Doha’da dolaylı görüşmeler başladı! Pentagon’un "işlerini bitirelim" planına karşı Trump’tan sürpriz karar!
ABD Başkanı Donald Trump’ın üst düzey temsilcileri Jared Kushner ve Steve Witkoff, İran ile yürütülen dolaylı müzakereler kapsamında Katar'ın başkenti Doha'da bölge liderleriyle bir araya geldi. Kırılgan ateşkesi korumak ve kalıcı bir barış anlaşması sağlamak amacıyla yürütülen görüşmelerin "olumlu" geçtiği bildirilirken, Pentagon'un "işi bitirelim" baskısına rağmen Trump'ın nükleer programı diplomatik yollarla tasfiye etmek adına 18 Ağustos sınırını esnettiği ve Tahran'da ise sansür krizinin patlak verdiği öğrenildi.
- ABD'li üst düzey müzakereciler Jared Kushner ve Steve Witkoff, dolaylı görüşmelerin bir parçası olarak Doha'da İranlı muhataplarıyla temaslarda bulundu.
- Pentagon, Başkan Trump'a İran'a yönelik topyekûn savaş senaryoları ve hava bombardımanı planı sundu, ancak Trump diplomatik süreçte kalmayı tercih etti.
- Nükleer müzakereler için belirlenen 18 Ağustos son tarihi esnetildi, ancak Trump İran'ın anlaşmayı ihlal etmesi durumunda nokta hava saldırıları emretme yetkisini elinde tutuyor.
- Müzakerelerin en zorlu konuları Hürmüz Boğazı'nın statüsü ve dondurulmuş fonlar olarak öne çıkıyor; İran boğazda kontrol sahibi olmak ve hizmet ücreti talep etmek istiyor, ABD ise serbest geçişte ısrar ediyor.
- İran devlet televizyonunda Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf'ın nükleer program ve dondurulmuş fonlar hakkındaki röportajı sansürlenerek yarıda kesildi.
ABD ve İran, son dönemde Hürmüz Boğazı'nda yaşanan ve halihazırda kırılgan olan ateşkesi tehlikeye atan çatışmaların ardından gerilimi düşürmek için diplomatik çabalarını hızlandırdı.
ABD'li üst düzey müzakereciler Jared Kushner ve Steve Witkoff, kalıcı bir barış anlaşması hedefiyle yürütülen dolaylı görüşmelerin bir parçası olarak Doha’da kritik temaslarda bulundu.
Katarlı yetkililer, ABD'li temsilcilerin İranlı muhataplarıyla doğrudan aynı masaya oturmayacağını belirterek beklentileri dengelese de, sürece hakim üst düzey bir ABD yönetimi yetkilisi, alt düzey temsilciler tarafından yürütülen ayrı "teknik görüşmelerde" istikrarlı bir ilerleme kaydedildiğini aktardı. Bu ayın başlarında imzalanan geçici anlaşma, taraflara 60 günlük bir müzakere penceresi açmış, ancak son günlerdeki karşılıklı askeri hareketlilik bu süreci sekteye uğratma riski taşımıştı.
PENTAGON’DAN "İŞLERİNİ BİTİRELİM" PLANI: TRUMP MASADA KALDI
Washington kulislerini hareketlendiren iddialara göre Pentagon, Başkan Trump’ı İran’a yönelik topyekûn savaş senaryoları hakkında bilgilendirdi. Savunma Bakanı Pete Hegseth ve Genelkurmay Başkanı General Dan Caine ile çok sayıda kritik brifing gerçekleştiren Trump’a, İran askeri tesislerini ve nükleer altyapısını hedef alan geniş kapsamlı yeni bir hava bombardımanı planı sunuldu. Bazı üst düzey askeri yetkililerin, 28 Şubat’ta başlayan ve İran’ın füze kapasitesini büyük ölçüde bitiren Destansı Öfke operasyonunu tamamlamak adına bu yeni hamleyi “işi bitirmek” olarak nitelendirdiği iddia edildi.
Ancak askeri yetkililerle yaptığı toplantıların ardından Trump son dakika karar değiştirerek diplomatik süreçte kalmayı tercih etti. Yeni bir topyekûn saldırı dalgasının yürütülen hassas diplomasiyi tamamen rayından çıkarabileceğini ve Tahran’ın nükleer programını diplomatik yollarla kalıcı olarak tasfiye etme şansını zedeleyebileceğini düşünen ABD Başkanı, bu seçeneği şimdilik bekletti.
