Ankara'daki kritik zirve öncesi NATO'dan Türkiye vurgusu! Savunma sanayisine övgü yağmuru
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, 7-8 Temmuz'da Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi öncesinde, zirvenin Lahey'de alınan kararların hayata geçirileceği "uygulama zirvesi" olmasını beklediğini söyledi. Öte yandan Türkiye’nin NATO’daki rolüne ilişkin açıklamalarda bulunan NATO Genel Sekteri, "Türkiye, son derece önemli. İttifaktaki en güçlü ordulardan. Son derece iyi donanımlı, eğitimli. Devasa savunma sanayisi avantajına sahip." dedi.
- Ankara Zirvesi, Lahey Zirvesi'nde alınan taahhütlerin uygulamaya geçirilmesine odaklanacak.
- Öncelikli başlıklar savunma harcamalarının artırılması, savunma sanayisinin üretim kapasitesinin güçlendirilmesi ve Ukrayna'ya desteğin sürdürülmesi olacak.
- "NATO 3.0" vizyonu, Avrupa ve Kanada'nın savunmada daha fazla sorumluluk üstlendiği, yük paylaşımının daha dengeli hale geldiği bir modeli ifade ediyor.
- NATO'nun uzun vadede en ciddi güvenlik riski olarak Rusya görülüyor.
- Türkiye, NATO'nun en güçlü ordularından birine sahip ve ittifakın caydırıcılığı açısından önemli katkılar sunuyor.
- Avrupa güvenliği AB üyesi olmayan NATO müttefikleri de dahil olmak üzere kapsayıcı bir yaklaşımla değerlendiriliyor.
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Brüksel'deki NATO Karargahı'nda verdiği röportajda, 7-8 Temmuz'da Ankara'da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi öncesinde değerlendirmelerde bulundu. Ankara Zirvesi'nden çıkması beklenen somut kararlar, "NATO 3.0" vizyonu, ittifakın karşı karşıya olduğu tehditler ve Türkiye'nin NATO içindeki rolüne ilişkin soruları cevaplayan Rutte, zirvenin uygulamaya odaklanacağını vurguladı.
ANKARA ‘UYGULAMA ZİRVESİ’ OLACAK
Ankara Zirvesi'nden çıkabilecek somut kararlar hakkındaki soruya Rutte, Lahey Zirvesi'nde verilen taahhütlerin Ankara'da uygulamaya geçirilmesini beklediğini söyledi. Savunma harcamalarının artırılması, savunma sanayisinin üretim kapasitesinin güçlendirilmesi ve Ukrayna'ya desteğin sürdürülmesinin öncelikli başlıklar olacağını belirten Rutte, zirvenin ilk gününde düzenlenecek Savunma Sanayi Forumu'nda da üretim kapasitesinin artırılmasının ele alınacağını ifade etti.
"NATO 3.0" kavramının ne anlama geldiği yönündeki soruya Rutte, bunun Avrupa ve Kanada'nın savunmada daha fazla sorumluluk üstlendiği, yük paylaşımının daha dengeli hale geldiği yeni bir NATO modeli olduğunu söyledi. ABD'nin ittifaktaki kritik rolünü sürdüreceğini belirten Rutte, Avrupa'nın askeri ve mali katkısının artmasının NATO'yu daha güçlü ve caydırıcı hale getireceğini dile getirdi.
“EN CİDDİ GÜVENLİK RİSKİ: RUSYA”
İttifakın önündeki en büyük tehdide ilişkin soruya ise Rutte, uzun vadede en ciddi güvenlik riskinin Rusya olduğunu belirtti. Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik savaşını sürdürdüğünü hatırlatan Rutte, Moskova'nın Çin, İran ve Kuzey Kore ile iş birliği içinde hareket ettiğini, Çin'in de hızla artan askeri kapasitesi nedeniyle dikkatle izlenmesi gerektiğini kaydetti.
“TÜRKİYE, NATO’NUN EN GÜÇLÜ ORDULARINDAN BİRİNE SAHİP”
Türkiye'nin NATO'ya katkılarının sorulması üzerine Rutte, Türkiye'nin ittifakın en önemli üyelerinden biri olduğunu vurgulayarak, “Türkiye NATO'nun en güçlü ordularından birine sahip. Türk Silahlı Kuvvetleri son derece iyi donanımlı ve iyi eğitimli.” şeklinde konuştu.
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin güçlü yapısına ve yaklaşık 3 bin şirketten oluşan savunma sanayisine dikkat çeken Rutte, Ankara'da Savunma Sanayi Forumu düzenlenmesinin de bu kapasitenin göstergesi olduğunu söyledi. ASELSAN ziyaretinden etkilendiğini ifade eden Rutte, Türkiye'nin NATO'nun caydırıcılığı açısından önemli katkılar sunduğunu belirtti.
Bu nedenle NATO Zirvesi Savunma Sanayi Forumu'nu Ankara’da düzenlendiğini belirten Rutte, “Amacımız elbette yalnızca Türkiye'nin değil, NATO'nun genel savunma sanayisi kapasitesini de ortaya koymak. Ancak böyle bir foruma Türkiye'nin ev sahipliği yapması son derece isabetli bir tercih.” İfadelerinde bulundu.
'GÜVENLİK MİMARİSİNİN AYRILMAZ BİR PARÇASI'
Avrupa Birliği'nin savunma girişimlerinde Türkiye'nin dışlanması ihtimaline ilişkin soruya Rutte, NATO'nun temel yaklaşımının kapsayıcılık olduğunu söyledi. Avrupa güvenliğinin yalnızca AB üyeleriyle sınırlı düşünülemeyeceğini belirten Rutte, Türkiye, İngiltere, Norveç ve İzlanda gibi AB üyesi olmayan NATO müttefiklerinin de güvenlik mimarisinin ayrılmaz parçası olduğunu ifade etti.
Avrupa'da nükleer caydırıcılığın güçlendirilmesine yönelik girişimlerle ilgili soruya da Rutte, ABD'nin nükleer şemsiyesinin NATO'nun temel güvencesi olmaya devam ettiğini söyledi. Fransa'nın nükleer kapasitesini Avrupalı müttefiklerle daha koordineli kullanma yaklaşımının ise Rusya açısından ilave bir caydırıcılık oluşturduğunu belirtti.
Rutte, Ankara Zirvesi'nin NATO'nun geleceği açısından kritik bir dönüm noktası olacağını belirterek, Lahey'de alınan kararların somut adımlara dönüştürülmesiyle daha güçlü bir NATO'nun inşa edilmesini hedeflediklerini söyledi. Savunma harcamalarının artırılması, savunma sanayisinin güçlendirilmesi ve müttefikler arasında daha adil yük paylaşımının, ittifakın önümüzdeki dönemdeki temel öncelikleri olacağını vurguladı.
