Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır: İlk ay aracını 2027'de fırlatacağız
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye’nin ilk derin uzay görevi kapsamında geliştirilen Ay uzay aracının 2027’nin ilk aylarında fırlatılmasının planlandığını açıkladı. Yaklaşık 3,5 ton ağırlığındaki aracın yüzde 80’den fazlası yerli imkanlarla üretilirken, Ay Araştırma Programı’nda tamamlanma oranı yüzde 77’ye ulaştı.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye’nin Ay Uzay Aracı Projesi’ne ilişkin son durumu açıkladı. Kacır, 2022’nin başında resmen başlatılan Ay Araştırma Programı kapsamında geliştirilen uzay aracının 2027’nin ilk aylarında uzaya gönderilmesinin hedeflendiğini belirterek, Türkiye’nin Ay görevi gerçekleştiren 9’uncu ülke olmayı amaçladığını söyledi.
Kacır, Türkiye’nin uydu teknolojilerinde Göktürk-2, İMECE ve TÜRKSAT 6A ile elde ettiği mühendislik birikiminin Ay görevine aktarıldığını ifade etti.
AY YOLCULUĞU YAKLAŞIK 2 AY SÜRECEK
Bakan Kacır’ın verdiği bilgilere göre Ay uzay aracının fırlatılmasının ardından yaklaşık 2 aylık bir yolculukla Ay yörüngesine ulaşması planlanıyor.
Aracın görev süresinin performansına bağlı olarak 1,5 yıla kadar uzatılabileceğini belirten Kacır, görev boyunca Ay ve çevresine ilişkin bilimsel araştırmalar gerçekleştirileceğini söyledi.
Türkiye’nin başarılı olması halinde bugüne kadar Ay görevi gerçekleştiren 8 ülkenin ardından bu alanda 9’uncu ülke olması hedefleniyor.
AY’DAKİ SU VE RADYASYON ORTAMI ARAŞTIRILACAK
Ay görevi sırasında Türk bilim insanlarının geliştirdiği ekipmanlarla çeşitli bilimsel ölçümler yapılacak.
Kacır, görev kapsamında güneş rüzgarlarının Ay yüzeyiyle etkileşiminin, Ay yüzeyindeki suyun oluşum mekanizmalarının, Ay’ın manyetik alanlarının ve yüzey özelliklerinin inceleneceğini açıkladı.
Yerli ekipmanlarla Ay’daki radyasyon ortamına ilişkin ölçümler de gerçekleştirilecek.
YAKLAŞIK 3,5 TONLUK ARAÇ YÜZDE 80’DEN FAZLA YERLİ
Türkiye’nin geliştirdiği Ay uzay aracının yaklaşık 3,5 ton ağırlığında olacağını açıklayan Kacır, aracın yüzde 80’den fazlasının yerli imkanlarla üretileceğini söyledi.
İMECE ve TÜRKSAT 6A projelerinden elde edilen deneyimin Ay aracına aktarıldığını belirten Kacır; uçuş bilgisayarı, haberleşme, güç, ısıl kontrol, yönelim ve yörünge operasyonları gibi kritik sistemlerin geliştirilmesinde yerli kabiliyetlerden yararlanıldığını kaydetti.
Projede TÜBİTAK UZAY ve Delta V’nin yanı sıra yerli teknoloji firmaları ve girişimler görev alıyor. Yaklaşık 2 bin mühendis, araştırmacı ve teknik personelin projeye katkı sunduğu belirtildi.
YERLİ HİBRİT İTKİ SİSTEMİ KULLANILACAK
Ay uzay aracının en kritik teknolojilerinden biri ise Türkiye’de geliştirilen hibrit itki sistemi olacak.
Kacır, sistemin aracın yörünge yükseltme manevralarında ve görevin son aşamasında Ay yörüngesinden çıkış için gerçekleştirilecek ateşlemelerde kullanılacağını açıkladı.
Bu sistemin başarılı şekilde çalışması, Türkiye’nin gelecekteki derin uzay görevleri açısından da önemli bir teknolojik kabiliyet kazanması anlamına gelecek.
AY ARACI KRİTİK TESTLERE GİRİYOR
Ay uzay aracının yolculuk öncesindeki kritik aşamalardan biri de test süreci olacak.
Araç, TUSAŞ bünyesindeki Uzay Sistemleri Entegrasyon ve Test Merkezi’nde çeşitli testlerden geçirilecek. Burada gerçekleştirilecek ısıl vakum testleriyle uzay ortamına dayanıklılığı, yapısal testlerle fırlatma sırasında karşılaşacağı koşullara direnci ve elektromanyetik uyumluluk testleriyle sistemlerin birlikte güvenli çalışması sınanacak.
Testlerin tamamlanmasının ardından aracın fırlatma için Kennedy Uzay Merkezi’ne gönderilmesi planlanıyor.
AY ARAŞTIRMA PROGRAMI YÜZDE 77 TAMAMLANDI
Kacır, 2022’nin başında resmen başlatılan Ay Araştırma Programı’nın mevcut durumda yüzde 77 tamamlanma seviyesine ulaştığını açıkladı.
Türkiye’nin daha önce gerçekleştirmediği bir derin uzay görevinin büyük ölçüde yerli insan kaynağı, altyapı ve teknolojiyle yürütüldüğünü vurgulayan Kacır, projenin Milli Uzay Programı’nın en önemli hedeflerinden biri olduğunu ifade etti.
TÜRKİYE ARTEMİS MUTABAKATI’NA KATILDI
Türkiye’nin uluslararası uzay iş birliklerini de genişlettiğini belirten Kacır, Türkiye’nin 3 Ağustos 2026’da NASA Genel Merkezi’nde gerçekleştirilen imza töreniyle Artemis Mutabakatı’na katıldığını hatırlattı.
Anlaşmanın Ay ve diğer gök cisimlerine yönelik sivil uzay faaliyetlerinde uluslararası iş birliğini teşvik ettiğini belirten Kacır, Türkiye’nin uzay çalışmalarında uluslararası ortaklıklarını geliştirmeyi hedeflediğini söyledi.
Kacır ayrıca Somali’de yapımı süren uzay limanının Türkiye’nin uzaya bağımsız erişiminin önünü açacağını, Ankara’da Türkiye Uzay Ajansı, TÜBİTAK ve ODTÜ iş birliğiyle bir uzay teknolojileri geliştirme bölgesi kurulmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü açıkladı.
