Google Linke Tıkla, Türkiye Gazetesi'ni Google Favorilerine Ekle!

DEM’deki klikler sabote ediyor! Uzman isimler: Kandil ve Öcalan aynı noktada, onlar başka yerde

DEM’deki klikler sabote ediyor! Uzman isimler: Kandil ve Öcalan aynı noktada, onlar başka yerde

Terörsüz Türkiye’de taşlar yerine otururken, DEM Partili bazı isimlerin açıklamaları tepki topluyor. Uzmanlara göre, DEM’in kongreyi erkene çekmesi de yeni parti arzusunu dile getiren Öcalan’a karşı bir hamle. “DEM, barış ortamında varlık sancısı çeker” diyen araştırmacı Mehmet Sabri Akgönül, partideki aykırı sesleri sert bir şekilde eleştirerek “Bu isimler için barış salt bir istismar aracıdır” ifadelerini kullandı.

Özetle Dinle
Kaydet
a- | +A
Yılmaz Bilgen
YILMAZ BİLGEN

Terörsüz Türkiye projesinde kritik birçok eşik aşıldı. Kandil ve İmralı aksında kaydedilen ilerlemeye rağmen DEM kanadından bazı isimlerin süreci sabote ettiği görüşü hâkim. Kandil ve Öcalan’ın DEM’le ilgili ciddi endişeler taşıdığı rapor ediliyor. DEM’den son dönemde tepki çeken aykırı açıklamaları, kongre tarihini erkene alma planları başta olmak üzere ‘ne hedefliyor’ sorusunu alanında uzman isimlere sorduk. DEM Parti çizgisinde uzun yıllar politik rol üstlenen Ayhan Bilgen “Denklemin değişeceğini gördükleri için kendilerince bu taktik hamlelere başvuruyorlar” derken araştırmacı Mehmet Sabri Akgönül ise “Kürtler ve barış DEM’li bu isimler için salt istismar aracı olmaktan öte anlam taşımıyor” ifadelerini kullandı.

ÖNERİLEN HABERLER
Suriyeli güvenlik kaynağı, SDG
GÜNDEM

Suriyeli güvenlik kaynağı, SDG'nin fesih sürecini gazetemize anlattı: Barış, Şeyh Maksut zaferiyle geldi

DEM’İN PATRONU BAŞKA

HDP’de vekillik ve belediye başkanlığı da yapan Ayhan Bilgen “Sürmekte olan Terörsüz Türkiye projesi bir tür turnusol görevi ifa ediyor” dedi. Kandil ve Öcalan’ın bu çizgiden duyduğu rahatsızlığı dile getiren Bilgen “Her iki kanadın da bu konudaki huzursuzluğu yakinen bilen birisiyim. Silah bırakma dâhil tüm konu başlıklarında Öcalan ve Kandil, DEM’deki bu isimlerden çok daha tutarlı ve makul bir çizgide. DEM’in siyasi tutum ve eylemleri Kürtler, Türkiye, Suriye, Irak ve benzeri lokal dinamiklerden ziyade daha çok Batılı merkezlerin etkisiyle şekillenmekte. Bunu da zaten LGBT ve benzeri bu coğrafya insanının hiçbir biçimde kabullenmeyeceği alanlarda üstlendiği rolle dışa vurmaktalar. Batı’nın dayattığı normlarla hareket eden bir siyasi hareketin Kürtler, Türkler, Fars ya da Araplar için çözüm üretmesini beklemek zaten mümkün değil” diye konuştu.

Ayhan Bilgen
Başlık ResmiAyhan Bilgen

ÖNE ALINMA FİKRİ BİR TAKTİK

DEM kongresinin öne alınmasını hem Kandil hem de Öcalan’a karşı bir hamle olarak nitelendiren Ayhan Bilgen sözlerini şöyle sürdürdü:

"İşin özünde hem Abdullah Öcalan’ın durumu netleşmeden hem de geri dönüş takvimi ve yasadan faydalananların listesi belli olmadan kendi durumlarını garantiye almak ve 2 yıl daha kazanmak için kongreyi öne aldılar. DEM’deki kliklerden gelen silahların teslimi, Suriye’deki entegrasyon ve benzeri konulardaki açıklamalar zaten niyetlerini yeterince gösteriyor. Onlar bu dönemi formalite pansumanla geçiştirerek koltuklarını kaptırmama derdinde. Oysa DEM’in yapması gereken sürecin doğru anlaşılmasını sağlamaktır, engel olmak değil. Silah bırakma teyidinden sonra denklemin değişeceğini gördükleri için kendilerince bu taktik hamlelere başvuruyorlar. Batı merkezli dayatılardan vazgeçmeyecekler. Tabandaki desteğe rağmen direnç göstermeyi sürdürecekler. Silahı teslim edenler, silahsız zeminde kendilerini ifade edecekleri bir dönemi kendilerine tehdit olarak görüyorlar. Parti içerisinde olumlu çaba içerisinde emek verenler de var elbette, ancak üst yönetim farklı motivasyonlarla hareket ettiği için DEM Parti feshedilebilir."

