İran'dan dünya ticaretini etkileyecek Hürmüz hamlesi!
İran Basra Körfezi Su Yolları Yönetim Kuruluşu (PGSA), ABD'nin bölgedeki askeri faaliyetlerini gerekçe göstererek Hürmüz Boğazı'ndan gemi geçişlerine izin verilmeyeceğini duyurdu.
İran’ın Basra Körfezi Su Yolları Yönetim Kuruluşu (PGSA), ABD’nin bölgedeki askeri eylemlerini gerekçe göstererek Hürmüz Boğazı'ndan tüm gemi geçişlerinin tamamen durdurulduğunu duyurdu. Tahran yönetimi ayrıca, Umman’ın krizin çözümü için sunduğu "bölgesel ortak yönetim" modelini de kesin bir dille reddetti.
"ABD'NİN AGRESİF EYLEMLERİ NEDENİYLE GEÇİŞLER YASAKLANDI"
İran Basra Körfezi Su Yolları Yönetim Kuruluşu (PGSA) tarafından sosyal medya üzerinden yapılan açıklamada, uluslararası denizcilik şirketlerinden gelen yoğun başvurulara atıfta bulunularak şu ifadelere yer verildi:
"Çok sayıda soruya cevap olarak belirtmek isteriz ki, ABD silahlı kuvvetlerinin bölgedeki devam eden agresif eylemleri nedeniyle Hürmüz Boğazı'ndan geçiş şu anda tamamen yasaktır. Tüm başvurular sırayla değerlendirilecek, bölgede istikrar ve güvenlik sağlandıkça izinler aşamalı olarak verilecektir."
UMMAN'IN %50-50 KONTROL PLANINA REDDET: "SAVAŞA HAZIRIZ"
Körfez ülkelerinin desteklediği ve Umman’ın sunduğu boğazın %50-50 ortak yönetimi ve gemilerden gönüllü katkı payı toplanması teklifi Tahran tarafından kabul görmedi. Reuters'a konuşan üst düzey bir İranlı yetkili, önerilen modelin başarı şansı bulunmadığını ve İran'ın çıkarlarına hizmet etmediğini belirtti.
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi ise devlet televizyonuna yaptığı açıklamada Hürmüz Boğazı'nın milli güvenliklerinin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayarak rest çekti:
"Eğer Umman, İran'ın Hürmüz Boğazı konusundaki önerisini kabul etmezse boğaz kapalı kalmaya devam edecek. Biz savaşın yeniden başlamasına hazırız. Bizim önerimiz, boğazdaki bir güzergahın tamamen İran'ın kontrolünde olması, diğer güzergahın bir bölümünün de yine İran'ın kontrolünde bulunmasıdır."
2 GEMİ VURULDU
İran Devrim Muhafızları Ordusu, ABD'nin "hava koruması ve yönlendirmesiyle" yasal olmayan alternatif bir rota kullanarak Hürmüz Boğazı'ndan geçmeye çalışan 2 geminin doğrudan vurularak durdurulduğunu açıkladı. Saldırının ardından bölgedeki 4 petrol tankeri hızla rotasını değiştirmek zorunda kaldı. Hürmüz Boğazı üzerindeki tam kontrolün İran'da olduğunu vurgulayan Devrim Muhafızları, ABD’nin geçiş garantisi içeren açıklamalarına kulak verilmemesi gerektiği konusunda uluslararası denizcilik şirketlerini uyardı.
ÇİFTE KORİDOR FELCİ
Hürmüz Boğazı'nın kilitlenmesinin yanı sıra Yemen'deki Husiler üzerinden Babülmendep-Kızıldeniz hattının da eş zamanlı kapatılması, küresel ticareti tarihte eşi benzeri görülmemiş bir krizle yüzleştirdi. Hürmüz'de bir ay önce 41 olan günlük gemi geçişi 6'ya düşerken, QatarEnergy'nin saldırılar sonrası mücbir sebep ilan etmesi küresel LNG arzının beşte birini durma noktasına getirdi. Savaş riski primlerinin %0,25'ten %10 seviyelerine fırlaması, navlun ve sigorta maliyetlerini rekor seviyeye taşıdı.
KALKINMA YOLU PROJESİ NEDEN ÖNEMLİ?
İki deniz koridorunun birden kilitlendiği bu ortamda, Türkiye’nin Irak ile imzaladığı işbirliği anlaşmaları ve Basra’daki Fav Limanı’nı Avrupa’ya bağlayacak 1.200 kilometrelik Kalkınma Yolu Projesi en kritik alternatif koridor olarak öne çıktı.
Basra Körfezi’ni Irak ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya bağlayacak olan Kalkınma Yolu, Hürmüz Körfezi’ndeki krizin ardından bütün dünya için hayati bir proje haline geldi.
Kalkınma Yolu'nun, 1200 kilometrelik demir yolu, otoyol, enerji nakil ve iletişim hatlarını kapsayan önemli bir proje olduğuna işaret eden Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu Fav Limanı'ndan başlayıp Türkiye'ye, buradan da Avrupa'ya ulaşım sağlanacağını dile getirmişti.
Sadece demir yolu tarafında yaklaşık 15 milyar dolarlık bir projeden bahsedildiğine işaret ederek Uraloğlu, “Irak'ta malum bir seçim olmuştu. Hükümetin kurulması biraz zaman aldı. Hükümet kuruldu ve Irak Başbakanı'nın bu ayın 28'inde ülkemize ziyareti kesinleşti. Bu ziyaret öncesinde de biz yapacaklarımızı daha net görüşmek için ayın 21'inde Irak'a iş ziyaretinde bulunduk. Oradaki Ulaştırma ve İletişim bakanlarıyla gerekli değerlendirmeleri yaptık. Sonrasında da Sayın Başbakanı ziyaret ettik. Burada, Irak ile Türkiye sınır kapısının nereden olacağı ve bu projenin finansmanının nasıl sağlanacağı noktasında mutabık kalmıştık. Anlaşmaların içeriği, Fişhabur-Ovaköy Sınır Kapısı'nın yapılması ve petrol karşılığında Kalkınma Yolu'nun Türk müteahhitler tarafından yapılmasıydı” demişti.
Ayrıntılar geliyor...
