Gedik’in naaşı Menderes’in yanına taşınacak! 66 yıl sonra şehit sayıldı
Uyduruk mahkemelerle idam edilen Menderes ve arkadaşları anıldı. Gözaltında intihar ettiği söylenen dönemin İçişleri Bakanı Namık Gedik’in de şehit sayılması ve 66 yıl sonra Anıtmezar’a defnedilmesi kararlaştırıldı.
Tarihe vurulmuş kara bir leke olan 27 Mayıs 1960 askerî darbesinin canından ettiği eski İçişleri Bakanı İsmail Namık Gedik’in de şehit olarak anılmasına karar verildi. 17 Eylül 1961 tarihinde idam edilen eski Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan, darağacına çekilmelerinin 65. yılında mezarları başında dualarla yâd edildi.
İSTANBUL’A TAŞINACAK
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Topkapı’daki Anıtmezar’da yaptığı açıklamada dönemin bakanlarından Namık Gedik’in de şehit sayıldığını ve Ankara Cebeci’deki naaşının Menderes’in yanına taşınacağını açıkladı. Darbecilerin onun ölümünü sözde intihar olarak duyurduğunu hatırlatan Bakan Çiftçi, “Ancak biz, darbenin karanlık şartlarında oluşturulan bu anlatıyı kabul etmiyoruz. 27 Mayıs zulmünün mazlumu ve şehidi olarak rahmetle yâd ediyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı’mızın imzasıyla merhum İçişleri Bakanımız İsmail Namık Gedik’in naaşının, Adnan Menderes Anıtmezarı’nın bulunduğu alana nakledilerek defnedilmesi kararlaştırılmıştır” diye konuştu.
SEVİLEN TABİP
Merhum Namık Gedik, Malatyalı bir ailenin çocuğu olarak 1911 yılında İstanbul’da doğdu. İstanbul Tıp fakültesini bitirdi. Başbakan Adnan Menderes’in memleketi Aydın’a tayin edildi. Çine ilçesinde halkın kendisine duyduğu sevgi, Menderes’in dikkatini çekti. Demokrat Parti’yi kuran Menderes, Gedik’i siyasete davet etti. 1954’ten 1960’a kadar iki dönem İçişleri Bakanlığı yapan Dr. Gedik, 6-7 Eylül olayları sırasında bakanlık koltuğunda bulunuyordu.
KAPISI KURŞUNLANDI
27 Mayıs 1960 darbesinde Ankara Sümer Sokak’taki evinden kapı kilidi kurşunlanarak gözaltına alındı. Bir kamyonet kasasında Ankara Harp Okulu’na götürüldü. 29 Mayıs 1960 gecesi vefat haberi geldi. Darbeciler, Gedik’in üçüncü katın penceresinden atlamak suretiyle intihar ettiğini kayıtlara geçti. Ailesi ve sevenleri ikna olmadı. Gedik’in, iri cüssesinden dolayı 55 cm genişlikte çift camlı pencereden atlamasının mümkün olmadığı belirtildi. Gözaltı sırasında ağır fiziki ve manevi işkenceye maruz kaldığı belirlenen Gedik’in cenazesi de ailesine gösterilmedi.
İNTİHAR DEĞİL CİNAYET
Resmî kayıtlara ‘intihar’ diye geçen olay milletin hafızasında ise ‘cinayet’ olarak kaldı. Gedik, Ankara Cebeci Mezarlığına defnedildi. Menderes, Zorlu, Polatkan ve Gedik ailesi 27 Mayıs darbesinin yıl dönümünde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı ziyaret etti. Kabulde merhum Namık Gedik’in dramı da gündeme geldi. Erdoğan, talimat verdi.
İÇİŞLERİ: İLK ŞEHİT
İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı bir rapor hazırladı. 31 sayfalık raporda merhum Namık Gedik’in ölümünün basit bir intihar olarak kabul edilemeyeceği, darbe sürecindeki ağır işkence ve baskı ortamının hukuki açıdan bir cinayet olduğu belirtildi. Namık Gedik’in 27 Mayıs darbesinin ilk ‘demokrasi şehidi’ olduğuna dikkat çekilen raporda, merhumun diğer DP liderleriyle aynı kaderi paylaştığı ve naaşının Anıtmezar’a taşınmasının devlet vefası ile demokratik hafızayı güçlendirecek tarihî bir adım olacağı ifade edildi.
‘YETİŞ ASKER’ DİYE DARBE ÇAĞRISI YAPTILAR
Demokrat Parti’nin iktidar olduğu 1950-1960 yılları arasında hükûmeti devirmek için CHP ve cuntacılar tarafından birçok tertip yapıldı. 6-7 Eylül, 9 Subay, Uşak, Zile, Çanakkale-Geyikli ve Kayseri-Yeşilhisar olayları, Kızılay yürüyüşü gibi toplumu sarsan olaylar meydana geldiğinde İçişleri Bakanlığı koltuğunda Namık Gedik bulunuyordu. Bu yüzden, CHP tarafından hedef yapıldı. CHP’li şair Behçet Kemal Çağlar, öğrenci olayları sebebiyle sorumlu tuttuğu Gedik için darbe çığırtkanlığı yaparak şu çirkin şiiri yazdı:
“Namık Gedik didik didik olasın,
Her parçanı bir çalıda bulasın,
Çakılasın bir kazığın üstüne,
Korkuluktan beter hödük olasın.
Zeki derler budalanın birisi.
Bumin ayısı...
Şahin mi leş kargası ne mi bu
Bir tek umut sende kaldı amanın,
Türk Ordusu, Türk Ordusu yetiş gel...”
Şiir, İçişleri Bakanlığı’nın raporunda da yer aldı.