Mehmet Sabri Akgönül
Başlık ResmiMehmet Sabri Akgönül

SADECE DİRENEN ONLAR

Terörsüz Türkiye projesini İran, Irak ve Suriye bağlamından bağımsız görülemeyeceğini ifade eden araştırmacı Mehmet Sabri Akgönül yeni sürecin salt güvenlik eksenli bir mesele olmadığını, bütün siyasi aktörlerin stratejik konumlanmalarını da dönüştüren bir devlet programı özelliği taşıdığını vurguladı. Akgönül şunları söyledi:

Bu zeminde DEM hariç Türkiye’nin bütün siyasal partileri dönüştü. DEM ise kendi varoluşsal gerilim stratejisiyle sürece eklemlenmiş bir siyasi aktör olarak statükoyu sürdürmeyi dayatıyor. Hatta özelikle bazı isimler hiçbir katkı sunmadığı süreci kendi varlık mücadelesini alet ediyor. Her şeyden önce DEM Parti’nin Türkiye okuması yanlıştır. Bu parti, Kürt sorununun doğrudan ürünüdür. Sorun biterse parti biter. Dolayısıyla taşıdığı genetik kod, barış ve uzlaşıdan çok, çatışma ve kriz hâllerine cevap vermek üzere şekillenmiştir. Partinin siyaset yapma tarzı, dünyayı okuma biçimi ve Türkiye’nin somut şartlarına yaklaşımı, sürekli olarak sorun ve kriz odaklıdır. Barış ortamında varlık sancıları çekerler. Siyaset yapma tarzı, çatışma diline dayanır. Parti elitlerinin kullandığı sözcük dağarcığına dikkat kesilin: Yöneticileri, neredeyse her çıkışta “mücadele”, “direniş”, “kazanım” ve “bedel” gibi kavramları merkeze alır. Bu, siyasetin değil, psikolojik seferberliğin dilidir. Bu dil, bir siyasi programdan çok, bir direniş aktivizmine yaslanır.

BASS ZİHNİYETİ EGEMEN

DEM Parti, silahtan arındırılmış, iktidar kapasitesinden yoksun bir Baas Partisi görünümündedir. Zaten kendisini bir parti olarak değil, bir hareket olarak idrak eder. İronik olan, Suriye, Irak ve Mısır’da Baas rejimlerinin tasfi ye olduğu bir coğrafyada, bu siyasal mantığın DEM Parti üzerinden varlığını sürdürmesidir. Suriye’de, Irak’ta, Mısır’da Baas çöktü. Ama DEM Parti’de Baas anlayışı hâlâ yaşıyor. Hem de başkanlık koltuğunda oturuyor. Tarihin enkazı, bugün DEM’de iktidardır. Bu hâliyle DEM, bir Türkiye partisinden çok bir İran partisine benzemektedir. Bu İranî kol, DEM’de bir zihniyet değildir; fiziksel bir ağırlıktır.

ÖNCE ONLAR FESHEDİLMELİYDİ

Öcalan ismi ve sıfatları, partili vekiller için maddi ve manevi bir kariyer aracına dönüşmüş durumda. “Sayın Öcalan” jargonu üzerinden siyasi rant ve maddi birikim sağlarlar. Kariyerlerini bu sembol üzerinden inşa ederler. Terörsüz Türkiye süreci başladığında, asıl hedefin DEM Parti’nin dönüşümü olması gerekirdi. Önce PKK’nın feshi gündeme geldi. DEM ise kenarda bekledi. Bu stratejik bir hataydı. Öcalan, DEM Parti’yi feshetmek zorunda kalacak. Zira bu yapı, artık ne çözümün ne de çatışmanın tarafı olmayı sürdürebilir. Ve bu fesih, PKK’nın feshinden daha zorlu ve daha gerilimli olacaktır.

Whatsapp İkon Facebook İkon Bağlantıyı Kopyala
Yayın Tarihi |
Haberle İlgili Daha Fazlası
Gündem
Bizi Takip Edin Bizi Takip Edin
YORUMLAR
ÖNE ÇIKANLAR
SONRAKİ HABER
Soru 0 / 6
Türkiye Gazetesi dijital abonelik ve arşiv kampanyamızı ilk nereden duydunuz?

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.