Sarı metal faize direniyor! Altının yeni rolü belli oldu
FED’den bir faiz artışı daha beklenirken ABD'de 10 yıllık reel tahvil getirileri %2,63 ile 20 yılı aşkın sürenin en yüksek seviyesine çıktı. Buna karşılık küresel altın destekli ETF'lere yatırımcı girişi sürüyor. Ons fiyatı, 50 günlük ortalamanın bulunduğu 4.300 dolar üzerinde konumlanırken; Stratejist Ole Hansen, “Yüksek tahvil faizi altın için artık otomatik bir negatif sinyal değil” diyerek, altının yeni rolünü açıkladı.
Küresel piyasalarda altının ons fiyatı, dünkü işlemlerde yüzde 0,8 değer kaybederek 4.343 dolardan kapandı. Ons altın yeni günde ise TSİ 06.10 itibarıyla 4.340 dolardan fiyatlandı. Yatay görünüm öne çıkarken, spot piyasada işlem gören 22 Eylül 2026 gram altın da 6.810 TL'den güne başladı.
Geçen hafta yaklaşık üç yıl aranın ardından gerçekleştirilen FED faiz artışının ardından, 2026'da bir faiz artışının daha gündemde olması, altın üzerinde baskı oluşturan önemli unsur olarak öne çıkıyor. Öte yandan ABD'de 10 yıllık reel tahvil getirileri cuma günü yüzde 2,63 ile 20 yılı aşkın sürenin en yüksek seviyesine çıktı. Reel getiriler yıl başından bu yana 76 baz puan yükseldi. Buna karşılık küresel altın destekli ETF'lerin toplam varlıkları ise 2026'nın ilk yarısındaki düşüşün ardından toparlanmayı sürdürüyor.
ETF’LERE REKOR GİRİŞ
Dünya Altın Konseyi (WGC) tarafından açıklanan verilere göre küresel altın destekli ETF'lere ağustosta 18 milyar dolar net giriş gerçekleşti. Bu, aylık bazda tarihin ikinci en yüksek girişiydi. Küresel ETF varlıkları yüzde 16 artarak 615 milyar dolara çıktı. ETF'lerin toplam altın varlığı da 121 ton artışla 4 bin 189 tona yükseldi ve rekor kırdı. Kuzey Amerika ETF'lerine 7,7 milyar dolar, Avrupa ETF'lerine 7,9 milyar dolar, Asya ETF'lerine 2 milyar dolar giriş oldu.
EYLÜLDE DE DEVAM EDİYOR
WGC'nin 18 Eylül'e kadar olan haftalık verileri de ETF talebinin zayıflamadığını gösteriyor. 9 Eylül itibarıyla yayımlanan piyasa verilerinde, yalnızca bir haftalık dönemde altın ETF'lerine yaklaşık 2 milyar dolarlık giriş raporlanmıştı. 16 Eylül'deki Fed faiz artışı, yükselen tahvil getirileri ve güçlü dolar gibi altın açısından normalde baskı olabilecek unsurlara rağmen yatırımcı ilgisinin korunduğu görülüyor.
MERKEZ BANKALARI GİBİ!
Saxo Bank Emtia Stratejisti Ole Hansen, reel getirilerdeki yükselişe rağmen altına yönelik yatırımcı talebinin dirençli kaldığına dikkat çekti. Hansen, uzun vadeli devlet tahvili getirilerindeki yükselişin ETF'lerde yeni bir tasfiye dalgası oluşturma yerine, altın talebinin güçlü kalmasına yol açtığını belirterek, ETF varlıklarının da merkez bankalarının altın talebine benzer şekilde ayrışma gösterdiğini söyledi.
Petrolde 87 dolar senaryosu! Akaryakıt için geri sayım başladı
TAHVİLİN YENİ MESAJI
Geleneksel yaklaşımın, “daha yüksek reel getirilerin, faiz getirisi sağlamayan altını yatırımcılar açısından daha az cazip hale getirdiği” yönünde olduğunu hatırlatan Hansen, mevcut şartların bu görüşü sorgulattığını ifade etti. Hansen'e göre yatırımcılar, uzun vadeli tahvil getirilerindeki yükselişi yalnızca altına alternatif bir yatırım fırsatı olarak değil; devletlerin mali riskleri, artan borçlanma maliyetleri ve finansal istikrara ilişkin potansiyel bir uyarı sinyali olarak da değerlendiriyor.
ALTININ YENİ ROLÜ
Hansen, bu ortamda altının geleneksel finansal sistemin dışında bir varlık olarak rolünün daha fazla önem kazanabileceğini belirtti. Yüksek ve yükseliş eğilimindeki tahvil faizlerinin artık altın açısından otomatik olarak negatif bir sinyal oluşturmadığına işaret eden Hansen, merkez bankalarının devam eden alımlarının yanı sıra Batı'da ETF yatırımcılarının yeniden piyasaya dönmesinin ve Asya'daki güçlü talebin altını destekleyen yatırımcı tabanını genişlettiğini söyledi.

