ÖZEL │ Almanlar, Beşiktaş'ın yeni transferini değerlendirdi: Poku rakip savunmayı zor durumda bırakır
Beşiktaş, Bayer Leverkusen’in 22 yaşındaki futbolcusu Ernest Poku’yu şarta bağlı satın alma opsiyonuyla kiralık olarak kadrosuna kattı. Alman muhabirler, bir dönem İngiliz ekiplerinin de peşinde olduğu ismin transferiyle ilgili Türkiye Gazetesi’ne konuştu. Meslektaşlarımız, “Poku için iyi bir karar. Beşiktaş, gelecek vaat eden bir ismi transfer etti” değerlendirmesinde bulundu.
Transfer döneminin bitimine 1 hafta kala takviye konusunda vites yükselten Beşiktaş, Alman ekibi Bayer Leverkusen’den Ernest Poku’yu transfer ederek hücum hattını önemli ölçüde güçlendirdi. Geçtiğimiz sezon 45 resmi maçta 5 gol ve 8 asistlik performansıyla göz dolduran Poku, siyah-beyazlı taraftarları şimdiden heyecanlandırmayı başardı. Alman gazeteciler Dennis Melzer ve Niklas Trettin, genç yıldız adayının son dönemdeki performansı ve potansiyeliyle ilgili Türkiye Gazetesi’ne özel açıklamalarda bulundu.
ÖZEL │ Miretti’nin eski hocaları, Türkiye Gazetesi’ne konuştu: Beşiktaş'a büyük katkı sağlayacak
DENNIS MELZER (EUROSPORT): POTANSİYEL VAR AMA GELİŞTİRMELİ
Eurosport muhabiri Dennis Melzer, Poku’nun hem yeteneğine hem de eksik yönlerine dikkat çekerek şöyle konuştu:
Hâlâ genç bir oyuncu olan Poku'nun büyük bir potansiyele sahip olduğuna inanıyorum. İnanılmaz derecede hızlı ve aynı zamanda gerekli teknik becerilere de sahipti. Yetenekli bir oyuncu ve zaman zaman kale önünde tehlike oluşturabileceğini gösterdi. İşte size bir ipucu: Geçen sezon 10. Haftada 6-0 sona eren Heidenheim maçında takımının 4.golüne imza attı. İşte o galibiyetteki golüne bir göz atın; tek kelimeyle rüya gibi bir gol. Ancak benim görüşüme göre Poku'nun hâlâ üzerinde çalışması gereken pek çok alanı var; buna karar verme süreci de dahil. Sıklıkla yanlış tercihler yaptı ve bazı durumlarda aceleci bir izlenim verdi. Üstelik aklı bazen ayaklarından bir adım öndeydi. Bu durum, zaman zaman top kontrolünün yeterince temiz olmadığı anlamına geliyordu. Ayrıca savunma ve top kapma konularında da gelişime açık yönleri bulunuyor.
Beşiktaş’ın bir standardı olmalı
“SÜPER LİG YERİNDE BİR KARAR”
22 yaşındaki futbolcunun Beşiktaş kararını değerlendiren Melzer, “Bana kalırsa, Poku’nun Türkiye’ye transferi yerinde bir karar; özellikle de Beşiktaş’ın iyi bir tercih olduğunu düşünüyorum. Orada üst düzey bir kadroya katılacak. Bana kalırsa Beşiktaş gelecek vaat eden transferlere imza attı; gerçekten çok iyi bir kaleci olan Nübel'in yanı sıra, Arsenal'in şampiyonluk yaşayan kadrosundan Trossard'ı ve kısa bir süre öncesine kadar piyasada olsa Avrupa'daki hemen hemen her büyük kulübün kapışacağı bir forvet olan Dusan Vlahovic'i kadrosuna kattı.” sözlerini sarf etti.
