Ömer Koç’tan Gazze çıkışı: Avrupa’nın ahlaki inandırıcılığı kalmadı
Türk İş Dünyası Konfederasyonu 27. İş Dünyası Zirvesi'nde konuşan Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç, "Gazze’de yaşanan soykırım, insanlık trajedisine dönüşürken; uluslararası hukukun ve uluslararası kurumların düştüğü aczi gözler önüne serdi. ABD, İngiltere ve Avrupa Birliği’nin İsrail’i şartsız olarak desteklemesi, Batı’nın yüz karası olan bu hunhar soykırımı mümkün kıldı. Maalesef artık Avrupa’nın en ufak bir ahlaki inandırıcılığı kalmamıştır ve bunun da hepimizi etkileyen çok vahim neticeleri olacaktır" dedi.
Türk İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) 27. İş Dünyası Zirvesi, ‘Kalıcı Belirsizlik Çağında Ekonomik Dayanıklılık’ temasıyla Fırat Sanayi ve İş Dünyası
Federasyonu (FIRATSİFED) ev sahipliğinde Elâzığ’da başladı. Zirvenin açılışında onur konuğu olarak konuşan Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç, tarihî kırılmaların yaşandığı bir dönemden geçildiğini vurgulayarak, II. Dünya Savaşı sonrasında kurulan, kurallara dayandırılan düzenin; büyük ölçüde ABD tarafından ciddi şekilde yıpratıldığını söyledi.
“İş yapmaya alıştığımız küresel nizam değişiyor; rehber sayılan uluslararası kurumlar ve kurallar aşınıyor” diyen Koç, küresel ekonomiye ilişkin yadırganan
dünün kabullerinin bugünün dünyasını anlamakta yetersiz kaldığını vurguladı. Koç “Bugün devletlerin kaide tanımadan, münferit çıkarları uğruna dünyayı kolayca ateşe atabildiğini görüyoruz. Bilgiye ve teknolojiye erişim artarken, beklentilerin aksine insanlığın akıl ve uzlaşı yolundan uzaklaşmaya başladığına tanıklık ediyoruz. Gazze’de yaşanan soykırım, insanlık trajedisine dönüşürken; uluslararası hukukun ve uluslararası kurumların düştüğü aczi gözler önüne serdi. ABD, İngiltere ve Avrupa Birliği’nin İsrail’i şartsız olarak desteklemesi, Batı’nın yüz karası olan bu hunhar soykırımı mümkün kıldı. Maalesef artık Avrupa’nın en ufak bir ahlaki inandırıcılığı kalmamıştır ve bunun da hepimizi etkileyen çok vahim neticeleri olacaktır” değerlendirmesini yaptı.
Üretim kompleksi ay sonu devreye alınacak! Özdilek’ten 55. yılında 120 milyon dolarlık yatırım
"TERÖRÜN BİTMESİNİ TAKİP EDİYORUZ"
Terör belasının sona erdirilmesine yönelik gayretleri de büyük umutla takip ettiklerini vurgulayan Koç “Bu süreçler, ülke içinde birliğin pekişmesine, bütün olarak Türkiye’nin ama özellikle Doğu ve Güneydoğu’muzun iktisadi potansiyelini büyük ölçüde artıracaktır. Ekonomik dayanıklılıktan söz ediyorsak, öncelikle bugün bunun hangi şartlarda mümkün olabileceğini değerlendirmeliyiz. Kalıcı istikrarın ön şartı; kurum ve kurallarıyla eksiksiz çalışan bir demokrasinin ve hukukun üstünlüğünün hâkim olmasıdır. Sağlam bir hukuki çerçeve içinde adalet kesintisiz, tefrik edilmeksizin işleyeceğine güven duyulan, sürdürülebilir bir ekonomik kalkınmanın temel şartıdır. Böyle bir öngörülebilirlik; şirketlerin uzun vadeli yatırım kararları alabilmesi, ekonominin dış şoklara karşı mukavemet kazanması için elzemdir” diye konuştu.
"İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ CİDDİ İŞ RİSKİ"
Türkiye son dönemde fiyat artışlarını dizginlemeye odaklanmış olsa da enflasyonun hâlen çok yüksek seyrettiğine işaret eden Koç, şunları söyledi:
Finansman maliyetleri de reel sektör üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor. Bu ortam sanayimiz açısından büyük bir dezavantaj oluşturuyor. Nitekim üçüncü ülkelerde stratejik sektörler yalnız jeopolitik avantajla değil, ucuz kredi gibi desteklerle de önemli ölçüde destekleniyor. Dolayısıyla fiyat istikrarının kalıcı olarak tesis edilmesi, finansman maliyetlerinin yatırımı destekleyecek seviyelere inmesi rekabet gücümüz açısından hayati önem taşıyor. İklim değişikliği de artık ciddi bir iş riski olarak görülmeli. Zira orman yangınları, seller, kuraklık, aşırı sıcaklar ve daha sık ve şiddetli yaşanıyor. Kaynakların yönetimi büyük önem kazandı. İklim değişikliğinin sadece çevre politikalarının konusu olarak görüldüğü dönem geride kaldı.
"TEKNOLOJİDE YAYILIM AÇIĞI VAR"
TÜRKONFED Başkanı Süleyman Sönmez, dezenflasyon sürecinde reel sektörün sürdürülebilir büyümenin taşıyıcısı olduğunu belirtti. Türkiye’nin teknolojiyi sadece kullanan değil, üreten ülke olması gerektiğini söyleyen Sönmez, KOBİ’lerin yüzde 79’unun düşük teknolojili sektörlerde faaliyet gösterdiğine dikkat çekti.
"HUZUR EN BÜYÜK TEŞVİK"
FIRATSİFED Başkanı Prof. Dr. Yasemin Açık, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da korkunun yerini umudun aldığını belirterek “Bir ekonomi için huzur ve istikrardan daha büyük bir teşvik yoktur. Bu bölge için bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Türkiye’nin bir sonraki büyüme hikâyesi İstanbul’un dışında, Anadolu’da yazılmalıdır” dedi.

