ÖZEL | Ömer Rıza'dan Salah ve Trossard sözleri: "İngiltere'de herkes 'neden?' diye soruyor"
Arsenal altyapısında yetişen, Süper Lig'de Denizlispor ve Trabzonspor formalarıyla uzun yıllar mücadele eden teknik direktör Ömer Rıza, Türkiye Gazetesi’ne çok özel açıklamalarda bulundu. Kariyerine İngiltere ve İtalya’da edindiği önemli antrenörlük deneyimleriyle yön veren 46 yaşındaki Rıza; Karadeniz ekibinin son dönemdeki performansı, Muhammed Salah, Leandro Trossard ve şampiyonluk yarışıyla ilgili çarpıcı değerlendirmeler yaptı.
2003-2008 yılları arasında Denizlispor ve Trabzonspor formalarıyla çıktığı toplam 112 maçta 24 gol ve 9 asistle oynayan Ömer Rıza, yeşil sahalara veda ettikten sonra başarılı bir antrenörlük kariyerine adım attı. Tecrübeli futbol adamı, Watford ve Cardiff City'de yardımcı antrenörlük ile teknik direktörlük görevlerini üstlendi. Geçtiğimiz sezonu Cesena’da yardımcı antrenör olarak geçiren Rıza, Türkiye Gazetesi’ne verdiği özel röportajda Süper Lig ve Avrupa'daki deneyimlerinin yanı sıra Trabzonspor’un yeni sezondaki performansıyla ilgili konuştu.
ÖZEL | Karagümrük’ün eski yıldızı Ricci'den Türkiye maçı sözleri: İtalya'ya zorluk çıkaracak 3 isim
RIZA: “LAMPARD VE ROONEY’E KARŞI YARIŞTIK”
İlk olarak yaşadığı antrenörlük deneyimlerini paylaşan Ömer Rıza, “İngiltere futbolunda çeşitli görevlerde bulunduktan sonra 2024 yılında Cardiff City Teknik Direktörü Erol Bulut’un daveti üzerine kulüpte yardımcı antrenör olarak görev yaptım. Sezon başladığında üst üste galibiyet alamadığımız bir dönem vardı. Daha sonra Erol Hoca’yı takımdan gönderdiler. Cardiff City, takımda kalmamı istedi. Erol Hoca’nın da bilgisi ve izni dahilinde görevi kabul ettim ve sezon sonuna kadar takımda teknik direktör olarak görev yapmaya başladım. Genç bir takımımız vardı ve iyi performans sergiledik. Orada önemli tecrübeler kazandım ve gerçekten güzel bir duyguydu. Premier Lig farklı bir seviye ama Championship de dünyanın en zor liglerinden biri. Çok iyi oyuncuların olduğu agresif bir lig. Aynı zamanda seyirci baskısı da çok yüksek. Teknik direktörler Frank Lampard ve Wayne Rooney’e karşı mücadele verdik. Kazandığım deneyimler yeni bir takıma gitmek için beni daha da hazır hale getirdi.” dedi.
“ASHLEY COLE İLE CESENA SÜRECİ”
Geçtiğimiz sezonu İtalya’nın Cesena takımında tamamlayan Rıza, o dönemle ilgili olarak “İtalya, bildiğiniz üzere futbol anlamında tarihteki en iyi ülkelerden biriydi. Ashley Cole ile Arsenal’de beraber oynamıştık ve çok iyi arkadaştık. O, dünyadaki en iyi sol beklerdendi. Cesena’da yanına tecrübeli bir antrenör isteğiyle bana ulaştı. Görevi kabul ettim ve ligin bitmesine 2 ay kala beraber çalıştık. O da teknik direktörlüğe yeni başlamıştı ve çok samimi birisiydi. Cesena ile ilk teknik direktörlük dönemine başlamıştı ve haklı olarak yanına benim gibi tecrübeli bir antrenör lazımdı. Takımda yönetimsel olarak değişiklikler oldu ve yönetimle hedef anlamında görüş ayrılığına düştük. Bizim amacımız Serie A’ya yükselmekti, bundan dolayı görevi bıraktık. İki ay da olsa İtalya günlerimiz çok iyi geçti. Orada savunma ve kontra atak futbolu konusunda farklı bir mantalite vardı. Oyuncuların teknik kapasitesi çok yüksekti.” diye konuştu.
“İLK İDOLÜM WENGER’Dİ”
Arsenal altyapısında yetişen ve teknik direktör Arsene Wenger’in tedrisatından geçen tecrübeli çalıştırıcı, efsanevi teknik adamın kariyerine etkisini şu sözlerle anlattı: “Wenger’in çok sakin ve iyi bir kişiliği vardı. Her oyuncuya karşı saygısı bulunuyordu. Oyuncularıyla tek tek yakından ilgilenir ve zaman ayırırdı. Bizlere önem verirdi ve yeteneklerimizi açığa çıkarmaya yönelik sistem uygulardı. Her oyuncusunun nasıl bir kaliteye sahip olduğunu biliyordu. Wenger’in bu özelliklerini antrenörlük kariyerimde kullanmak için öğrendim ve hafızama kazıdım. Kariyerimde ilk olarak örnek aldığım teknik direktör Arsene Wenger’di. Gerçekten başarılı işler yaptı. İngiltere ve dünya futbolunda mantalite olarak birçok değişikliğe imza attı. Şimdilerde Pep Guardiola’nın oyun sistemlerini ve Diego Simeone’nin agresifliğini çok beğeniyorum. Guardiola’nın hücumda oynattığı oyun ve top takımındayken maçı kontrol altına alması takdir-e şayan. Siemone’nin ise takımına savunmada disiplinli ve agresif bir oyun oynatması dikkatimi çekiyor. Benim de bu teknik direktörlerden öğrendiğim bir mantalite ve stil var.”
