Yaza damgasını vuran dostluk! Deniz kaplumbağası Mahmut'u görenler hayret ediyor
Antalya’nın Demre ilçesinde su altındaki çöpleri gönüllü olarak temizleyen serbest dalıcı Sercan Demirkaya ile "Mahmut" ismini verdiği dişi yeşil deniz kaplumbağası arasındaki karşılaşmalar, zamanla sıra dışı bir dostluğa dönüştü.
5 yıldır aynı sularda buluşan ikili, bölgedeki dikkat çeken hikâyelerinden birinin kahramanı oldu.
Yılın çoğunu Antalya'nın Demre ilçesi Çayağzı Limanı ve çevresinde geçiren Sercan Demirkaya, günün erken saatlerinde sarı kanosuyla denize açılıyor.
Su altında temizlik yaptığı sırada sık sık Mahmut'la karşılaşan Demirkaya'nın kanosunu gören kaplumbağa, yanına yaklaşarak uzun süre çevresinde yüzüyor ve zaman zaman yüzgeciyle ona dokunuyor.
Yıllardır devam eden bu karşılaşmalar, ikilinin günlük hayatının adeta değişmez bir parçasına dönüştü.
Yaklaşık 19 yıldır Demre'de yaşayan Demirkaya, serbest dalıcılığın yanı sıra fotoğraf ve video çalışmaları da yapıyor. İlçeye yerleşmesindeki en önemli sebeplerden birinin deniz kaplumbağaları olduğunu belirten Demirkaya, denizle olan bağını anlattı.
Demirkaya, "Karadaki iş stresi ya da can sıkıntısını gidermek için kendime tek bulduğum yer direkt deniz altı, suyun altı oluyor. Zaten ilkokulda denize dalma sevdam ya da tutkusu ya da hobisi mi diyeyim. O şekilde başladı." dedi.
FOTOĞRAF ARŞİVİNDEN BAŞLAYAN HİKÂYE
Mahmut'la ilk karşılaşmasının sandığından daha eski olduğunu fotoğraf arşivini inceleyince fark ettiğini söyleyen Demirkaya, yaklaşık 11 yıl önce çektiği görüntülerde aynı kaplumbağanın bulunduğunu belirtti. Ancak o yıllarda deniz kaplumbağalarını birbirinden ayıracak şekilde gözlemlemediğini ifade etti.
Demirkaya, şöyle devam etti:
"O zamanlar kaplumbağaların su altı çekimine de bu kadar odaklanmamışım. Kaplumbağaya bakıyorum ama öyle spesifik olarak bakmıyorum. Hani herkesin dediği gibi, ‘Nasıl tanıyorsun, nasıl tanıyorsun?’ diyorlar ya, hepsi aynı gözüyle bakıyordum. O süreçle Mahmut’la bire bir tanışma arasında yaklaşık 4-5 sene bir fark var. Ben o süre zarfında hala kaplumbağalara sürekli dalış yapıyorum, sürekli onlarla dalıyorum. Dikkatimi çekmesi epey bir süre, 4-5 sene sürdü."
2021 yılından itibaren Mahmut'u diğer kaplumbağalardan ayırt etmeye başladığını ve onu daha yakından takip ettiğini anlatan Demirkaya, zaman içerisinde diğer kaplumbağaların bölgeden ayrıldığını söyledi.
Demirkaya, "Biz, 3-4 kaplumbağayla beraber sürekli dalış yapıyorduk. Ama onlar bir süre sonra artık gitti. Hala zaman zaman gördüğüm oluyor ama beni hiç bırakmayan, hiçbir zaman yanımdan ayrılmayan tek Mahmut oldu. Bu sene beşinci senemizdeyiz." diye konuştu.
"MAHMUT" İSMİ BİR SKEÇTEN GELİYOR
Deniz kaplumbağasına neden Mahmut ismini verdiğini de anlatan Demirkaya, ismin kaynağının Tolga Çevik'in "Komedi Dükkanı" programındaki skeçler olduğunu belirtti.
"Tolga Çevik’in sunduğu, yani oynadığı Komedi Dükkanı skeçleri, programı vardı. Çok çok fazla severdim. Hatta sürekli günübirlik izlerdim. Onun böyle skeçlerinde ya da sahnelerinde hep ‘Arkadaşım, ismin ne?’ dediklerinde ‘Mahmut’ deyip geçiştiriyorlar. Yani karakterlerin adı genelde Mahmut oluyordu. Benim de Mahmut’la aynı şekilde oldu. İlk gördüm, radara girdi. Sürekli aynı kaplumbağa olduğunu fark ettim. Sürekli görüşmeye başladık. Oradan Mahmut diye çıktı, Mahmut diye kaldı."
Kaplumbağanın dişi olduğunu bilmesine rağmen ismini değiştirmeyi düşünmediğini söyleyen Demirkaya, Mahmut'un kendisini ve kullandığı sarı kanoyu tanıdığını düşündüren davranışlar sergilediğini dile getirdi.
Bu durumu arkadaşlarıyla farklı zamanlarda test ettiklerini aktaran Demirkaya, "Her seferinde sadece direkt benim olduğum kanoya geliyor. İkincisi de bir arkadaşımızla sahilde Mahmut’u bulduk. Ben kıyıdaydım o sırada. Mahmut kanoya gitti. Kanonun etrafında dönüyor, üstündeki insanlarla beraber. Ben de kıyıdan denize gireceğim. Denize kıyıdan girmem gerekti. O gün denize sadece 3-5 metre adım attım. Dizime kadar girdim. Hayvan bir anda kanoyu bırakıp, bir anda dönerek hızla gelip etrafımda dolanmaya başladı." diye konuştu.
