İspanyol basını o detaya dikkat çekti! "Türkiye'nin öncülük ettiği yeni örgüt ABD ve Çin'i bile geride bırakabilir"
İspanya basını, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında şekillenen savunma iş birliğinin Mısır'ın da katılımıyla Kızıldeniz'deki dengeleri değiştirebileceğini yazdı. Türkiye'nin savunma sanayisindeki gücüne dikkat çeken Digital Shield, Türkiye ile Mısır'ın askeri kapasitesinin birleşmesi halinde "Sadece ABD ve Çin'in ulaşabileceği düzeyde caydırıcı bir deniz gücü oluşabilir" değerlendirmesini yaptı.
Kızıldeniz'deki yeni güç dengeleri İspanya basınının gündemine girdi. Güvenlik ve savunma alanında yayın yapan Digital Shield'da eski subay ve güvenlik uzmanı Cuerda Riva imzasıyla yayımlanan analizde, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında gelişen askeri iş birliği mercek altına alındı.
Analizde, üç ülke arasında gelecekte gerçekleştirilmesi öngörülen deniz tatbikatlarının sıradan bir askeri faaliyet olarak görülmemesi gerektiğine dikkat çekildi.
İspanyol gazete, söz konusu iş birliğini "Batılı güçlerin tarihsel olarak denetiminde bulunan bir bölgede alternatif güvenlik mimarisinin sahneye konulması" olarak nitelendirdi. Türkiye'nin yeni savunma yapılanmasındaki rolüne ilişkin gazete, "Türkiye, kilit teknolojilerin geliştirilmesine öncülük ediyor. Bayraktar ve AKINCI insansız hava araçları, KAAN beşinci nesil savaş uçağı ve Ada sınıfı korvetler bu gücün önemli parçaları" değerlendirmesini paylaştı.
"MISIR DA KATILIRSA DENGELER DEĞİŞEBİLİR"
Analizin dikkat çeken bölümlerinden biri Mısır'ın Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki iş birliğine dahil olma ihtimali oldu.
Kahire'nin Kızıldeniz'in kuzey girişindeki Süveyş Kanalı üzerindeki stratejik konumuna dikkat çeken Digital Shield, Mısır'ın katılımının mevcut askeri iş birliğini çok daha geniş çaplı bir bölgesel yapıya dönüştürebileceğini açıkladı.
Yazıda Suudi Arabistan'ın finansal gücü, Türkiye'nin sanayi ve teknoloji kapasitesi, Pakistan'ın askeri birikimi ve nükleer caydırıcılığı ile Mısır'ın coğrafi konumu ve askeri kapasitesinin aynı denklemde buluşabileceği ifade edildi.
"SADECE ABD VE ÇİN'İN ULAŞABİLECEĞİ BİR DENİZ GÜCÜ"
İspanyol yayın, özellikle Türkiye ile Mısır'ın askeri kapasitesinin birleşmesi halinde oluşabilecek güce dair şunları paylaştı:
"Türk deniz teknolojisi ve savunma sanayisinin, Mısır donanmasının kritik kütlesi, üsleri ve gemileriyle birleşmesi, sadece iki büyük gücün, ABD ve Çin'in ulaşabileceği caydırıcı bir deniz gücü oluşturacaktır."
Analizde Mısır'ın da dahil olması halinde Süveyş Kanalı ile Bab el-Mandeb Boğazı arasındaki stratejik hattın öneminin daha da artacağı, oluşacak yapının Avrupa ile Asya arasındaki ticaret güzergahlarında önemli bir ağırlık kazanabileceği öne sürüldü.
Digital Shield, olası yeni güvenlik mimarisinin Washington açısından da dikkatle izleneceğini belirtti.
İspanyol yayın, bölge ülkelerinin kendi güvenliklerini koordine edebilme kapasitesine ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:
"Bu ülkeler, uluslararası ticaretin en kritik arterlerinden birinin güvenliğini koordine etmek için artık NATO'nun iznine veya liderliğine ihtiyaç duymadıklarını gösteriyorlar."
Analizde bunun bir taraftan ABD Beşinci Filosunun Kızıldeniz'deki operasyonel yükünü azaltabileceği, diğer taraftan Washington açısından bölgedeki siyasi etkinliğin azalması anlamına gelebileceği ileri sürüldü.
HİNDİSTAN İÇİN TÜRK SAVUNMA SANAYİSİ VURGUSU
İspanyol yayın, yeni denklemin Hindistan açısından neden olabileceği sonuçlara da geniş yer ayırdı. Türkiye'nin savunma teknolojilerindeki kapasitesinin özellikle Yeni Delhi tarafından yakından takip edileceği hatırlattı:
"Türkiye, kilit teknolojilerin geliştirilmesine öncülük ederken, Suudi Arabistan ise seri üretimi finanse ediyor. Pakistan ve Mısır, bu birleşik tedarik zincirine ve istihbarata öncelikli erişim hakkı kazanırsa, Hindistan'ın Pakistan üzerinde konvansiyonel askeri üstünlüğünü sürdürme çabası önemli ölçüde daha maliyetli hale gelecektir"
Analizde Hindistan'ın buna karşı Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile savunma bağlarını güçlendirdiği ve Akdeniz'deki askeri faaliyetlerini artırdığı da kaydedildi.
Ayrıca "Basit bir iş birliği anlaşmasına değil, gezegenin en sıcak bölgelerinden birinde güvenlik koşullarını belirleyebilecek yeni bir bölgesel çok kutuplu düzenin doğuşuna tanık olacağız" ifadelerine yer verildi.
