Tarımda maliyeti düşüren doğal yöntem! Toprağa yeşil gübre çiftçiye %20 kazanç
Kimyevi gübre maliyetlerindeki artış çiftçiyi alternatif yöntemlere yöneltti. Sonbaharda ekilen fiğ ve Macar fiği gibi baklagillerin ilkbaharda toprağa sürülerek karıştırıldığı ‘yeşil gübreleme’ yöntemi hem gübre kullanımını azaltıyor hem de verim ve kazancı artırıyor.
Kimyevi gübre maliyetlerinin yükselmesi ve tarım topraklarında organik madde kaybı, üretimde toprağın kendi gücünden yararlanan yöntemleri öne çıkarıyor. Toprağı beslemek maksadıyla ara ürün olarak ekilen fiğ, Macar fiği ve diğer baklagillerle çiftçiler yeşil gübreleme yöntemine geçti. Sonbaharda ekilen bitki ilkbaharda yeterli yeşilliğe ulaştığında sürülerek toprağa karıştırılıyor, ardından ana ürün ekiliyor. Böylece toprağa organik madde ve azot kazandırılırken, sonraki üründe ihtiyaç duyulan kimyevi gübre miktarı azaltılıyor.
BUĞDAYDAN PAMUĞA TASARRUF
Yapılan tarla çalışmalarında uygulamayla dekar başına ortalama 400 kilo organik madde ve 10 kilo saf azot kazandırılabildiği belirlendi. Fiğin yer aldığı mısır, buğday tarlalarında ana ürünlerin azot ihtiyacının önemli bölümünün karşılanabildiği, pamukta ise gübre ihtiyacının dekarda 6 kiloya kadar azaltılabildiği hesaplandı. Pamuk alanlarında fiğ kullanımının yaygınlaştırılması halinde toprağa kazandırılacak azotun yaklaşık 125 bin ton amonyum sülfata karşılık gelebileceği belirtiliyor. Böylece baklagillerle toprağa verilen azot, kimyevi gübrenin aksine daha yavaş salındığı için bitkinin besin maddelerinden daha uzun süre yararlanmasına imkân sağlıyor.
Emisyon ticaret sistemiyle yeni döneme adım adım! Karbon salınımları ekonomik değere dönüşecek
YÜZDE 20 DAHA FAZLA KAZANÇ
Yeşil gübreleme yalnızca gübre kullanımını azaltmıyor, verimi de destekliyor. Pamukta yapılan uzun dönemli çalışmalarda yalnızca kimyevi gübre kullanılan alanlarda dekardan 232,8 kilo kütlü pamuk elde edilirken, fiğin yeşil gübre olarak kullanıldığı alanlarda verim 261,7 kiloya kadar çıktı. Fiğ-pamuk sistemlerinde ilk yıl ortaya çıkan tohum ve işçilik maliyetine rağmen sonraki yıllarda gübre tasarrufu, verim ve kalite artışıyla net kârlılığın yüzde 18-22 daha yüksek gerçekleşebildiği hesaplanıyor.
Uygulama kuraklıkla mücadelede de avantaj sağlıyor. Topraktaki organik madde oranının yüzde 1 artması, dönüm başına yaklaşık 15-20 ton daha fazla suyun toprakta tutulmasına katkı sağlayabiliyor. Fiğin kazık kökleri sertleşmiş toprak tabakalarını gevşetirken, suyun toprağa sızmasını artırıyor. Böylece yüzey akışı ve erozyon yüzde 35’e kadar azaltılabiliyor. Ayrıca bazı kritik toprak enzimlerinin faaliyetlerinde yüzde 40’a varan artış sağlıyor.
YEŞİL GÜBRE DESTEĞİ GÜNDEMDE
Yeşil gübrelemenin çiftçiler arasında yaygınlaşması için desteklerin artırılması da gündemde. Büyük tarım ovalarında uygulamanın üreticiye doğrudan gösterileceği demonstrasyon alanlarının ve gezici çiftçi eğitimlerinin artırılması öneriliyor. Kışlık örtücü bitki yetiştiren çiftçilere tohum ve mazot desteğinin “Yeşil Gübre Desteği” adı altında verilmesiyle uygulamanın daha geniş alanlara taşınabileceği değerlendiriliyor. Böylece bir taraftan çiftçinin kimyevi gübre faturası azaltılırken diğer taraftan organik madde bakımından fakirleşen tarım topraklarının yeniden güçlendirilmesi hedefleniyor.

