yönelik saldırgan tutumun sürdürüyor.
Mekke Anlaşmasını hedef alan Bakshi Türkiye'yi tehdit etti:
"İtifak, Suudi Arabistan'ın mali gücünü, Türkiye'nin savunma teknolojisi ve sanayisini, Pakistan'ın nükleer cephaneliğini ve insan kaynaklarını bir araya getiriyor. İttifak Hindistan için de tehdit. Çünkü Pakistan, Hindistan'ın başlıca jeopolitik rakibi. Ankara ve Riyad'dan İslamabad'a uzanan resmi bir savunma şemsiyesi, Hindistan'ın askeri planlarını önemli ölçüde karmaşıklaştırıyor. Biz vasal değiliz. Dostane ilişkilere ve savunma işbirliğine rağmen Hindistan, Washington'ın veya Tel Aviv'in dış politikası uğruna hayati çıkarlarını feda etmemeli."
