Rojin Kabaiş zehirlenerek mi öldürüldü? Avukatın gündem olan iddiasını, adli tıp raporu çürüttü
2024 yılında Van Gölü'nde cesedi bulunan Rojin Kabaiş'in ailesinin avukatı, dün genç kızın otopsisinde midesinde ölümcül kas gevşetici Rocuronium ve Ornidazole ilaçlarının tespit edildiğini iddia etmişti. Ancak söz konusu maddenin, Kabaiş’e ölmeden 1 ay önceki ameliyatı sırasında anestezik olarak verildiği ve iki aya kadar vücutta tespit edilebildiği ortaya çıktı.
2024 yılında Van'da üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş’in şüpheli ölümüne ilişkin soruşturmada yeni iddialar ortaya atıldı. Dün, ailenin avukatı Abdurrahman Karabulut, Rojin’in otopsisinde midesinde ölümcül kas gevşetici Rocuronium ve Ornidazole ilaçlarının tespit edildiğini açıkladı.
Karabulut “Yarılanma ömrü sadece 30 ila 90 dakika olan Rocuronium’un 11 Eylül’deki ameliyattan haftalar sonra yapılan otopside taze halde çıkması biyokimyasal olarak imkânsızdır. Bu adli veriler Rojin’in mide yoluyla Ornidazole ve özellikle Rocuronium verilerek bayıltıldığını ve solunumu felç edilerek katledildiğini kanıtlamaktadır” dedi.
"ETKEN MADDE, ÖLMEDEN 1 AY ÖNCE GEÇİRDİĞİ AMELİYATTA VERİLMİŞ"
Adli kaynaklardan edinilen bilgiye göre ise söz konusu maddelerin kaynağı ve tıbbi mahiyeti Adli Tıp Kurumu raporunda açık şekilde değerlendirildi.
Adli Tıp Kurumu raporunun sonuç bölümünde ise şu ifadeler yer aldı:
- Rojin Kabaiş’in 11 Eylül 2024 tarihinde geçirdiği ameliyat sırasında Roküronyum etken maddesinin anestezik madde olarak kendisine verildiği,
- Roküronyumun tıbben iki ay süreyle vücutta tespit edilebileceğinin bilindiği,
- Rojin Kabaiş’in ölümünden yaklaşık bir ay önce gerçekleştirilen söz konusu ameliyat nedeniyle bu maddenin vücudunda tespit edilmesinin tıbbi geçmişiyle uyumlu olduğu,
- Tespit edilen Ornidazolün ise enfeksiyon tedavisinde kullanılan bir ilaç etken maddesi olduğu,
- Otopsi kapsamında araştırılan toksik maddelere rastlanmadığı,
- Tespit edilen alkol düzeyinin tek başına ölüme neden olabilecek seviyede olmadığı ve çürüme nedeniyle meydana geldiğinin değerlendirildiği,
- Bu bulgular birlikte değerlendirildiğinde Rojin Kabaiş’in zehirlenerek öldüğüne ilişkin tıbbi delil bulunmadığı açıkça belirtildi.
"KAFATASINDA KIRIK YA DA BEYİN KANAMASI YOK"
Ayrıca Adli Tıp Kurumu raporunda; otopside cilt bütünlüğünün korunduğunu, kafa, göğüs ve batın boşluğuna nafiz herhangi bir yaralanma bulunmadığını; kafatasında kırık, kafa içi kanama, beyin doku harabiyeti, beyin kanaması, iç organ ve büyük damar lezyonu tespit edilmediğini belirterek mevcut verilerle travmatik bir tesir sonucu öldüğüne ilişkin de tıbbi delil bulunmadığı sonucu yer aldı.
