Kuru yemişte fiyat uçurumu büyüyor! Rekolte artışı tüketiciye yansımıyor
Yeni hasatla birlikte fındık, Antep fıstığı, badem ve cevizde üretici ile son tüketici arasındaki fiyat makası yeniden gündeme geldi. Tarladan çıkan ürünün fiyatı; kabuk, randıman, fire, işleme, paketleme, depolama ve lojistik giderleriyle yaklaşık yüzde 30-50 artarken, ürünün tüketiciye ulaşana kadar fiyatı toplamda 3 ila 5 kata kadar çıkıyor.
Yeni hasat sezonunun başlamasıyla; fındık, Antep fıstığı, badem ve cevizde tarladan markete uzanan devasa fiyat uçurumu yeniden tartışma konusu oldu. Bu yıl üretimde yaşanan ciddi artışlara rağmen etiketlerin düşmemesi, tedarik zincirindeki aracıların ve marketlerin yüksek kâr marjlarını yeniden eleştirilerin odağına taşıdı. Tarlada binbir emekle üretim yapan çiftçi ürününü maliyetine yakın fiyatlardan elden çıkarmak zorunda kalırken, tarladan çıkan ürün fiyatı ile son tüketiciye ulaşan etiket arasında tam 3 ila 5 kat fiyat farkı bulunuyor. Kısacası ürün bol bile olsa yine pahalıya yiyoruz... Öte yandan yeni hasat ürünlerinin piyasaya kısmen girdiği belirtilirken, eylül ayı gibi raftaki ürünlerin fiyatlarında indirim yapılması gerektiği ifade ediliyor.
İŞLEME MALİYETİ YÜZDE 30-40 CİVARI
Peki bu uçurum neden kaynaklanıyor? Birincisi, kuruyemiş ürünleri domates veya biber gibi değil; ‘tarladan al, hale götür, markete çek’ mantığıyla işlemiyor. İşlem gerektiren bu ürünler tarladan kabuklu ve ham hâlleriyle çıkıyor. Üzerine kurutma, kabuktan ayırma, kırma, eleme, randıman ve fire kaybı, kavurma, paketleme, depolama ve lojistik maliyetleri ekleniyor. Tarladan rafa giderken en büyük fiyat farkı bu aşamada ortaya çıkıyor. Ancak araştırmalar gösteriyor ki; tüm bu zorunlu işlemlerin ham ürün fiyatına etkisi yalnızca yüzde 30 ila 50 civarında kalıyor. Dolayısıyla ortadaki 3-5 katlık farkı sadece ‘işleme maliyetiyle’ açıklamak mümkün değil. Bu noktada tüccar ve toptancıların yüksek kârları devreye giriyor; üzerine bir de zincir market ve kuru yemişçi kârı eklenince ürün tarladan tüketiciye ulaşana kadar katlanarak büyüyor ve fatura vatandaşa kesiliyor.
FINDIK VE FISTIKTA KÂR MARJI YÜKSEK
Fiyat uçurumunun en net görüldüğü ürünlerin başında fındık ve Antep fıstığı geliyor. Fındıkta, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) 250-255 TL alım fiyatı açıklarken, serbest piyasada üreticinin ürünü 170-195 TL bandında toplanıyor. Ancak aynı ürün, market raflarında iç fındık olarak 1.250 TL’ye kadar çıkan fiyatlarla satılıyor. Benzer şekilde, üreticiden 600 TL civarına alınan Antep fıstığının perakendede 1.900 TL’ye kadar tırmanması, aradaki devasa farkın ‘maliyetin çok ötesinde’ bir aracı kârı havuzu oluşturduğunu gözler önüne seriyor. Borsada iç bademin 500 TL iken rafta 1.350 TL olması, 520 TL’lik cevizin rafta 1.100 TL’ye ulaşması da bu uzun ve kontrolsüz zincirin birer yansıması.
REKOLTE REKORA KOŞUYOR
Badem ve ceviz cephesinde de tablonun fındık ve fıstıktan farkı yok. TÜİK’in bu yılki tahminlerine göre Türkiye’de ceviz üretiminin geçen yıla kıyasla yaklaşık yüzde 95 gibi devasa bir artışla 514 bin tona ulaşması bekleniyor. Ancak tarladaki bu rekor bolluk raflara hiç yansımıyor. Üreticide kabuklu olarak 160 ile 280 TL arasında satılan ceviz, kırılıp iç ceviz olarak borsaya indiğinde 520 TL’den işlem görüyor. İş aynı ürünün market rafına çıkmasına gelince, tüketicinin karşısına 640 TL ile 1.100 TL arasında bir etiket çıkıyor. Bademde ise yeni sezon hasadıyla birlikte borsada kilogramı 500 TL bandında olan iç badem, perakende zincirlerinde 670 TL’den başlayıp 1.350 TL’ye kadar alıcı buluyor. Yani badem ve cevizde de rafa gelene kadar araya giren ticari marjlar, kilogram başına 600 ila 850 lirayı bulan farklar oluşturuyor.