“YILLARCA OYNAMAK İSTERDİM”
2,5 sene bordo-mavili formayı terleten başarılı teknik adam, o günlere dair hatıralarıyla ilgili olarak, “Trabzonspor’da gencinden yaşlısına kadar herkes futbolu biliyordu. Yaşlı bir teyze bile seninle oturup futbol konuşabilirdi. Gerçekten çok farklı bir şehirdi. Böylesine büyük bir takımda oynamak çok mutluluk vericiydi. Takımda Fatih Tekke, Gökdeniz, Szymkowiak, Marcelinho, Kiki Musampa, Ceyhun Eriş, Ersen Martin, Umut Bulut ve Mustafa Keçeli gibi çok iyi oyuncular bulunuyordu. Kulüpte yönetim anlamında bazı sorunlar olmasına rağmen ligi iyi yerlerde bitirmiştik. Takım üzerinde çok baskı vardı ama oyuncular olarak bu baskıya her zaman göğüs germeye çalıştık. İngiltere’de de aynı baskı vardı ve futbol bize bunu zaten öğretmişti. Taraftarlar şartlar ne olursa olsun her zaman takımın kazanmasını istiyordu. Yine de orada uzun yıllar oynamak isterdim. Ne kadar iyi futbol oynasam da takımda Fatih Tekke, Gökdeniz ve Yattara gibi oyuncular olduğu için bazen yedek kulübünde oturmam gerekiyordu. Benim için biraz zor zamanlardı ama böyle bir takımda oynamak keyif vericiydi.” ifadelerini kullandı.
“RAKİPLERİMİZ KORKUYORDU”
Trabzonspor taraftarının stadyumda oluşturduğu atmosfere ayrı bir parantez açan Ömer Rıza, “Mükemmel bir seyirciye ve atmosfere sahiptik. Bize her zaman en iyi şekilde destek verdiler. Bence her kulübün böyle bir taraftara sahip olması gerekiyor. Mesela UEFA Kupası elemelerinde Apoel’e gol attığım maçı unutamıyorum. Golü attıktan sonra formamı çıkarıp kollarımı iki yana açarak tribünlere doğru koşmuştum. Takım arkadaşlarım arkamda, taraftar önümdeydi. Böylesine güzel bir atmosferi daha önce hiç yaşamamıştım. O an hâlâ gözümün önünden gitmiyor. Futbolcular olarak bu konuda gerçekten çok şanslıydık. Tribünlerdeki o atmosferi anlatamam. Bu tarz maçlarda taraftarlardan bize farklı bir adrenalin ve güç geliyordu. Rakiplerimiz sahamıza geldiklerinde çekiniyor ve korkuyorlardı. Oyuncularımızın çok iyi olduğunu ve hata yaptıklarında affetmeyeceğimizi biliyorlardı. Sahada biz bile birbirimizi duymakta zorlanıyorduk. Mesela Fenerbahçe maçında tribünlerde o kadar ses vardı ki Hüseyin Cimşir’in 2 metreden bana bağırmasını duyamamıştım. Tribünlerdeki o ses bize ekstra bir enerji veriyordu.” sözlerini sarf etti.
“KAZANMAYA HER ZAMAN AÇTI”
Karadeniz temsilcisinin geçtiğimiz haftalarda yollarını ayırdığı eski takım arkadaşı Fatih Tekke’den övgüyle bahseden Rıza, şöyle devam etti: “Fatih Hoca’yı anlatmaya gerek yok, herkes onun nasıl biri olduğunu zaten biliyor. Gol atan, agresif ve iyi mücadele eden bir oyuncuydu. Kazanma konusunda her zaman çok açtı. Gerçekten çok iyi bir futbolcuydu. İngiltere’de çok üst düzey oyuncularla oynadım ama Fatih’in teknik kapasitesi ve gol vuruşları gerçekten çok yüksekti. Takıma her zaman ağabeylik yapan, karakter olarak da çok düzgün bir insandı. Teknik direktör olarak çok sayıda maçını izledim. Takımını çok iyi organize ediyordu ve savunma anlamında da başarılıydı. Oyun stilini oldukça beğeniyorum. İnşallah bir gün teknik direktörlüğe kaldığı yerden devam eder. Fatih Hoca, Trabzonspor gibi bir evin temel direklerinden biridir; Gökdeniz ve Hüseyin Çimşir de aynı şekilde. Kulübe gerçekten çok büyük emek harcadılar; yaptıkları hiçbir zaman unutulmayacak.”
