BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

“SIRRINI BEDENİNDE, DÜNYAYI KAFASINDA TAŞIYAN DAVA ADAMI’’

“Dinperver ve dünya fatihi sensin... Sen dünyanın vadedilmiş İskender'isin...” 8 yıllık saltanat yaşamında zaferden zafere koşan ve Doğu'nun fatihi olarak kabul edilen Yavuz Sultan Selim'i böyle anlatır İdris-i Bitlisi... 
Geçtiğimiz günlerde dualarla açıldı yeni köprümüz… Hepimiz için çok anlamlıydı o gün. Zira köprüler bizim için artık sadece iki kıtayı birbirine bağlamakla kalmıyor, bambaşka anlamlar içeriyorlar.
Köprü millî ruhumuzun uyanışının simgesi oldu. Bu sebeple ki 3. Köprü’nün açılışı da bambaşka duyguları barındırdı içinde. Bana göre tüm bu anlam bütünlüğünün önemli bir parçası da köprünün adıydı...
Yavuz Sultan Selim, ‘Dünyanın vadedilmiş İskender’i’
Kısa bir duraklama döneminden sonra Osmanlı’yı âdeta yeniden kuran padişah...
Gerçek bir savaşçı olan Yavuz, Osmanlı tarihinde bir dönüm noktasıdır.  Prof. Dr. Feridun Emecen’in de dediği gibi “Sırrını bedeninde, dünyayı kafasında taşıyan bir dava adamıydı o... Engelleri dize getiren kadim bir sözün kılıçtan kalbi; hilafet tahtının sultanı. Aklın sınırlarını aşıp, kabına sığmayan bir kahraman...” Böyle biriydi Yavuz… Tarihimizin kuşkusuz en büyük kahramanlarının başında geliyordu.
Ne ilginçtir ki diğer padişahların aksine Batı’ya değil de Doğu’ya yönelmişti o… Doğu’ya hâkim olup İslam dünyasının ve mukaddes toprakların koruyucusu olmak onun yaşam amacıydı. 
İslam dünyasını tek çatı altında birleştiren ve kutsal toprakları himayesi altına alarak fethettiği topraklara  adalet götüren I. Selim, kısacık saltanatına çok şey sığdırmıştı hiç kuşkusuz. Onunla ilgili olarak beni en çok etkileyen ise bunca büyük işlere rağmen alçak gönüllülüğüydü.
Sultan Selim Halep’teyken katıldığı bir cuma namazında kendisini “Mukaddes toprakların hâkimi” diye onurlandırmak isteyen Hoca’ya; “ben o Mukaddes toprakların hâkimi değil ancak hizmetçisi olabilirim” diyerek hem İslam’a verdiği değeri, hem de mütevazılığını ortaya koymuştur.  Mısır seferinden zaferle ve hilafet sancağıyla dönerken bunu anlı şanlı törenlerle kutlamak yerine dönüşünü gizli tutarak sessizce gelmiştir İstanbul’a... Ruhunun derinliğine bakar mısınız…
Kararlılığı, keskinliği ve sertliğiyle Yavuz lakabını alan Sultan Selim, kısacık saltanat  hayatına iz bırakan ve hayranlık uyandıran pek çok şey sığdırdı... Öldüğünde ise yeni bir vizyona sahip muazzam bir imparatorluğu miras olarak bıraktı.
Şimdi kıtaları bir kez daha birleştiren bu köprü, büyük bir gururla Yavuz Sultan Selim’in adını taşıyor…
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
593092 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/aslihan-oren/593092.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT