ÖZEL│Berke Özer'i Fenerbahçe’nin eski antrenörü anlattı: Jan Oblak'tan fazlasını verir
Fransa’nın Lille ekibinde forma giyen başarılı file bekçisi Berke Özer’in Fenerbahçe’de beraber çalıştığı kaleci antrenörü Erdem Bali, Türkiye Gazetesi’ne röportaj verdi. Bali, genç eldivenin gelişim süreci, teknik kapasitesi, zihinsel gücü ve milli takımdaki geleceğine dair dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. 34 yaşındaki çalıştırıcı, öğrencisinin milli takımdaki sürecine ayrı bir parantez açtı.
Ligue 1'de geçtiğimiz sezon yılın kalecisi seçilen ve son dönemdeki performansıyla dikkat çeken Berke Özer, ülkemizi Avrupa’da gururla temsil eden isimlerden oldu. Özgüvenli, mücadeleci ve cesur oyunuyla Fransızları kendine hayran bırakan Özer, şimdiden Avrupa devlerinin radarına girdi. 26 yaşındaki başarılı eldivenin sarı-lacivertlilerdeki eski antrenörü Erdem Bali, öğrencisinin dikkat çeken gelişimini Türkiye Gazetesi’ne yorumladı. Bali, yetenekli ismin milli takımda yaşadığı sorunlara ise ayrı bir parantez açarak milli takım yöneticilerine önemli tavsiyelerde bulundu.
ÖZEL│"Büyük hata" dedi, Berke Özer çağrısı dikkat çekti: Kazanacaklar, bu kadar basit
BALİ: İNANILMAZ BİR MARKA
Berke Özer ile yollarının 2018 yılında kesiştiğini belirten kaleci antrenörü Erdem Bali, öğrencisiyle ilgili o dönemki ilk izlenimlerine değinerek, “O sırada Fenerbahçe A Takımı’na yeni çıkmıştım. Berke’nin gelmesinden çok heyecan duymuştum çünkü onunla genç milli takımlarda da beraber çalışmıştık. Oradan da Berke ile alakalı bir fikre sahip olduğum için çok mutlu olmuştum. Onda çok ciddi bir potansiyel vardı. Kendisi inanılmaz bir marka. O dönemde ‘kaleye aday oyuncu’ düşüncesiyle alınmıştı. Yaşı itibarıyla uzun vadede yatırımlık bir kaleciydi. Potansiyelini ve yapabileceklerini göz önüne aldığımda, o dönem Fenerbahçe’nin kalecisi olacağını düşünüyordum." diye konuştu.
“ÖZEL TEBRİK YAZISI GELDİ”
Genç yetenekle geçirdiği sürede keyifli ve başarılı işler ortaya koyduklarını söyleyen Bali, özel bir anıyı paylaşarak, “Özellikle U19 Milli Takımı’nda oynadığı dönem, İngiltere maçındaki başarılı performansının ardından kulübe federasyon tarafından Berke ile ilgili özel bir tebrik yazısı gelmişti. Berke, 2018 yılında İngiltere’yi 1-0 yendikleri maçta inanılmaz işlere imza atmıştı. O dönemde çok ciddi bir kurtarış oranı vardı. Kulübe gelen bu yazı hepimizi onurlandırmıştı. Bu, bir nebze de olsa ne kadar doğru bir iş yaptığımızın göstergesiydi. Bunu kanıtlayabilmek ve somutlaştırabilmek o süreç adına çok güzel olmuştu." dedi.
“VOLKAN DEMİREL’DEN DESTEK”
Başarılı kalecinin gelişim arzusu ve takımdaki ağabeylerinin desteğine de vurgu yapan deneyimli çalıştırıcı, Volkan Demirel’in rolüne şu sözlerle dikkat çekti:
Sonraki süreçte her zaman 'Nasıl daha iyisini yapabilirim?' düşüncesiyle gelişimine devam etti. Bu dönemde Fenerbahçe için elinden gelenin en iyisini yapmaya çalıştı. Berke’ye takımdaki herkes saygı duyuyordu. Potansiyelinden dolayı takımdaki ağabeyleri ona yardımcı oluyordu. Özellikle Volkan Demirel... Çünkü kendisi gençlere çok önem verir ve Berke’deki o ışığı görmüş olmalı ki kendisinden gerçekten çok destek gördük. O dönemlerde yaşı gereği, istediklerini o an sahaya yansıtamadığında Berke'nin modunun düştüğü ve anlık moral bozuklukları yaşadığı zamanlar oluyordu. Ağabeyleri öyle durumlarda da devreye girip moralini yukarı taşıyordu. Ben de Berke’nin o süreçten sonraki tüm gelişimini takip ettim ve beraber verimli zamanlar geçirdik.
“MÜCEVHER GİBİ POTANSİYELİ VARDI”
Berke Özer’in altyapı eğitiminden ve saha içi teknik özelliklerinden bahseden Erdem Bali, genç eldivenin öne çıkan yeteneklerini detaylandırarak, “Berke’nin Altınordu altyapısındaki bütün hocalarını tebrik ediyorum. Çünkü Berke’de çok ciddi mücevher gibi bir potansiyeli vardı ve bunu işlediler. Ortaya gözle görülür ve hoş bir ürün çıkardılar. Geriden oyun kurma ve ayak aksiyonlarındaki başarısı onun en ön plana çıkan özelliklerinin başında geliyor. Ayrıca genç yaş gruplarından itibaren fiziksel değerleri zaten hep iyi seviyelerdeydi ve şu anki durumuyla zirveye çıkmış durumda. Açıkçası, fiziksel özelliklerini sahada birçok avantaja çevirdiğini düşünüyorum ve bu özelliklerin özellikle hava toplarında ve alan savunmasında ona büyük destek verdiğini hissedebiliyorum.” ifadelerini kullandı.
“BLOK TEKNİKLERİ İNANILMAZ”
26 yaşındaki kalecinin oyun okuma becerisi ve blok tekniklerinin modern futbol için önemine değinen Bali, şöyle devam etti:
Onun oyunu okuma becerisini çok beğeniyorum; çünkü pozisyonları önceden sezip ona göre birkaç hamle sonrasını hesaplayabilen kalitede bir oyuncu. Savunma arkasına atılan toplara ve erken ortalara verdiği teknik reaksiyonlar bakımından alan savunmasını da takdir ediyorum. Hem fizik gücü yüksek bir kaleci olduğunu hem de bunu esneklikle birleştirdiğinde inanılmaz blok teknikleri uyguladığını çok net bir şekilde gördüm. Blok teknikleri Türkiye’ye son 10 yılda dahil olan bir terim. Yapılan analizlere göre gollerin ve aksiyonların yüzde 78’i ceza sahası içinden gerçekleşiyor ve çapraz pozisyonlar büyük önem taşıyor; bu bağlamda kaleciler artık rakip oyuncularla çok daha yakın mesafelerde karşı karşıya geliyor. Berke’nin uyguladığı bu teknikler —özellikle de blok tekniklerindeki başarısı— onu diğer kalecilerden ayıran en büyük fark oldu
“TAMAMIYLA PREMİUM BİR KALECİ”
Yetenekli eldivenin zihinsel dayanıklılığı ve olgunluğu hakkında konuşan 34 yaşındaki çalıştırıcı, öğrencisinin karakter yapısını da överek, “Yaşıtlarından her zaman olgundu. 2000 jenerasyonunun en iyi kalecileri içindeydi ve bu onun her zaman mental kısmında da fark oluşturuyordu. Bu olgunluk onda kişisel gelişime de yoğunlaştırmıştı. Kişisel gelişime verdiği önemden dolayı o sertliği her zaman biraz vardı. Kendini eleştirirken de netti; zaten netlik ve kendindeki en doğruyu arama felsefesi bence Berke’nin mottosu olmuştu. Şu anki tabloya baktığımızda da tamamen premium bir kaleci diyebilirim." dedi.
“GELİŞİMİNİ TAMAMLADI”
Berke’nin Avrupa kariyeri ve özgüveni üzerine değerlendirmelerde bulunan Bali, öğrencisinin Westerlo ve Fransa deneyimlerini kıyaslayarak, "Performansının zirve yapmasının en büyük sebeplerinden biri Avrupa’da oynama isteğiydi. Bunu daha önce Belçika ekibi Westerlo’da denedi ama o dönemde tam anlamıyla hazır değil gibiydi. Şu anki Berke’ye baktığınızda ise gelişimini tamamlamış ve ne yapması gerektiğini bilen komplike bir kaleciden bahsediyoruz. Yurt dışına transferi Berke’nin çıkış yapmasındaki en büyük etkenlerden biri. Türkiye’ye dönüp üç büyüklerden birinde de çok rahatlıkla oynayabilecek bir potansiyele sahipken, Fransa’da orta halli bir takıma giderek kendine meydan okumayı seçmesi, Berke’deki en iyiyi ortaya çıkaran şeydi." sözlerini sarf etti.
“ATLETICO MADRID SEVİYESİNDE”
Başarılı eldiven hakkında son dönemde çıkan transfer iddialarıyla ilgili konuşan antrenör, öğrencisinin Atletico Madrid seviyesinde olduğunu savunarak, “Berke, şu anda Atletico Madrid’de çok rahat bir şekilde oynar ve mevcut şartları da ne olursa olsun zorlar. Yani Berke’yi o kefeye koyabiliriz ve orası onun için çok güzel bir kulüp olabilir. Çünkü Berke, aynı zamanda sahaya ruh da katan bir kaleci. Kurtarışlardan sonra verdiği reaksiyonlar ve sahaya ruhunu koyması bence İspanyol futbolunun o heyecanını daha da parlatır diye düşünüyorum. Dediğim gibi Berke’nin en önemli özelliklerinden biri oyun kurulumundaki başarılı istatistiği olduğu için bence o futbola da yakışacağını düşünüyorum. Jan Oblak’dan alınan randımandan daha fazlasını verebilir.” tespitinde bulundu.
“TARZI PETER GULACSİ, ETKİSİ VOLKAN DEMİREL”
Milli kaleciyi dünya futbolundaki isimlerle kıyaslayan ve Türkiye’ye dönmesi durumunda yapacağı etkiyi anlatan Bali, şöyle konuştu:
Berke’yi şu anki tarzına bakarak Villarreal kalecisi Péter Gulácsi’ye benzetiyorum. Gulácsi de çok komplike bir kalecidir. Her maç en az 10’da 7 oynar ve bunun altına düşmez. Çok istikrarlı ve net bir futbolcudur. Ayrıca fiziksel değerleri de Berke ile çok benziyor. Aralarında 10 yaş var ama Berke’ye Péter Gulácsi tarzında bir oyuncu diyebiliriz. Geçmişte oynamış kalecileri düşünürsek, kariyerine Türkiye’de devam etmesi hâlinde bir Volkan Demirel etkisi oluşturur diye düşünüyorum. Çünkü Volkan Hoca, o dönem kendisinin idol olarak gördüğü birisiydi. Türkiye’ye döndüğünde de bu etkiyi kesinlikle oluşturacaktır. Üstelik bu durum sadece teknik anlamda değil, bir duruş ve marka olma anlamında da büyük önem taşıyor.
“KAPILAR KAPANMAMALI”
Milli takım kampında yaşanan süreç ve kadro tercihleri üzerine gelen soruya açıklık getiren Erdem Bali, istatistiklere dayalı kararların önemini vurgulayarak, “Herkes hata yapabilir, nitekim hepimiz zaman zaman yapıyoruz. Berke, bence bir şansı hak ediyordu ve kapılar tamamen kapanmamalıydı. Çünkü profesyonel bir iş yapıyoruz. Performansa ve verilere dayalı olarak yapılan bu işte herkesin ortak bir paydası var: Kazanmak ve Türkiye Milli Takımı’nı daha yukarılara taşımak. O an performans ve istatistik olarak kim daha iyi seviyedeyse, kim en hazırsa onun kalede olmasını beklerdim. Berke’nin son istatistiklerine baktığımızda, kalede kesinlikle onun da olması hepimiz için en doğrusuydu. Yani onun kaleye geçmesi, hepimize 'Vay be, gerçekten çok iyi olurdu' dedirtebilirdi." dedi.
“REKABETİYLE FAYDA SAĞLAR”
Milli kadrodaki forma yarışının önemine dikkat çeken ve bu mücadelenin kalecilerimize katkı sağlayacağını söyleyen Bali, “Berke’nin rakipleri de çok kıymetli kaleciler. Özellikle ligde oynayan ve geçmişte çok iyi işler yapmış kaleciler var ama futbolda her zaman bugün ve yarın vardır. Diğer yandan geçen senelerde çok iyi performansa imza atan ama şu an için düşük performansa sahip olan arkadaşlarımız olabiliyor. Çünkü dediğim gibi burada bir performans işi yapılıyor. İşin o anki şartları ve doğruları da var ama ben bu konuda matematiğe ve istatistiğe çok önem veririm. İstatistiklere bakarak ve genel durumunu yorumlayarak, götürdüğüm dört kaleci arasından maça Berke ile başlama niyetinde olurdum. Futbol çok değişken bir oyun. İçinde pek çok inişin, çıkışın ve anlık değişimin yaşandığı öngörülemez bir yapıya sahip. Berke’nin rekabete dahil olması diğer kaleciler için de faydalı olur; çünkü Berke, onların da içlerindeki en iyiyi ortaya çıkarmasına yardımcı olacaktır. Berke’nin mevcut kalecilerimizin arasına katılması kesinlikle olması gereken bir durum. Bu şekilde devam ederse ilerleyen süreçte bunun gerçekleşeceğini umut ediyorum. Bu bir performans sporu ve o anki şartlarda en iyi performansı verecek kişiye kale emanet edilmelidir." diye konuştu.
“YERLİ KALECİLERE GÜVENİLMELİ”
Açıklamalarının son bölümünde Türk kaleciliğinin gelişimine ve TFF’nin çalışmalarına değinen antrenör Erdem Bali, yerli kalecilere güvenilmesi gerektiğini ifade ederek, “Hem kaleci antrenörü yetiştirme hem de mevcut jenerasyonları daha iyiye taşıma konusunda federasyonumuzun gerçekten büyük katkısı var. Alper Boğuşlu Hoca’nın ve daha önceki eğitmenlerin bu alanda çok emeği bulunuyor. Türk kalecilerin gelişimi, yerli kaleci antrenörlerimizle birlikte değerlendirildiğinde ortaya inanılmaz işler çıkıyor. Bu yüzden yerli kalecilere güvenilmeli ve liglerimizde birinci öncelik yerli kaleciler olmalı. Tüm takımların kalesinde yerli kaleci görmek benim en büyük hayallerimden biri. Ortada çok ciddi bir potansiyel ile emek var ve buna kesinlikle güvenilmesi gerektiğine inanıyorum." sözlerini sarf etti.
“ÇALIŞMALAR MEYVESİNİ VERECEK”
Yerli antrenörlerin yoğun bir çalışma yürüttüğünü ve fiziksel standartların yakalandığını belirten Bali, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
Bütün hocalarımız büyük çaba harcıyor ve ellerindeki her kaleciden maksimum verimi almaya çalışıyor. Türk futbolunu daha iyiye taşımak adına, kalecilerin ve antrenörlerin kendi alanlarıyla ilgili ciddi bir gayreti var. Verilere bakıldığında kamuoyu da zamanla bu gerçeği fark edecektir. Fiziksel değerler bakımından da Avrupa’yı yakalamış durumdayız; şu an Avrupa’da elit bir kalecinin boy ortalaması 1.89 iken, Türk kalecilerde bu ortalama 1.91 olarak göze çarpıyor. Harcanan bu yoğun mesainin Türk futbolunda mutlaka meyvesini vereceğine eminim.