“BEŞİKTAŞ İÇİN GELECEK VAAT EDEBİLİR”
Ernest Poku’nun hücum gücüne değinen Alman gazeteci, “Özellikle hızı sayesinde hücuma katkı sağlayabileceğini düşünüyorum; kanatlardan çizgiye inerek yaptığı koşular ve ceza sahasına gönderdiği paslarla. Kendisi Leverkusen'de birkaç gol attı, dolayısıyla Beşiktaş'ta da birkaç kez gol bulacağını düşünüyorum. Yukarıda belirttiğim zayıf yönleri üzerinde çalıştığı takdirde, Beşiktaş gelecek vaat eden bir kanat oyuncusuna sahip olacaktır.” ifadelerini kullandı.
“PARLAK BİR GELECEK VAR”
Süper Lig’de son dönemde gerçekleşen dikkat çekici transferlere değinen meslektaşımız, şunları ekledi:
Beşiktaş kadrosunun kalitesinin oldukça yüksek olduğunu düşünüyorum. Genel olarak, Süper Lig'in son derece ilginç bir gelişim süreci geçirdiğine inanıyorum. Giderek daha fazla üst düzey oyuncu Türkiye'ye gelmeyi tercih ediyor; Osimhen, Mohamed Salah, Ederson, Aké, Lukaku ve daha önce bahsettiğim Vlahovic ile Trossard gibi isimlere bir bakmanız yeterli. Artık sadece kariyerlerinin zirvesini geride bırakmış oyunculardan bahsetmiyoruz; bazıları futbol kariyerlerinin tam zirvesindeyken Türkiye'ye geliyor. Ülke geleneksel olarak her zaman çok sayıda yetenekli oyuncuya sahip olmuştur. Eğer genç yetenekleri ülkede tutmayı ve takımları üst düzey oyuncularla güçlendirmeyi başarırlarsa, Süper Lig kulüpleri için parlak bir gelecek görüyorum.
NIKLAS TRETTIN (SPORT1): “KAYDA DEĞER BAŞARI SERGİLEDİ”
Sport1 muhabiri Niklas Trettin ise Hollandalı futbolcunun geçen sene Bundesliga’daki performansıyla ilgili olarak, “2025 sezonunun etkileyici ilk yarısının ardından Ernest Poku, sezonun ikinci yarısında oldukça zorlu bir süreç yaşadı. Hollandalı kanat oyuncusu; başlangıçta golleri, asistleri ve hücumdaki dinamizmiyle güçlü bir izlenim bıraktı ancak 2026 yılı boyunca bu seviyeyi korumakta zorlandı. Sezon ilerledikçe ilk 11'deki yerini kaybetti ve sezonun kritik haftalarında genellikle oyuna sonradan dahil olmakla sınırlı kaldı. Sezon sonuna doğru, Bundesliga'daki ilk dönem performanslarına damgasını vuran o dikkat çekici anlar giderek azalırken, Almanya'daki ilk aylarında sergilediği o özgürlük ve özgüvenin bir kısmı da kaybolmuş gibi görünüyordu. Yine de ilk Bundesliga sezonunda beş gol ve beş asistlik bir performans, kayda değer bir başarı olmaya devam ediyor.” dedi.
“RAKİP SAVUNMAYI ZOR DURUMDA BIRAKIR”
Poku’nun bireysel özelliklerinden bahseden Trettin, şöyle devam etti:
Oyun stili esas olarak atletik yeteneklerine ve patlayıcılığına dayanan bir kanat oyuncusudur. En büyük güçlü yönleri; hızlanma yeteneği, uzun mesafelerdeki sürati ve bire bir pozisyonlarda savunmacıların üzerine gitme becerisidir. Sürekli olarak savunma hattının arkasındaki boşlukları değerlendirmeye çalışıyor; savunma arkasına agresif koşular yapıyor ve hızıyla savunmacıları zor durumda bırakıyor. Oyunu, bu patlayıcı hareketlerle şekilleniyor. Aynı zamanda hâlâ önemli ölçüde gelişebileceği alanlar da var. Kale önündeki bitiriciliği ve genel verimliliği henüz gelişim aşamasında; teknik tutarsızlıklar —özellikle de ilk dokunuş ve top kontrolü konusundakiler— ise zaman zaman oyununu sekteye uğratıyor.
