Arif Ahmet Denizolgun'un ölümünde soruşturma derinleşiyor: Doktoruna 'yalan tanıklık'tan gözaltı!
Eski bakan Arif Ahmet Denizolgun'un ölümüne ilişkin soruşturmada doktoru N.D. yalan tanıklıktan gözaltına alındı.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Bürosu tarafından yürütülen soruşturma, eski bakan Arif Ahmet Denizolgun'un 7 Eylül 2016'da gerçekleşen ölümüne ilişkin şüpheler üzerine sürdürülüyor.
Bu kapsamda, Denizolgun'un doktoru N.D. yalan tanıklıktan gözaltına alındı.
Soruşturma kapsamında daha önce tanık sıfatıyla ifade veren N.D, emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından Bakırköy Adliyesine sevk edilecek.
OLAYIN GEÇMİŞİ
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığından 18 Ağustos'ta yapılan açıklamada, Eylül 2016'da vefat eden Arif Ahmet Denizolgun'un ölümünün ve yapılan otopsi işlemlerinin şüpheli olduğuna ilişkin iddia ve şikayette bulunulduğu bildirilmişti.
Açıklamada, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun ilgili hükümlerince maktulün gerçek ölüm sebebinin tespitine ilişkin yeniden inceleme yapılabilmesi amacıyla fethi kabir kararı alındığı kaydedilmişti.
Eski Bakan Arif Ahmet Denizolgun’un ölümünde yeni gelişme! Bilirkişi ölümü "şüpheli" buldu
Karar doğrultusunda başsavcıvekili, cumhuriyet savcısı, İstanbul Adli Tıp Kurumu uzmanları ve olay yeri inceleme ekipleri 19 Ağustos'ta Denizolgun'un kabrine gelmiş, görevlilerce açılan mezardan Denizolgun'un cesedine ait parçalar alınıp incelenmek üzere nakil aracıyla Adli Tıp Kurumuna götürülmüş, mezardan çıkarılan örnekler işlemlerin ardından 20 Ağustos'ta yeniden kabre konulmuştu.
Başsavcılıktan 26 Ağustos'ta yapılan açıklamada, Denizolgun'un otopsisinde "şüpheli ölüm" tespiti yapıldığı ve Alihan Kuriş'in de aralarında bulunduğu şüpheliler hakkında "adam öldürme" suçundan soruşturmanın sürdürüldüğü bildirilmişti.
Denizolgun'un mezarının açılması sonrası yapılan ön inceleme neticesinde elde edilen bilgi ve belgeler, raporlama yapılması için Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kuruluna gönderilmişti.
BİLİRKİŞİ İNCELEMESİ
Soruşturma kapsamında, Denizolgun'un ölümünün adli tıbbi yönden yeniden değerlendirilmesi amacıyla bilirkişi incelemesi de yaptırılmıştı.
İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nevzat Alkan tarafından hazırlanan 25 Ağustos tarihli bilirkişi raporunda, 2016 yılında gerçekleştirilen otopsiye ait 145 fotoğraf ve video görüntüsü, dönemin Adli Tıp Kurumu raporları, kriminal incelemeler, olay yeri kayıtları, tanık ifadeleri, 19 Ağustos 2026 tarihli fethi kabir tutanağıyla soruşturma dosyasındaki diğer adli tıbbi belgeler birlikte değerlendirildi.
Raporda, mevcut bulgular ve otopsi tarihindeki ileri derecedeki çürüme durumu göz önünde bulundurulduğunda, Denizolgun'un ağız ve burnunun kapatılması suretiyle kasten öldürülmüş olma ihtimalinin bilimsel ve objektif olarak dışlanmasının mümkün olmadığı belirtildi.
2016 yılında düzenlenen otopsi raporunda ölümün "beyin kanaması nedeniyle doğal ölüm" olarak değerlendirilmesine karşın, mevcut belgeler üzerinden travmatik olmayan beyin kanaması sonucuna ulaşılmasını sağlayacak yeterli objektif bulgunun ortaya konulmadığı ve bu yönüyle adli tıbbi eksiklik bulunduğu değerlendirmesi de raporda yer aldı.
