BM'de Trump'a cevap gecikmedi! Pezeşkiyan fotoğrafları gösterdi
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu'nda dünya liderlerine seslendi. ABD Başkanı Donald Trump'ın bir gün önce İran'ı "terörün bir numaralı sponsoru" olarak nitelendirmesine cevap veren Pezeşkiyan, ülkesinin terörün faili değil kurbanı olduğunu savundu
Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu'nda dünya liderlerine seslenen İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, konuşmasının önemli bölümünü ABD ve İsrail'e ayırdı. İran'a yönelik saldırılardan Gazze'deki gelişmelere kadar birçok konuya değinen Pezeşkiyan, Washington yönetimine yönelik eleştirilerini peş peşe sıraladı.
PEZEŞKİYAN'DAN ABD'YE TEPKİ
ABD ve İsrail'in İran'ın altyapısını ve tesislerini hedef aldığını söyleyen Pezeşkiyan şöyle konuştu:
"Bölgelerimizi kuşatarak bizi hedef aldılar. Tesislerimizi, altyapımızı hedef aldılar. Bütün bunları uluslararası hukuka aykırı şekilde gerçekleştirdiler. Ellerinde olan teknolojilerle başkalarına hukuksuzca davranıyorlar, sonra başkasına terörist diyorlar. Biz sadece bağımsız bir şekilde hareket etmeye çalışıyoruz."
"BİZİ TERÖRİST OLARAK TANIMLIYORLAR"
Öyle bir dünyada yaşıyoruz ki güçlüler insanlığı, adaleti ve demokrasiyi uygulamak yerine istikrarsızlık yayıyorlar, yıkıma neden oluyorlar. Ve bizlere terörist olarak yaklaşıyorlar, bizleri terörist olarak tanımlıyorlar. Onlarca yıldır İran hiçbir ülkeye saldırıda bulunmamıştır. Sadece kendini savunmuşken şimdi istikrarsızlığın kaynağı olarak bizi gösteriyorlar ve bize terörist diyorlar."
HANİYE SUİKASTINI HATIRLATTI
Haniye'nin Tahran'da öldürülmesine de değinen Pezeşkiyan "Haniye'ye niye bunu yaptılar? Ben göreve başladığım gün suikasta uğradı, benim göreve başladığım gün hem de. Gazze'de yüz binlerce insan öldürüldü, yerinden edildi. Filistin bizim için de çok değerli bir yer.
"KİMSEYİ SİLAHLA TEHDİT ETMİYORUZ"
Biz kimseyi silahla tehdit etmiyoruz. Biz iş birliği yapmak ve birlikte çalışmak istiyoruz. Kendi güvenliğimiz için iş birliği yapmak istiyoruz. İran'ın geleceğini tehdit ediyorlar. Biz gücümüzü hakimiyet için, başkalarının güvensizliği için kullanmıyoruz." yorumunda bulundu.
NÜKLEER TEKNOLOJİDEN GERİ ADIM ATMAYACAĞIZ"
İran'ın hava savunma sistemlerinin ülkeyi korumak amacıyla geliştirildiğini vurgulayan Pezeşkiyan, şu ifadeleri kullandı:
"Hava savunma sistemlerini kendi ülkemizi savunmak için inşa ediyoruz. Şehirlerimizin bu şekilde vurulmasını istemiyoruz. Nükleer enerji ise ülkemizin enerji ihtiyacı, gıda güvenliği, sektörlerin ilerlemesi ve elektrik üretiminin desteklenmesi için var. İran nükleer enerji konusunda baskıyı kabul etmiyor. Hiçbir hakkımızdan feragat etmeyeceğiz. Nükleer teknolojilerden geri adım da atmayacağız."
HÜRMÜZ BOĞAZI MESAJI
Konuşmasında Hürmüz Boğazı'na da değinen Pezeşkiyan, İran'ın komşularını güvenlik konusunda rakip olarak görmediğini ifade etti:
"Eğer barış istiyorlarsa, savaşın barışla bitmesini istiyorlarsa iş birliği gerekiyor. Öyle bir bölgedeyiz ki savaşın sınır tanımadığını ve çevredeki ülkelere yayıldığını görüyoruz. İşte bu yüzden İran komşularını güvenlik konusunda rakip olarak görmüyor. Biz güçlü komşular istiyoruz. Hürmüz Boğazı'nda sorun istemiyoruz. Deniz yollarına serbest erişimin olmasını istiyoruz ancak bize yönelik saldırılara da izin vermiyoruz."
"FİLİSTİN İÇİN ADALET OLMADAN BARIŞ MÜMKÜN DEĞİL"
Gazze ve Filistin'deki gelişmeleri konuşmasının önemli başlıklarından biri haline getiren Pezeşkiyan, bölgede kalıcı barışın sağlanabilmesi için Filistin meselesinin çözüme kavuşturulması gerektiğine dikkat çekti:
"Savaşın genişlemesi hiçbir zaman güvenliği sağlamayacaktır. Bir tarafta kıyı ülkelerinde kaos yayarken, diğer tarafta güvenlik sağlayamazsınız. Gazze'de ve Filistin'de İsrail'in şiddeti devam ediyor. Filistin'i görmezden gelerek barışı sağlayamazsınız. Batı Asya'da barış, Filistin için adalet olmadan mümkün olmaz. İşgal, saldırı ve adaletsizlik sürdükçe sorunlar da devam edecektir."
"DİRENMEKTEN BAŞKA NE SEÇENEKLERİ VAR?"
