Dostunun kaybıyla kahroldu! Eren Vurdem'den Serhat Kılıç'a veda
Oyuncu Serhat Kılıç’ın evinde hayatını kaybetmesinin ardından olay yerine giden isimlerden biri olan yakın dostu Eren Vurdem, sosyal medya hesabından duygusal bir paylaşım yaptı. Kılıç’ın vefatıyla büyük üzüntü yaşayan Vurdem, dostuna duyduğu özlemi ve yaşadığı acıyı takipçileriyle paylaştı.
Seksenler, Söz ve Maraşlı gibi birçok yapımla hafızalara kazınan oyuncu Serhat Kılıç, 5 Eylül'de İstanbul Kağıthane'deki evinde hayatını kaybetmiş halde bulundu. Henüz 51 yaşında hayata veda eden Kılıç'ın ölüm haberi sanat dünyasını hüzne boğarken, acı haberi alır almaz evine koşan isimlerden biri de yakın arkadaşı Eren Vurdem olmuştu.
Kılıç'la 'Söz' dizisinde birlikte rol alan Vurdem'in koşarak siteye girdiği ve gözyaşlarına hakim olmakta zorlandığı anlar kameralara yansımıştı.
ANKARA'DA DA TÖREN DÜZENLENDİ
Serhat Kılıç için dün İstanbul'da bir anma töreni düzenlenmiş, törenin ardından Kılıç'ın naaşı Ankara'ya götürülmüştü. Bugün Ahmet Hamdi Akseki Camii'nde düzenlenen cenaze töreninde ailesi ve yakınları taziyeleri kabul ederken sanat dünyasından dostları da Kılıç'ı yalnız bırakmadı.
Öğle namazının ardından cenaze namazı kılınan Serhat Kılıç, daha sonra toprağa verildi. Acı haberin geldiği ilk andan itibaren yanında olan Eren Vurdem, 'abim' dediği Kılıç'ı son yolculuğunda yalnız bırakmadı.
Vurdem, cenazenin ardından kaleme aldığı uzun veda yazısıyla da aralarındaki 10 yılı aşkın abi-kardeşliğin bilinmeyen taraflarını anlattı.
"CANIM ABİMİ TOPRAĞA VERDİM"
Yakın dostunun kaybıyla sarsılan Vurdem, Serhat Kılıç'ın mezarlığını paylaşarak şunları yazdı:
"Bugün canım abimi, yoldaşımı, mentorumu; Serhat Kılıç’ı toprağa verdim.
Onu kelimelere sığdırmak çok zor ama bilmeyenler için biraz anlatayım: 51 yaşındaydı ama kalbi tıpkı bir çocuğunki gibiydi. 10 yılı aşkın abi-kardeşliğimiz boyunca bir kez bile birinin arkasından kötü düşündüğünü, birisi için kötü bir laf ettiğini duymadım. Aklının fitneye, fesata çalıştığını bir an bile görmedim. İçi sadece merhamet doluydu. Senaryomu yazıp filmimi çekmek için çabalarken hep omuz başımdaydı. “Filminde tek kuruş almadan oynarım” demekle kalmayıp, kendi cebindeki parayı bana teklif edecek kadar büyük, yüce gönüllü bir adamdı.
FATİHA İSTEDİ
Ölüm haktır ve gidenin ardından yapılacak en güzel, en doğru şey isyan etmek veya gösteriş yapmak değil; Yüce Allah’tan rahmet dilemektir. Adli tıpta, merhum abimin babası Mehmet Ali amcayla beraber omuz omuza verip cenazeyi teslim almaya gittiğimizde, resmi işlemler için bizden bedeni son kez teşhis edip onaylamamızı istediler. Bunun için yanına girdiğimizde, o an çok net bir şeyle yüzleştim: Gördüğüm şey sadece bir bedendi, içindeki o güzel ışık çoktan gitmişti. Beden sadece bir kafesti; kafesin kapısı açılmış ve ruh bir kuş gibi uçup gitmişti. Geriye yalnızca boş bir kafes kalmıştı. İşte o an Koca Yunus’un ne demek istediğini çok daha iyi anladım: 'Âşıklar ölmez, ölen hayvandır...'
O yüzden, onu gerçekten ve yürekten seven insanlardan tek bir ricam var: Lütfen bu yazıyı gören ve okuyan herkes Serhat abim için içinden gelerek bir Fatiha okusun ve ruhuna armağan etsin. Onun için Allah’a güzel dileklerde bulunun, çünkü gidenin ardından asıl ihtiyacı olan budur. Rabbim mekanını cennet eylesin. Allah bütün günahlarını, taksiratını affetsin. Seni çok seviyorum. Ahirette görüşmek üzere abi..."
