Fransız basını uydu görüntülerini paylaştı! 350 milyon dolarlık sır üs Warsheikh’te yükseliyor: Türkiye dünyada 13. sıraya yerleşecek
Fransız gazetesi Le Monde, Türkiye'nin Somali'nin Warsheikh bölgesinde inşa ettiği uzay üssünü uydu görüntüleriyle analiz ederek dünya gündemine taşıdı. Yaklaşık 350 milyon dolarlık proje tamamlandığında Türkiye'nin kendi egemenliği altında uzay üssü bulunan sayılı ülkeler arasına gireceği öne sürülürken, Ekvator'a yakın konumun uydu fırlatmalarında önemli teknik avantaj sağlayacağı ve tesisin uzun menzilli roket testlerinde de kullanılmasının planlandığı ifade edildi
- Türkiye'nin Somali'deki uzay üssü, tam bağımsızlık sağlayarak küresel uzay ekonomisindeki konumunu güçlendirecek.
- Üs, Ekvator'a yakınlığı sayesinde yakıt tasarrufu sağlayacak ve ticari olarak karlı hale gelecek.
- Tesis, Roketsan'ın uzun menzilli füze testlerine ev sahipliği yapacak ve Türkiye'nin Hint Okyanusu'ndaki askeri gücünü ilk kez yansıtacak.
- İsrail basını, Türkiye'nin Somali'deki askeri ve teknolojik üssünün kendi güvenlikleri açısından risk oluşturduğunu ve 2 bin kilometre menzile sahip sistemleri barındırabileceğini belirtiyor.
- İsrail medyası, üssün İsrail topraklarını şimdilik sınır hattında tuttuğunu ancak İsrail'in desteklediği Somaliland'in tamamen Türk sistemlerinin kapsama alanına girdiğini iddia etti.
Fransa'nın en köklü yayın organlarından Le Monde, Türkiye'nin Somali'de inşa ettiği devasa uzay üssünü geniş bir analizle dünya kamuoyuna duyurdu.
Ankara'nın Afrika Boynuzu'ndaki stratejik ve askeri ağırlığına değinen gazete, fırlatma tesisi hamlesinin Türkiye'yi küresel ligde bambaşka bir seviyeye taşıyacağını ileri sürdü.
Projenin teknik, ekonomik ve askeri boyutlarını uydu görüntüleriyle destekleyen Fransız basını, Türkiye'nin savunma sanayisindeki bu büyük sıçramasını ele aldı.
"KÜRESEL UZAY EKONOMİSİNDE TÜRKİYE DÖNEMİ"
Le Monde, yaklaşık 350 milyon dolar maliyetle Warsheikh kentinde hayata geçirilen mega projenin Türkiye'ye tam bağımsızlık kazandıracağını açıkladı. Ankara'nın çok stratejik bir altyapı geliştirdiğini belirten gazete, şu değerlendirmeleri paylaştı:
"Ankara için bu, uzaya tamamen bağımsız bir şekilde erişmesini ve küresel uzay ekonomisindeki konumunu güçlendirmesini sağlayacak stratejik bir altyapıdır"
Analizde ayrıca projenin tamamlanmasıyla birlikte Türkiye'nin "kendi egemenliği altında bir uzay fırlatma sahasına sahip dünyadaki on üçüncü ülke" unvanını alacağı aktarıldı.
EKVATOR AVANTAJI
Fırlatma üssü için Somali'nin seçilmesinin arkasındaki üstün teknik detaylara da yer veren gazete, bölgenin Ekvator çizgisine yakınlığının uzay misyonlarında devasa bir yakıt tasarrufu sağladığı ve daha ağır yüklerin yörüngeye taşınmasını kolaylaştırdığını yazdı.
Roket parçalarının Hint Okyanusu'na güvenli bir şekilde düşebilmesini sağlayan coğrafi konumun ticari bir kazanca dönüşeceğini yazan Le Monde, "Altyapı, diğer ülkelerin uydularını yörüngeye göndermelerine imkan tanıyarak karlı hale getirilecek" değerlendirmesini paylaştı.
