Günde 1 fincan içmek bile etkili! Uzmanlar kahvenin karaciğere etkisini açıkladı
Kahvenin karaciğer sağlığı üzerindeki muhtemel etkilerine ilişkin yeni bir araştırma, her gün tüketilen bir fincan kahvenin bile karaciğer hastalığı ve karaciğer kanseri riskini azaltabileceğini ortaya koydu. Uzmanlar, faydanın kafeinden değil, kahvenin antioksidan özelliklerinden kaynaklanabileceğini belirtiyor.
- Araştırmada, düzenli kahve tüketenlerde siroz, karaciğer kanseri ve karaciğer kaynaklı ölüm riskinin daha düşük olduğu belirlenmiştir.
- Koruyucu etkinin kafeinden çok kahvede bulunan antioksidan bileşiklerle ilişkili olabileceği, kafeinsiz kahve tüketenlerde de benzer faydaların görülmesiyle gösterilmiştir.
- Günde 1-2 fincan kahve tüketenlerde siroz riski yüzde 20, karaciğer kanseri riski yüzde 24 ve karaciğer hastalıklarına bağlı ölüm riski yüzde 31 daha düşük bulunmuştur.
- Araştırmacılar, kahvenin içerdiği antioksidanların iltihaplanma ve karaciğerde yara dokusu oluşumuna yol açan biyolojik süreçleri baskılayabileceğini düşünmektedir.
- Kahveyi şeker veya tatlandırıcı ile tüketenlerde de benzer koruyucu etkinin görüldüğü ancak risklerin bir miktar daha yüksek olduğu belirtilmiştir.
- Gelişmiş MR görüntülemeleri ve laboratuvar analizleri, kahve tüketen bireylerde daha az karaciğer yağlanması, daha düşük iltihaplanma düzeyi ve daha sağlıklı karaciğer protein profilleri bulunduğunu göstermiştir.
Clinical Gastroenterology and Hepatology dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma, kahve tüketiminin karaciğer sağlığı üzerinde önemli koruyucu etkileri olabileceğini ortaya koydu. Araştırmada, 354 binden fazla katılımcı 10 yılı aşkın süre boyunca takip edildi ve düzenli kahve tüketenlerde siroz, karaciğer kanseri ve karaciğer kaynaklı ölüm riskinin daha düşük olduğu belirlendi.
KARACİĞERİ ASIL KORUYAN KAFEİN DEĞİL
Araştırmanın ilk yazarı Dr. Hyunseok Kim, elde edilen verilerin kahvenin karaciğer üzerindeki etkisini inceleyen en kapsamlı uzun dönem çalışmalardan biri olduğunu belirterek, benzer faydaların kafeinsiz kahve tüketenlerde de görüldüğünü söyledi. Bu durumun, koruyucu etkinin kafeinden çok kahvede bulunan antioksidan bileşiklerle ilişkili olabileceğini gösterdiğini ifade etti.
Araştırmada karaciğer hastalığı, kalıcı karaciğer hasarı ve skarlaşmasıyla karakterize edilen siroz vakaları üzerinden değerlendirildi. Dünya genelinde 58 milyondan fazla kişiyi etkileyen siroz, her yıl yaklaşık 1,5 milyon kişinin ölümüne neden oluyor. Çalışmada ayrıca en yaygın karaciğer kanseri türü olan hepatosellüler karsinom da incelendi.
KAHVE TÜKETENLERDE SİROZ VE KANSER RİSKİ DAHA DÜŞÜK
Sonuçlara göre günde 1-2 fincan kahve tüketenlerde siroz riski yüzde 20, karaciğer kanseri riski yüzde 24 ve karaciğer hastalıklarına bağlı ölüm riski yüzde 31 daha düşük bulundu. Günde 3-4 fincan kahve tüketenlerde siroz ve karaciğer kanseri riski yüzde 35 azalırken, karaciğer kaynaklı ölüm riski yüzde 41 düştü. Günde beş fincan ve üzeri kahve tüketenlerde ise karaciğer kanseri riskinde yüzde 47, karaciğer kaynaklı ölüm riskinde yüzde 42 ve siroz riskinde yüzde 32 oranında azalma görüldü.
Öte yandan beslenme uzmanı Lauren Manaker, bu oranların dikkat çekici olduğunu ancak elde edilen bulguların neden-sonuç ilişkisini kanıtlamadığını vurguladı.
KAHVEYE ŞEKER ATANLAR DİKKAT!
Araştırmacılar, kahvesini şeker veya tatlandırıcı ile tüketen kişilerde de benzer koruyucu etkinin görüldüğünü ancak risklerin bir miktar daha yüksek olduğunu belirledi. Ayrıca tatlandırıcı kullanan katılımcılarda karaciğer iltihabıyla ilişkili bazı biyobelirteçlerin daha yüksek olduğu tespit edildi. Uzmanlar, bu nedenle ilave şeker, yapay tatlandırıcı ve yüksek oranda işlenmiş kahve kremalarının tüketiminde dikkatli olunması gerektiğini ifade etti.
Gelişmiş MR görüntülemeleri ve laboratuvar analizleri de kahve tüketen bireylerde daha az karaciğer yağlanması, daha düşük iltihaplanma düzeyi ve daha sağlıklı karaciğer protein profilleri bulunduğunu ortaya koydu. Araştırmacılar, bu bulguların klinik sonuçlarla uyumlu olmasının çalışmanın güvenilirliğini artırdığını belirtti.
Araştırmacılar, kahvenin içerdiği antioksidanların iltihaplanma ve karaciğerde yara dokusu oluşumuna yol açan biyolojik süreçleri baskılayabileceğini düşünüyor. Ancak uzmanlar, elde edilen sonuçların kahvenin tek başına koruyucu bir tedavi olduğu anlamına gelmediğini, dengeli beslenme ve sağlıklı hayat alışkanlıklarının önemini koruduğunu vurguluyor.
Daha önce yapılan çok sayıda çalışma da düzenli kahve tüketiminin tip 2 diyabet, kalp hastalıkları, inme ve bunama gibi çeşitli kronik hastalıkların riskini azaltabileceğine işaret ediyor.