“DOĞRU YERDE OLDUĞUNU HİSSETTİ”
Bordo-mavili ekibin kadro potansiyelini değerlendiren 46 yaşındaki taktisyen, şu tespiti yaptı: “Takıma Salah ve Fabinho gibi dünyanın en iyi oyuncularından bazıları geldi. Özellikle Salah, gerçekten çok enteresan bir transfer. Trabzonspor, onu almak için çok önemli bir işe imza attı. Salah’ın normalde dünyadaki her büyük ligden talibi vardı ama o tercihini Trabzon’dan yana kullandı. Salah, doğru yere geldiğini derinden hissetti. Futbolcu için oynayacağı şehrin ve kulübün atmosferi de çok önemlidir. Takıma katkı sağlamaya ve iyi işler başarmaya devam edecek. Mesela Salah’ın 3 gol ve 1 asistlik performansına şaşırmamak lazım. Bu tip oyuncular zaten böyle maçlarda da fark oluşturdukları için transfer ediliyor. Trabzonspor’a hız, akıl ve teknik kapasite yönünden katkıda bulunacak. Takımının hücum gücünü yüzde 70-80 seviyesinde artırdı. O, yıldız bir isim olmasının yanında tam bir takım oyuncusu. Türk kültürü ile olan uyumu onu daha da rahatlatacak. Gerçekten çok başarılı bir transfer.”
“HALA ‘NEDEN TRABZON’DA?’ DİYORLAR
İngiltere’de Mısırlı yıldızın Türkiye tercihinin dikkat çekmeye devam ettiğine vurgu yapan Ömer Rıza, “Salah, Liverpool’da ‘kral’ oldu. Liverpool’dan Dalglish, John Barnes ve Gerrard gibi birçok oyuncu geçti ama kime sorarsanız kral olarak Salah’ı söyler. Mesela İngiltere’de herkes ‘Neden Trabzon’a gitti?’ diye sormaya devam ediyor. Jamie Carragher ve Wayne Rooney bu konuyu çok sorguladı. Çünkü Salah, Trabzon’da ailesiyle beraber yaşayabileceği güzel bir futbol atmosferinin olduğunu görünce gitmeye karar verdi. Süper Lig’in geliştirmesi gereken yönleri var ama zamanla en üst liglerden biri olacağına inanıyorum.” dedi.
“GALATASARAY TELAŞA DÜŞTÜ”
Trabzonspor’un 4-0’lık Galatasaray galibiyetinin ardından şampiyonluk yolundaki motivasyonuna değinen Rıza, “Bu galibiyet Galatasaray’da telaşa neden oldu ve sorunlar oluşturdu. Galatasaray cephesi artık, 'Bundan sonraki maçlarımızı kazanamazsak Trabzonspor ensemizde' diye düşünecek. İnşallah takım olarak iyi bir çıkış yakalarlar. Oyuncu olarak çok yüksek bir güce ulaştılar. Yine de sadece iş yıldız oyuncu getirmekle bitmiyor. Önemli olan takımın, yönetimin, stadyumun ve taraftarların her zaman bir bütün halinde hareket etmesidir. Diğer takımların kadroları yavaş yavaş oturmaya başladı ve yenilmesi zor rakipler haline geliyorlar. Trabzonspor için zor bir süreç var. Takım tam anlamıyla oturursa şampiyonluk neden Trabzon’a gelmesin?” şeklinde konuştu.
“TROSSARD’I BIRAKMALARINA ŞAŞIRDIM”
Beşiktaş'ın Leandro Trossard transferini de değerlendiren başarılı çalıştırıcı, Arsenal'de harika işler yapan Belçikalı oyuncunun gidişine anlam veremediğini belirtti. Trossard'ı "dünyanın en iyi oyuncularından biri" olarak tanımlayan Ömer Rıza, "Trossard’ın oyununu çok beğeniyorum. Beşiktaş için çok iyi bir transfer. Akıllı, tecrübeli ve kendini takıma adayan bir isim. Ancak Mikel Arteta ile çok farklı bir sistemde çalışıyordu, alıştığı yapının değişmesi nedeniyle adaptasyon için biraz zamana ihtiyacı olabilir." yorumunda bulundu.
“TÜRK FUTBOLU İÇİN HAZIRIM”
Son olarak kendi kariyer planlamasına değinen ve Türkiye'de takım çalıştırma hayali sorulan Rıza, hedeflerini açıkladı. Görev yaptığı kulüplerde fazlasıyla tecrübe kazandığını vurgulayan genç teknik adam, "Bir gün Türkiye’ye kesinlikle dönmek ve takım çalıştırmak istiyorum. Artık bu göreve hazır durumdayım." sözleriyle Süper Lig'e yeşil ışık yaktı.
ÖZEL| Denizlispor ve Trabzonspor’un eski yıldızı Ömer Rıza, Türkiye Gazetesi’ne konuştu:
İlk idolüm Arsene Wenger’di
Salah, doğru yerde olduğunu hissetti
Galatasaray telaşa düştü
Şampiyonluk neden Trabzon’a gelmesin?