| Ürün | Tarla / Borsa Fiyatı (Ortalama) | Market Satış Fiyatı |
|---|---|---|
| Fındık | 170 - 255 TL (kabuklu) | 675 - 1.250 TL (iç) |
| Antep fıstığı | 600 - 700 TL (kabuklu) | 950 - 1.900 TL |
| Badem | 500 TL (iç) | 670 - 1.350 TL (iç) |
| Ceviz | 160 - 280 TL / 520 TL (iç) | 640 - 1.100 TL (iç) |
TARLA - RAF FİYAT MAKASI AÇILIYOR
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, fındıkta üretici ile market arasındaki fiyat farkına dikkat çekerek “Temmuz ayında üreticide kilogramı 410 TL olan iç fındığın market fiyatı 1.050,79 TL’ye yükseldi. Böylece market fiyatı üretici fiyatının yaklaşık 2,6 katına çıkarken, üretici ile market arasındaki fark yüzde 156,3 olarak gerçekleşti” dedi. Bayraktar, benzer tablonun Antep fıstığında da yaşandığını açıkladı. Temmuz ayında üreticide 600 TL olan Antep fıstığının markette 1.496,19 TL’ye satıldığını belirten Bayraktar, aradaki fiyat farkının yüzde 149,4’e ulaştığını ve bu makasın dikkatle takip edilmesi gerektiğini ifade etti.
TMO GÜÇLÜ ALIMI DEVAM ETTİRMELİ
TMO’nun 24 Ağustos itibarıyla fındıkta açıkladığı 250-255 TL’lik alım fiyatı ile serbest piyasa fiyatı arasındaki makas dikkat çekiyor. 50 randıman kabuklu fındık Doğu Karadeniz’de 180-185 TL, Giresun’da 185-200 TL, Batı Karadeniz’de ise 190-195 TL seviyelerinde işlem görüyor. Böylece serbest piyasa ile TMO’nun alım fiyatı arasında kilogram başına 70 TL’ye varan fark oluşuyor. Sektör temsilcileri, TMO’nun alımlarda güçlü bir şekilde piyasada yer alması hâlinde serbest piyasa fiyatının 200 TL ve üzerine çıkabileceğini değerlendiriyor.
SAHADA ÜRÜN BOLLUĞU VAR
Ziraat Mühendisi Ayşegül Aslan, 2026 sezonunda başta fındık ve Antep fıstığı olmak üzere ürün bolluğunun öne çıktığını belirterek “Fındıkta geçen yıl zirai don sebebiyle 440 bin tonlara kadar gerileyen üretimin bu yıl 715 bin ton seviyelerine çıkması bekleniyor. Antep fıstığında da yüzde 100’ü aşan ciddi bir rekolte artışı söz konusu. Sahada ürün bolluğu yaşanıyor ve üreticiler kaliteli ürün elde etmek için yoğun emek verdi. Normal şartlarda arzın artması piyasayı rahatlatmalı ve bunun tüketici fiyatlarına da yansıması gerekir. Ancak yüksek rekolteye rağmen fiyatların aynı ölçüde gerilememesi, üretimden tüketiciye uzanan pazarlama zincirinin ve fiyat oluşumunun daha yakından incelenmesi gerektiğini gösteriyor” dedi.
“2 KİLO KIRMADAN 1 KİLO ÇIKMIYOR”
İstanbul’da kuru yemiş toptancısı Haluk Kaçmaz, üretici fiyatı ile raf fiyatı karşılaştırılırken ürünün işlenme sürecinin göz önünde bulundurulması gerektiğini söyledi. Kaçmaz “Dışarıdan bakıldığında 250 liraya alıp 1.200 liraya satıyorlar, hepsi kâr gibi bir algı oluşuyor ama işin mutfağı böyle değil. Ürün tarladan kabuklu geliyor. Yüzde 50 randıman üzerinden hesapladığınızda 1 kilo iç fındık elde etmek için yaklaşık 2 kilo kabuklu ürün gerekiyor. Bunun üzerine nakliye, kurutma, eleme, boylama, firelerin ve çürüklerin ayıklanması, kavurma, paketleme, enerji, depolama ve işçilik maliyetleri ekleniyor. Toptancının kâr marjı da sanıldığı gibi çok yüksek değil; çoğu zaman yüzde 10-15’i geçmiyor. Perakendecinin işletme giderleri ve diğer maliyetleri de eklendiğinde ürünün raftaki fiyatı oluşuyor” diye konuştu.