ABD’li Büyükelçi duyurdu: "Türkiye dünyanın en büyük uzay ve askeri üslerini kuruyor, Osmanlı geri döndü"
"TÜRK ASKERİ GÜCÜ HİNT OKYANUSU'NA KALKAN OLDU"
Gelecekte Roketsan'ın uzun menzilli füze testlerini de barındıracak olan tesisin savunma yönüne dikkat çeken Fransız gazetesi, Ankara'nın üssün güvenliği için bölgeyi tam bir askeri kaleye dönüştürdüğünü yazdı. Türkiye'nin Mogadişu yönetimine F-16 savaş uçakları, Patton tankları ve hava savunma sistemleri sağladığını belirten gazete, "Türk askeri gücünün Hint Okyanusu'ndaki ilk projeksiyonu" olarak görüldüğüne dikkat çekti. Küresel enerji rotalarını ve kritik boğazları etki alanına alan bu üssün, sivil uzay hedeflerinin ötesinde Türkiye'nin caydırıcılığını en üst seviyeye çıkaracağını aktardı.
İSRAİL BASININDA SOMALİ ALARMI: "TÜRKİYE'NİN HAMLESİ TEL AVİV İÇİN RİSK"
Öte yandan Türkiye'nin Somali'de inşa ettiği fırlatma tesisi ve stratejik yatırımları, İsrail kanadında büyük bir tedirginliğe yol açtı. İsrail'in önde gelen yayın organlarından Jerusalem Post gazetesi, Afrika Boynuzu'nda yükselen bu askeri ve teknolojik üssün jeopolitik dengeleri kökten değiştireceğini yazdı.
Bölgedeki Türk varlığını yakından takip eden Tel Aviv yönetimi, tesisin fırlatma kapasitesinin ve balistik savunma sistemlerinin ulaştığı gücün kendileri açısından potansiyel güvenlik riskleri barındırdığını iddia etti.
2 BİN KİLOMETRELİK MENZİL ORTA DOĞU’YU KAPSIYOR
Jerusalem Post, uluslararası savunma analizlerine dayandırdığı değerlendirmelerde, Somali'deki tesisin yalnızca sivil uzay misyonlarıyla sınırlı kalmayacağını öne sürdü. Warsheikh bölgesindeki altyapının uzun menzilli askeri sistemlerin test sahası olarak tasarlandığını iddia eden gazete, üssün kapasitesine dair çarpıcı veriler paylaştı. Yapılan analizlerde, söz konusu fırlatma merkezinin 2 bin kilometre menzile sahip sistemleri barındıracak şekilde yapılandırıldığı, bu kapasitenin Afrika'nın büyük bir bölümü ile Orta Doğu'nun önemli bir kısmını doğrudan etki alanı içerisine aldığı belirtildi.
TEL AVİV'İN GÜVENDİĞİ YAPI MENZİ̇L İÇİNDE KALDI
İsrail medyasındaki haberlerde, Türkiye'nin genişleyen askeri nüfuzunun İsrail'in bölgesel çıkarlarına ve ittifaklarına doğrudan etki edeceği savunuldu. Tesisin mevcut matematiksel planlamasıyla İsrail topraklarının şimdilik sınır hattında kaldığı aktarılırken, Tel Aviv’in askeri ve siyasi açıdan desteklediği Somaliland’in ise tamamen Türk sistemlerinin kapsama alanına girdiğine vurgu yapıldı. Birleşmiş Milletler tarafından tanınmayan ve dünyada ilk olarak İsrail'in diplomatik adım attığı Somaliland yapısının, bu yeni askeri projeksiyon dalgasıyla birlikte stratejik olarak baskılanacağı kaydedildi.
ERDOĞAN’IN KARARLILIĞI ZİRVE NOKTASINA ULAŞTI
Ankara ile Mogadişu arasında imzalanan teknolojik ortaklık ve uzay iş birliği anlaşmalarını mercek altına alan İsrail basını, bu hamleyi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın son 15 yılda Afrika'da yürüttüğü kararlı politikanın zirve noktası olarak tanımladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın son dönemde İsrail'in bölgedeki hukuk dışı adımlarına karşı net ve sert bir duruş sergilediğini hatırlatan Jerusalem Post, Somali Cumhurbaşkanı Hassan Sheikh Mohamud'un "Türkiye'den başka kimimiz var ki?" sözlerine atıfta bulunarak, iki ülke arasındaki sarsılmaz güvenin Tel Aviv'in bölgedeki hareket alanını tamamen kısıtladığını yazdı.