18 AĞUSTOS SINIRI ESNETİLDİ, KIRMIZI ÇİZGİ KORUNUYOR
Müzakerelerin geleceğine dair esnek bir strateji benimseyen Trump’ın, danışmanlarına Tahran ile yürütülen nükleer müzakerelerin daha önce belirlenen **18 Ağustos** son tarihini aşmasının kendisi için bir sorun teşkil etmediğini söylediği aktarıldı. Diplomatik görüşmelere daha fazla zaman tanıma kararı alan ABD Başkanı, buna karşın askeri kartı tamamen elinden bırakmış değil.
Hafta sonu yaşanan karşılıklı çatışmaları hatırlatan kaynaklar, Trump'ın İran’ın mevcut mutabakat zaptını ihlal etmesi durumunda tek seferlik nokta hava saldırıları emretme yetkisini elinde tuttuğunu vurguladı. Trump, kamuoyuna yaptığı açıklamalarda ise "İstediğim her şeye razı oluyorlar ve olmak zorundalar. Aksi takdirde, geri dönüp askeri olarak yapmamız gerekeni yaparız." demişti.
MASADAKİ EN ZORLU DÜĞÜM: HÜRMÜZ BOĞAZI
Müzakerelerin ilk haftası geride kalırken, teknik görüşmeler ilerlese de ABD ve İran'ın masada uzlaşmakta en çok zorlandığı ana başlık Hürmüz Boğazı'nın gelecekteki statüsü ve dondurulmuş fonlar olmaya devam ediyor. Savaş öncesinde dünya petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) arzının yaklaşık beşte birinin aktığı bu su yolu için İran tarafı, deniz trafiği üzerinde belirli bir kontrol sahibi olmakta ısrar ediyor ve ticari gemilerden "hizmet ücreti" adı altında milyarlarca dolar talep edebileceğinin sinyalini veriyor.
Ancak "geçiş ücreti" uygulamasına yönelik her türlü öneri; ABD, Avrupa ve Körfez Arap ülkeleri tarafından şiddetle reddediliyor. Washington, su yolunun savaş öncesindeki gibi tamamen ücretsiz ve serbest geçişe açık olması gerektiği konusunda diretiyor. Çıkmazı aşmak adına dolaylı müzakereler sürerken, ABD ordusu ile İran Devrim Muhafızları arasında muhtemel bir yanlış anlaşılmayı ve sıcak çatışmayı önlemek amacıyla doğrudan bir kriz iletişim hattının kurulduğu ve aktif olarak kullanılmaya başlandığı kaydedildi.
İRAN DEVLET TELEVİZYONUNDA SANSÜR ŞOKU: MECLİS BAŞKANI KALİBAF’IN RÖPORTAJI ANİDEN KESİLDİ!
Öte yandan İran Parlamentosu Basın Merkezi tarafından yapılan resmi açıklamaya göre, Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ile gerçekleştirilen özel röportaj, devlet yayın kuruluşu IRIB tarafından sansüre uğradı. Meclis basın ofisi, röportaj görüntülerinin yayın saatinden önce kanala eksiksiz teslim edildiğini vurguladı. Devlet televizyonunun herhangi bir teknik gerekçe göstermeden veya önceden bilgilendirme yapmadan yayını aniden kesmesi, Tahran'daki yönetim kademeleri arasında derin bir çatlak olduğu iddialarını gündeme getirdi.
RÖPORTAJDA "TRUMP" VE "NÜKLEER PROGRAM" VARDI
Yarıda kesilen ve ülkede infiale yol açan röportajın içeriği, İran'ın şu an içinde bulunduğu en hassas jeopolitik ve ekonomik dosyaları kapsıyordu. Parlamentonun açıklamasına göre Kalibaf, sansürlenen konuşmasında nükleer programın geleceğine ve son saldırılarda zarar gören tesislere Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı müfettişlerinin erişimi konusuna değinmişti. Meclis Başkanı ayrıca Doha başta olmak üzere yurt dışındaki bankalarda dondurulan İran fonlarının serbest bırakılması süreçlerini ve ülkenin savaş sonrası ihtiyaç duyduğu yeniden inşa kredilerini anlatmıştı.
Tahran'daki muhafazakar kanat ile pragmatistler arasındaki güç savaşının bir yansıması olarak yorumlanan ani kesintinin ve uygulanan sansürün arkasındaki gerçek neden, gizemini korumaya devam ediyor.