“TRANSFERİ GELİŞİM AÇISINDAN ÖNEMLİ”
22 yaşındaki yıldız adayının Leverkusen’den ayrılma sürecine değinen Alman gazeteci, “Kariyerinin bu aşamasında Leverkusen'den ayrılmak doğru bir karar gibi görünüyor. 2026/27 sezonu hazırlıkları sırasında, teknik direktör Carles Martinez yönetiminde Poku'nun artık merkezi bir rol üstlenmesinin beklenmediği giderek daha belirgin hale geldi. Buna ek olarak, Afonso Moreira'nın gelişinin ardından kanattaki pozisyonlar için rekabet kızıştı. Son aylarda yaşananlar göz önüne alındığında, daha fazla oyun süresi ve daha büyük bir güven sunan yeni bir ortam, onun gelişimi açısından önemli olabilir.” diye konuştu.
“HIZI ÖNEMLİ BİR SİLAHA DÖNÜŞEBİLİR”
Ernest Poku’nun geliştirmesi gereken yönlerine de dikkat çeken Niklas Trettin, şöyle devam etti:
Asıl mesele, Poku'nun geçen sezonun ilk yarısında onu bu denli etkili kılan nitelikleri yeniden kazanırken, oyunundaki zayıf yönleri de giderip gideremeyeceğidir. Başarılı olursa, hızı yeniden önemli bir silaha dönüşebilir. Savunma arkasına yaptığı koşularla rakip savunmayı esnetme, takım arkadaşlarına alan açma ve geçiş oyunlarında sürekli bir tehdit oluşturma becerisine sahip. Hız patlamaları ve bire bir yeteneği özellikle değerli varlıklardır. En az bunun kadar önemli bir diğer husus da genellikle topsuz oyunda disiplinli olması ve savunmaya katkı sağlamaya istekli olmasıdır. Bunun iyi bir örneği, geçen sezon Manchester City'ye karşı oynanan Şampiyonlar Ligi maçında görülmüştü; bu karşılaşmada, hücum yönündeki niteliklerinin yanı sıra çalışma temposu ve savunma konusundaki özverisi de öne çıkmıştı.
“SÜPER LİG, POKU’YA HİTAP EDİYOR”
Türk futbolundaki kalitenin yanı sıra oyun sisteminin de Hollandalı oyuncuya göre olduğunu vurgulayan Trettin, “Türk futbolu son yıllarda gözle görülür bir ilerleme kaydetti. Özellikle Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş gibi kulüpler, artık Avrupa'da üst düzeyde rekabet edebilecek kapasitede kadrolara sahip. Aynı zamanda ligde kalite açısından önemli farklılıklar göze çarpıyor. Bununla birlikte, oyun tarzı açısından Süper Lig Poku'ya gayet uygun olabilir. Maçlar Bundesliga'dakine kıyasla genellikle daha açık, daha "kaotik" ve daha az katı bir yapıya sahip. Genellikle hücum edilecek daha fazla alan, daha fazla bire bir pozisyon ve geçiş oyununda daha büyük fırsatlar var. Bu durum, doğrudan Poku'nun güçlü yönlerine hitap edebilir. Oyun tarzı; yüksek tempo, savunma arkasına koşular ve geniş alanlarda gelişen pozisyonlar üzerine kurulu; bu da Türk futbolunu, özgüvenini yeniden kazanması ve gelişiminde bir sonraki adımı atması adına onun için potansiyel açıdan cazip bir ortam haline getiriyor" şeklinde konuştu.