"KENDİSİNİ BULANA KADAR ARAMAYA BAŞLIYORUM"
Mahmut'u birkaç gün göremediğinde endişelendiğini belirten Demirkaya, bölgedeki tekne kaptanlarının da zaman zaman kaplumbağayı gördüklerinde kendisine haber verdiklerini söyledi.
Bu sezon 2-3 gün boyunca Mahmut'a rastlamadığı dönemler olduğunu anlatan Demirkaya, "O zaman ciddi anlamda kafaya takıyorum. Çünkü burada başka bir canlı tarafından herhangi bir saldırıya uğramış olabilir. Fiziksel bir dış hasar ya dediğim gibi tekneler, pervaneler... Bir şekilde onu görmem lazım. Etrafa soruyorum. Onlardan da haber yoksa eğer bu defa ciddi ciddi kendisini bulana kadar aramaya başlıyorum. Çok şükür şu ana kadar hiçbir sıkıntı yaşamadık." ifadelerini kullandı.
"İKİ-ÜÇ DAKİKA GEÇMEDİ, KARŞIMDAYDI"
Geçirdiği kaza sebebiyle yaklaşık bir yıl boyunca denizden uzak kalan Demirkaya, yeniden denize dönmeye başladığı dönemde Mahmut'la yaşadığı karşılaşmayı da unutamadığını söyledi.
"Yavaş yavaş değneklerle adım atmaya başladığımda ilk geldiğim yer burası oldu. Hani belki bir umut diye, sadece bir kere. Bir keresinde yine gelip burada limanda çekek yeri dediğimiz, yürüyerek denize girebileceğimiz bir yer var. Oraya gittim. İşte orada oturuyorum. Yavaş yavaş artık diz kapaklarına kadar denize girebileceğim dönemlerdi. Mesela orada çok hoşuma gitmişti. Orada olacağını hiçbir şekilde beklemiyorum. Denize girdim 2-3 dakika geçmedi, karşımdaydı. Bildiğin önümde Mahmut’u gördüm. Hani ya tesadüf mü, yoksa gerçekten mi? Hayvan istediğimde geliyor. Hiçbir fikrim yok ama ben hissedip geliyor kısmına inanmayı tercih ediyorum."
"KARŞILAŞMALARIMDA ONA DOKUNMUYORUM"
Demirkaya, karşılaşmaları sırasında zorunlu olmadıkça Mahmut'a temas etmediğini, buna karşılık kaplumbağanın zaman içerisinde kendisine daha fazla yaklaşmaya başladığını ifade etti.
Mahmut'un dalış sırasında başını okşamasına dahi izin verdiğini belirten Demirkaya, "Kafa okşaması bir hobi oldu. En sevdiği şey tokat. Bu arada gerçekten çok güzel tokat atıyor. Dürüst olmak gerekirse mecbur kalmadıkça dokunmuyorum. Bazen çok mecbur kalırsam kendimden uzaklaştırmak zorunda kalıyorum ama o artık ilk dönemlerdeydi. Hatta sosyal medyada falan videoları görünce 'Artık evlenin, artık bir araya gelin de biz de kurtulalım.' ya da 'Artık öpsün seni de biz de rahatlayalım.’ diyorlar. Ya benim hayatımda gördüğüm ciddi anlamda en sosyal deniz kaplumbağası. Çünkü her suyun altına indiğimde ya başıma gelir, ya başımı okşar. Ya ne bileyim ufaktan gelir yanağıma tokat atar, ya kameraya kafasını böyle dürtmeye başlar. Her sene ‘Bu kadar da olmaz.’ dediğim şeyler bir sonraki sene fazlasıyla oluyor. Yani resmen bu sene mesela ciddi ciddi elini omzuma atıp böyle arkadaş gibi ya da teselli eder gibi sarılmışlığı var. Bu artık benim için en üst noktaydı." diye konuştu
"GÜLE GÜLE GİTSİN, GÜLE GÜLE GELSİN"
Mahmut'un ekim ayının ilk haftasında bölgeden ayrılacağını tahmin ettiğini belirten Demirkaya, kaplumbağanın gittiğinin birkaç gün içinde anlaşıldığını söyledi.
"Gittiğinde zaten ertesi gün hemen anlıyorsun. Yani ertesi gün bir umut diyorsun. İki, üç, dördüncü gün derken ‘Tamam.’ diyorsun, ‘Artık gitti.’ Ya sadece kendine dikkat etmesini isterim. Başka hiçbir şey istemiyorum. Yani güle güle gitsin, güle güle gelsin." ifadelerini kullandı.
Mahmut'un artık yalnızca kendisinin takip ettiği bir canlı olmaktan çıktığını belirten Demirkaya, binlerce kişinin kaplumbağanın hikâyesini takip ettiğini söyledi.
"Gerçekten arka planda binlerce insan var. 'Tamam, seni de seviyorum, seni de takip ediyoruz ama senden çok Mahmut’u takip ediyorum.' diye çok mesaj alıyorum. O yüzden sağ salim gidip sağ salim gelmesini istiyorum. Hatta bana kalırsa hiç gitmemesi ama yapacak bir şey yok. Kendimi çok şanslı hissediyorum, ciddi anlamda ben bu arkadaşlıktan sonra, bu yıllardan sonra kendimi çok özel hissediyorum. Çünkü böyle bir deniz kaplumbağasıyla böyle bir ilişki kurabilmek, ne bileyim? Sanırım herkese nasip olmaz.”
