Asırlık mesai başladı! Kilogramı 500 lira… Saatlerce kazanda kaynıyor, kimi içine kül kimi toprak atıyor
Antalya’da asırlık bağlardan toplanan üzümler, geleneksel yöntemlerle saatlerce kazanda kaynatılarak pekmeze dönüştürülüyor. İçine kimi zaman kül kimi zaman toprak katılarak parlaklık katılan pekmezin kilosu ise 500 liradan satışa sunuluyor.
Antalya’nın İbradı ilçesinde asırlık bağlardan toplanan üzümler, geleneksel yöntemlerle saatler süren emek sonrasında pekmeze dönüştürülüyor. Toplanan üzümler, özel havuzlara alınarak eziliyor, üzüm suyu kazanlara dolduruluyor, özel olarak hazırlanan toprak ilave edildikten sonra 4-5 saat kaynatılıyor. Üzüm suyu, dinlendirilip süzülmesinin ardından yeniden kaynatılıyor. Üzümleri sıkarak elde edilen şıra süzüldükten sonra odun külüyle bakır kazan ve tavalarda kaynatarak saatler süren zahmetli işlemlerin ardından pekmeze dönüşüyor. Hazırlanan pekmezin kilogramı ise bu yıl 500 liradan satışa sunuluyor.
SAATLER SÜREN İŞLEMLERDEN GEÇİYOR
Akseki ve İbradı bölgesinde pekmez yapımına bağlardan üzüm toplanmasıyla başlanıyor. Toplanan üzümler, yörede "şırana" olarak adlandırılan özel havuzlara alınarak eziliyor. Ezme işleminin ardından elde edilen üzüm suyu kazanlara dolduruluyor. Üzüm suyunun içerisine özel olarak hazırlanan toprak ilave edildikten sonra kazanlar odun ateşinin üzerine konuluyor. Yüksek ateşte yaklaşık 4-5 saat kaynatılan üzüm suyu, dinlendirilip süzülmesinin ardından yeniden kaynatılıyor.
YAPIMI ÇOK ZAHMETLİ
Geleneksel yöntemle hazırlanan pekmezde odun ateşi önemli bir yer tutuyor. Üzüm suyunun kıvam alması için saatler boyunca kazanın başında bekleyen üreticiler, pekmezin istenilen kıvama gelmesi için büyük emek harcıyor. Üreticiler, geleneksel yöntemle hazırlanan pekmezin hem yapımının zahmetli olduğunu hem de uzun bir süreç gerektirdiğini belirtiyor.
KİLOSU 500 LİRA
Akseki ve İbradı bölgesinde geleneksel yöntemlerle hazırlanan pekmezin kilogramı ise bu yıl 500 liradan satışa sunuluyor. Üreticiler, sınırlı miktarda üretilen pekmezin özellikle yöresel ürünlere ilgi gösteren vatandaşlar tarafından tercih edildiğini ifade ediyor.
“KİMİ TOPRAK KATIYOR, KİMİ KÜL”
Ürünlü Mahallesi’nde yaşayan Rabia Özdemir, pekmez yapımına üzümlerin sıkılmasıyla başladıklarını belirterek, üzüm suyunu bir süre dinlendirdikten sonra süzdüklerini söyledi. Ardından ateşi yakarak üzüm suyunu bakır kazanlarda kaynatmaya başladıklarını anlatan Özdemir, geleneksel yöntemde meşe, incir ve ceviz gibi ağaçlardan elde edilen kül kullandıklarını ifade etti. Pekmez yapımında külün önemli bir yeri olduğunu belirten Özdemir, "Kimi toprak katıyor, kimi kül katıyor. Bizim burada kül katıyoruz. Bu kül pekmezimizin acısını alıyor, parlaklık veriyor" dedi.
“KİMİ TOPRAK KATIYOR, KİMİ KÜL”
Ürünlü Mahallesi’nde yaşayan Rabia Özdemir, pekmez yapımına üzümlerin sıkılmasıyla başladıklarını belirterek, üzüm suyunu bir süre dinlendirdikten sonra süzdüklerini söyledi. Ardından ateşi yakarak üzüm suyunu bakır kazanlarda kaynatmaya başladıklarını anlatan Özdemir, geleneksel yöntemde meşe, incir ve ceviz gibi ağaçlardan elde edilen kül kullandıklarını ifade etti. Pekmez yapımında külün önemli bir yeri olduğunu belirten Özdemir, "Kimi toprak katıyor, kimi kül katıyor. Bizim burada kül katıyoruz. Bu kül pekmezimizin acısını alıyor, parlaklık veriyor" dedi.
YÖNTEMLER GELENEKSEL
Geleneksel yöntemle hazırlanan pekmezin hazır olarak satılan ürünlerden farklı olduğunu dile getiren Özdemir, pekmezde yapımında büyük emek bulunduğunu söyledi. Pekmez yapımının geçmişten günümüze aile içerisinde aktarıldığını belirten Özdemir, annesinden öğrendiği yöntemi kendisinden sonraki nesillere de aktarmak istediğini anlattı. Özdemir, "Eskiden annem yapıyordu, şimdi bizler yapıyoruz. Biz de öğrendiğimiz şekilde yapıyoruz. Bizden sonraki nesiller de bunları yapsın istiyoruz" diye konuştu.