Gazze'deki Filistinlilerin yaşadıklarına dikkat çeken Pezeşkiyan, bombardıman ve kuşatmaların direniş iradesini ortadan kaldırmadığını kaydetti:
"Gazze'de durmak bilmeyen ölümlere ve korkunç felaketlere rağmen halkın inancının ve direnme iradesinin bombalar ve kuşatmalarla yok edilemediğini görüyoruz. Bu insanın doğasında var, insan direnir. Bir insan kendi topraklarından sürülürse, bombalanırsa buna karşı direnir. Direnmekten başka ne seçenekleri var? Evlerinden sürülmek mi, öldürülmek mi, sessiz kalmak mı? Kendilerini savundukları zaman onlara terörist yaftası mı yapıştırılacak?"
"BÖLGESEL SORUNLAR BÖLGEDE ÇÖZÜLMELİ"
Bölgedeki krizlerin çözümünde dış müdahalelere karşı çıkan Pezeşkiyan, çözümün bölge ülkelerinin kendi aralarında geliştireceği iş birliğinden geçmesi gerektiğini ifade etti:
Bizim bölgesel sorunlarımız bölgenin içinde ve bölgedeki ülkelerin eliyle çözülmeli. Dışarıdan gelen müdahalelerle bu sorunlar çözülmez. Dış güçlerle kurulan hiçbir ilişki bölgedeki komşu ülkelere karşı bir araç olarak kullanılmamalı.
ABD HEYETİ SALONDAN AYRILDI
Pezeşkiyan'ın ABD ve İsrail'e yönelik eleştirilerini sürdürdüğü sırada salonda dikkat çeken bir gelişme yaşandı. ABD heyeti, İran Cumhurbaşkanı'nın BM Genel Kurulu'ndaki konuşması sırasında salondan ayrıldı.
"İSRAİL'DE NÜKLEER BOMBA VAR AMA İRAN SUÇLANIYOR"
Diğer yandan İsrail'in nükleer kapasitesi ile İran'a uygulanan yaptırımlar arasında karşılaştırma yapan Pezeşkiyan, şu ifadeleri kullandı:
"İsrail'de nükleer bomba var ama İran suçlanıyor. İsrail'de nükleer bombalar var ama İran'a yaptırım uygulanıyor. İran müzakere masasındayken bizi vurmaya devam ettiler. Nükleer silahların yayılmasının önlenmesi anlaşmasının tarafı değiller ve denetlenmiyorlar."
İsrail'in Gazze'deki saldırılarına da tepki gösteren Pezeşkiyan şöyle devam etti:
"İsrail, herhangi bir eyaletteki herhangi bir şehrin herhangi bir mahallesini hedef alıyor, gerçek bir terörist gibi suikastlar düzenliyor. Gazze'de 80 binden fazla masum sivil vahşice öldürüldü. Sahip oldukları sözde teknolojileri kullanarak soykırım yapıyorlar. Sonra da başkalarını terörist diye damgalıyorlar. Biz mi istikrarsızlığın kaynağıyız? Biz sadece bağımsız yaşamayı arzuluyoruz."
"İRAN ÖZEL MUAMELE İSTEMİYOR"
Tahran'ın uluslararası yükümlülüklerden kaçınmadığını savunan Pezeşkiyan, İran'ın kendisine ayrıcalık tanınması yönünde bir talebinin bulunmadığını söyledi:
"İran özel muamele istemiyor. Biz özel muamele istemiyoruz. Sorumluluklarımızı kabul ediyoruz, yükümlülüklerimizi kabul ediyoruz. Ancak İran tarihinden şu dersi çıkardı: Yalnızca güçlülerin ve zorbaların güvende olduğu bir dünya olmamalı."
"YA GÜVENLİĞİ BİRLİKTE İNŞA EDERİZ YA DA..."
Askeri gücün siyaset ve diplomasinin yerini almaması gerektiğini vurgulayan Pezeşkiyan, barış çağrısında bulundu:
"Askeri gücün siyasetin yerine geçtiği, terörizmin siyasetin ve müzakerelerin yerine geçtiği, savaşın diyalog ve müzakerelerin önüne geçtiği bir dünya olmamalı. Biz zayıflıktan değil, kendi gücümüze, dik duruşumuza ve iş birliği irademize güvenerek barışa davet ediyoruz. Hiçbir ülke tek başına güvenliğe sahip olamaz. Ya güvenliği beraber inşa ederiz ya da güvensizlik içinde birlikte yaşarız."
Pezeşkiyan, bütün halkların kendi geleceklerini belirleme hakkına sahip olduğunu ifade ederek şöyle devam etti:
"Her ülkenin ve her halkın kendi geleceğini, kendi kaderini tayin etme hakkına sahip olduğunu bilmeli ve buna saygı duymalıyız. Tüm halkları kapsamayan bir barış, barış değildir. Tüm halkları kapsamayan bir adalet, adalet değildir."
TRUMP'A DİYALOG MESAJI
Konuşmasının sonunda ABD Başkanı Donald Trump'ın bir gün önce BM kürsüsünden İran'a yönelik sözlerine yeniden cevap veren Pezeşkiyan, yaptırımların İran'ın tutumunu değiştirmeyeceğini savundu:
"İran halkının direnişi yaptırımlar karşısında daha da güçlenecektir. İran halkı bu yaptırımlar karşısında sadece daha güçlü hale gelecektir. İran'ın diyaloğa ve müzakereye açık olduğu Başkan Trump tarafından da anlaşılmalı. Ancak gücün diliyle değil."
